Fransa ağır hastalar için ötanaziyi yasallaştırdı

Fransa Ulusal Meclisi, uzun tartışmaların ardından iyileşemeyecek durumdaki hastalar için ölüm yardımına belirli koşullar altında izin veren bir yasayı kabul etti. Doktorların dahil olacağı disiplinlerarası bir kurulun, ölmek isteyen kişinin talebini incelemesi öngörülüyor. Senato daha önce defalarca reddettiğinden, Başbakan Sébastien Lecornu’nun yasayı Anayasa Konseyi’ne sunması bekleniyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Neue Zürcher Zeitung (CH) /

Henüz yeterince liberal değil

Neue Zürcher Zeitung’a göre düzenleme

“fazla kısıtlayıcı. ... Diğer ülkelerde olduğu gibi serbestleştirmeye karşı çıkanlar, bunun tehlikeli bir emsal teşkil edeceği uyarısında bulunuyor: Onlara göre intihar yöntemlerine erişimin kolaylaşması, yaşlılık nedeniyle güçten düşmüş ya da engelli kişilerin yaşamlarına son vermeleri yönünde giderek artan bir baskıya maruz kalmalarına yol açabilir. Bu gerçekten de Nazilerin ötanazi programlarını hatırlatan distopik bir senaryo olur. Hollanda veya İsviçre gibi ülkelerdeki deneyimler bazı kişilerin ölümü istemelerinde başkalarına yük olmama arzusunun rol oynadığını gösterse de, çoğu durumda ölüm isteğinin temelinde özerkliğin ve yaşam kalitesinin kaybı ya da şiddetli ağrılar yatıyor. Liberal ötanazi düzenlemeleri ise katiyen yaşamın ‘değerli’ ve ‘değersiz’ olarak sınıflandırılmasına yol açmıyor.”

Svenska Dagbladet (SE) /

Psikedelik ilaçlar alternatif olabilir

Svenska Dagbladet, psikedelik madde kullanımının yaşamın son evresindeki korkuları hafifletebileceğine dair araştırma sonuçlarını hatırlatıyor:

“Fransa’nın ötanazi meselesinde attığı adım, İsveç için konuyu siyasi düzeyde ciddiyetle ele almak ve ötanazi arzusuna yol açan acılara dair konuşmak için bir vesile olmalı. Özellikle de bir gün erken ölümü tek çıkış yolu görmeyi daha az cazip kılabilecek psikedelik tedaviler göz önüne alınırsa. ... Belki de sağlık sisteminin en merhametli katkısı burada gizlidir: Yalnızca hafifletme, iyileştirme ve teselli sunmak değil, aynı zamanda sona ermeden evvel yaşamla barışma imkânı da yaratmak.”

L'Opinion (FR) /

Hakikate göz yumuldu

L’Opinion Genel Yayın Yönetmeni Gauthier Vaillant, mevzunun çok fazla allanıp pullandığını söylüyor:

“Tartışmanın her aşamasında gerçekler çarpıtıldı. Örneğin, yasanın destekçileri ‘ötanazi’ ve ‘yardımlı intihar’ terimlerini dışarıda bırakarak asıl gerçeği allayıp pullamak için yorulmak bilmeden çabaladılar: Fransa’da ölüm yardımı yasallaşıyor. ... Peki hep iddia edildiği gibi ‘son derece sıkı’ koşullar altında mı? Aksine, Fransız modeli en serbestlerinden biri olarak öne çıkıyor: yaşam beklentisi meselesi belirsiz, yalnızca tek bir doktorun muayenesiyle güya ortak karar, iki günlük düşünme süresi. ... Peki ama hak sahibi hastaların yarısı için dahi palyatif bakıma erişim sağlanamıyorsa, seçme özgürlüğü nerede kalıyor?”

Libération (FR) /

Zamanın gerici ruhu hiç olmadığı kadar güçlü

Libération kararı bir ilerleme olarak nitelendiriyor:

“Nihayet! … Uzun ve karmaşık bir süreçti, ancak Fransız halkının onayıyla kabul edilen bu toplumsal ilerleme elbette memnuniyet verici. ... Ancak bu sevince gölge düşüren bir husus var: Yıllardır her toplumsal ilerlemede, muhafazakâr partilerin çoğunlukla menfi tutumlarına saplanıp kaldıklarını tespit etmek durumundayız. Zamanın ruhu şu an hiç olmadığı kadar gerici. ... Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimleri önümüzdeki nisan ve mayıs aylarında yapılacak. Bu da yerleşmesi ve etkisini göstermesi için yasaya çok az zaman bırakıyor. Yazık.”

taz, die tageszeitung (DE) /

Paris hâlâ reform yapabiliyor

Taz Fransa muhabiri Rudolf Balmer atılan adımı memnuniyetle karşılıyor:

“Ağır acılar çeken yakınlarının, dayanılmaz hale gelen yaşamlarına tıbbi destekle veda etmelerine imkân tanınmasını yürekten uman pek çok aile artık rahat bir nefes alacak. Böyle durumlarda kendilerini çaresiz hisseden doktorlar ve hasta bakıcılar da. ... Kürtajın yasallaştırılmasında yaptıkları gibi, muhafazakâr ve gerici ötanazi muhalifleri yine teslim olmayacak. ... Fiili uygulamalar yeni birer mücadeleye dönüşecek. ... Yine de Fransa’nın sosyopolitik meselelerde hâlâ reform yapabilmesi olumlu. Geçtiğimiz yıllarda hiç de öngörülemez bir şeydi bu.”

Le Temps (CH) /

Tartışmalı dönüşüm kriz çıkmadan hayata geçirildi

Le Temps Fransa muhabiri Paul Ackermann, Fransa’da demokrasinin sağlamlığına vurgu yapıyor:

“Meselenin kişisel ve duygusal yönü gözetildi. Tüm parti gruplarında oy verme özgürlüğü kısıtlanmadan korundu. Herkes vicdanına göre oy kullanabildi. Bir kültür savaşı sınırlarına dayanan kamusal tartışmaya rağmen, Fransız demokrasisi pek çok yurttaşın beklediği bir değişimi gerçekleştirmeyi başardı. ... Korkulan halk ayaklanması olmadı, tartışma tırmanmadı. Fransızlar hazır ve milletin vekilleri de bunu anladı. Bu da ülkedeki demokrasinin bir krizin tam ortasında dahi işleyebildiğini gösteriyor. Başka konulara da uygulanması gereken bir vakar.”

La Stampa (IT) /

Tartışmaya girme cesareti sergilendi

La Stampa, Fransa’nın hiç değilse gözlerini yummadığı övgüsünde bulunuyor:

“Fransız milletvekilleri üç yıl boyunca çağımızın en temel meselelerinden biri üzerine tartıştılar. ... Sözleri doğal olarak gazeteler, televizyon kanalları ve sosyal medya platformları tarafından gündeme taşındı ve böylece kamusal tartışma alevlendirildi. Yurttaşlar görüşlerini özgürce ifade etmeye teşvik edildi. Belki tam bir fikir birliği sağlanamayacak ve muhtemelen yasa gelecekte daha fazla uyarlanacak. Fakat sonuçta bir ülke tam da böyle gelişir: çözüm aramak için yola koyulup temel meselelerle yüzleşerek.”