Minneapolis’te çarşamba günü, ABD göçmen dairesi ICE’nin operasyonu esnasında bir kadın silahla vurularak öldürüldü. Kadının memuru arabasıyla ezmek istediğini öne süren ABD İç Güvenlik Bakanlığı, ateş açan kişinin eylemini meşru müdafaa olarak savundu. Şehrin Demokrat Belediye Başkanı Jacob Frey ise açıklamayı “zırva” olarak nitelendirdi. Olayın ardından Minneapolis’te ve başka şehirlerde ICE’ye karşı protesto gösterileri düzenlendi.
Büyük güçler ile daha küçük komşu devletler arasındaki ilişkilerin, hukuk normlarından ziyade giderek artan ölçüde bariz çıkar politikaları tarafından yönlendirildiği görülüyor. ABD’nin bir hafta içinde Venezuela’da Nicolás Maduro’yu esir alması, gölge filoya ait iki tankere el koyması ve Grönland üzerindeki baskıyı yeniden artırmasının ardından, Avrupa medyasından uluslararası oyun kurallarının çöktüğüne dair endişeler yükseliyor.
Tempi tren kazası kurbanlarından birinin annesi ve çocuk doktoru Maria Karistianou, bir televizyon kanalına verdiği mülakatta yeni bir parti kuracağını duyurdu. Partinin, çok sayıda yurttaşın siyasal sisteme duyduğu hoşnutsuzluğu kanalize etmesi bekleniyor. Yakınlarda yayınlanan bir ankette yüzde 33 çıkan Karystianou’nun popülaritesi, yüzde 26’da kalan Başbakan Kiriakos Miçotakis ile diğer tüm üst düzey siyasilerin önünde yer aldı.
Danimarkalı oyuncak üreticisi LEGO, yeni Smart Brick ürününü tanıttı. Smart Play adı verilen yeni LEGO dünyası kapsamında sunulacak olan bu yapım parçası, bilgisayar çipi sayesinde çevreyle etkileşime girebiliyor, ses ve ışık üretebiliyor. Peki bu bir dönüm noktası mı yoksa yaratıcı oyunun sonuna doğru atılmış bir adım mı?
Fransa, Büyük Britanya ve Ukrayna, salı günü Paris’te Ukrayna’ya çok uluslu askeri birlik gönderilmesine yönelik bir niyet beyanı imzaladı. “Gönüllüler Koalisyonu” buluşmasında, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff da Ukrayna’nın güvenliği için destekte bulunma sözü verdi. Basında umut ile şüphe arasında değişen tepkiler var.
İran’da halk, aralık ayının son günlerinden bu yana protesto gösterileri düzenlerken, rejim buna sert karşılık veriyor: Aktivistlere göre en az 35 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 1.200 kişi ise gözaltına alındı. Hayatını kaybedenler arasında rejim yanlıları da bulunuyor. Tahran’daki öfkeli tüccarların başlattığı protestolar, kısa sürede ülkenin yarısından fazlasına yayılan siyasi eylemlere dönüştü.
Büyük Britanya Başbakanı Keir Starmer, geçtiğimiz yıl atılan ilk siyasi adımların ardından artık ülkesini AB’ye daha da yakınlaştırmak istiyor: 2026’da, Büyük Britanya’daki düzenlemeleri pek çok alanda AB’dekilerle uyumlu hale getirecek somut yasaların çıkarılması bekleniyor. Ülke basını, Brexit’in yumuşatılması planlarının Büyük Britanya’ya yarayıp yaramayacağını tartışıyor.
Adı en son Çekya Çevre Bakanlığı için geçen aşırı sağcı Motorcular Partisi’nden Filip Turek, kabinede yer almayacak. Turek, bazı açıklamaları yüzünden ırkçılık, homofobi ve cinsiyetçilikle suçlanıyordu. Cumhurbaşkanı Petr Pavel, çarşamba günü Prag’da Başbakan Andrej Babiš ile yediği yeni yıl yemeğinde Turek’in atanmasını reddetti.
ABD Başkanı Trump’ın yeniden Grönland üzerinde hak iddia etmesinin ardından, birçok Avrupalı devlet ve hükümet lideri kendisine itiraz etti. Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, İspanya, Büyük Britanya ve Danimarka’nın ortak açıklamasında, “Danimarka ve Grönland’ı ilgilendiren konularda karar vermek yalnızca Danimarka ve Grönland’ın meselesidir,” denildi. Yorumcular, Avrupa’nın hareket alanını eleştirel bir bakışla irdeliyor.
Slovakya Parlamentosu aralık ayında, Beneš Kararnameleri’ne yönelik eleştirileri suç sayan bir yasayı kabul etti. Kararnameler, savaş sonrası dönemde Çekoslovakya’daki Alman ve Macar azınlıkların vatandaşlıktan çıkarılmasına ve mülksüzleştirilmesine neden olmuştu. Macaristan’da yasaya karşı protestolar muhalefet kanadıyla sınırlı kalırken, Başbakan Viktor Orbán konuya ilişkin sessizliğini sürdürüyor.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD tarafından alıkonmasının ardından, yardımcısı Delcy Rodríguez Caracas’taki parlamentoda geçici devlet başkanı olarak yemin etti. Rodríguez, Maduro ve eşi Cilia Flores’in “kaçırılmasını” da kınadı. Hemen akabinde ise bundan böyle Washington ile işbirliği yapmaya hazır olduğunu açıkladı.
Cumartesi günü gerçekleşen bir kundaklama saldırısı sonrasında, Berlin’in güneybatısında on binlerce hane elektrikten, ısıtmadan ve sıcak yemekten yoksun kaldı. Saldırıyı üstlenen ve kendilerine Volkan Grubu adını veren bir oluşum, hedeflerinin “egemenlerin şalterini indirmek” olduğunu belirtti. Bu çarşamba itibarıyla halka kademeli olarak yeniden hizmet verilmesi bekleniyor. Peki yaşananlar ülkenin geldiği durum açısından ne anlam ifade ediyor?











