Danimarka: Gazetecilik kültürünün yozlaşması

Danimarkalı gazeteciler yakın geçmişte belden aşağı vurma alışkanlığını edindi. Örneğin bir dedikodu gazetesi olan Se og Hør, ünlüler hakkında haber yapabilmek için 2014 yılında kredi kartı kurumu ya da hastane çalışanlarına rüşvet verdi. Bunların bazıları 2016 yılı sonunda bu yüzden hapis cezasına çarptırıldı.

'Se og Hoer' dergisi yazı işleri çalışanı (© picture-alliance/dpa)
'Se og Hoer' dergisi yazı işleri çalışanı (© picture-alliance/dpa)
Gazetecilik kültürünün yozlaşmasının nedeni, Danimarka medyasının para ve okur sayısı uğruna giderek daha da sertleşen bir kavgaya girişmiş olması. Parlamentodaki tüm partilerin desteğiyle yapılan medya yasası değişikliği sayesinde internet medya organları da teşvik alma hakkına sahip. Elektronik medya organlarının sayısının çokluğu, bu teşvik havuzundan herkese az pay düşmesine yol açıyor.

Danimarka’daki her bir yazı işleri bölümünü zor durumda bırakan bir başka unsur da, medya krizi. Ülke çapında okunan büyük medya organları, hala tiraj ve ilan gelirleri kaybı yaşamaya devam ederken; bölgesel ve yerel gazetelerin baskı sürümleri hem tirajlarını hem de ilan gelirlerini az da olsa arttırmayı başardılar. Danimarkalıların neredeyse yüzde 80’i televizyon, günlük gazete ve radyo gibi geleneksel haber kaynaklarından yararlanıyor. Buna bir de dijital abonelikler ekleniyor. Giderek daha çok sayıda yayıncı, ücret sınırı getirmeye başladı ve internetteki neredeyse hiçbir gazete ücretsiz okunamıyor.

Belçikalı De Persgroep Medya Holdingi, Haziran 2014’te Mecom Medya Grubu çatısı altındaki Berlingske Media’yı satın aldı. Bir bulvar gazetesi olan B.T., özellikle dijital ortamda olmak üzere daha fazla okuyucuya ulaşma hedefiyle 2016 yılında, ücretsiz dağıtılan Metroxpress gazetesiyle birleşti. Twitter hem gazeteciler hem de siyasetçiler tarafından kullanılmakla beraber çok sık alıntılanan bir haber kaynağı değil. Danimarka’da ciddiye alınacak bir siyasi blog ortamı bulunmamakta. En çok okunan bloglar listesinin başlarında özellikle moda ve yemek sayfaları bulunuyor.

Bandrol harcıyla finanse edilen Devlet Radyo ve Televizyonu, Danmarks Radio üzerinden dinleyici ve izleyicilere hizmet sunuyor. Ülkenin ikinci televizyon kanalı olan TV2 ise, planlananın aksine özelleştirilmedi ancak bunun yerine ücretli bir kanala dönüştürüldü. Fakat Kasım 2016’da kurulan merkez sağ hükümet, özelleştirme işini ciddiye almak niyetinde. Radyo alanındaysa kamu kanalının yanı sıra 15 özel radyo bulunuyor. Tüm Danimarka’da başarılı kabul edilen Radio24syv, Berlingske Media şirketi çatısı altında yer alıyor.

Basın özgürlüğü sıralamasındaki yeri:
Sınır Tanımayan Gazeteciler: 4. sıra (2017)
Freedom House: 6. sıra – Statüsü: Özgür (2016)

Mayıs 2017 itibariyle
Medya arama

euro|topics'te Danimarka medyası

Medya arama