25 yıl önce bugün, İslamcı teröristler ABD’ye ait dört yolcu uçağını kaçırarak Amerikan gücünün kilit sembollerine saldırdı. Yaklaşık 3.000 insan hayatını kaybetti. Dünya Ticaret Merkezi ve ABD Savunma Bakanlığı’na yönelik saldırılar, uluslararası güvenliği ve dış politikayı ilelebet değiştirdi. Avrupa basını, 11 Eylül’ün etkileri günümüze değin süren sonuçlarını tartışıyor.

İsveç’te pazar günü yapılacak parlamento seçimleri öncesinde Sosyal Demokratlar, Sol Parti, Yeşiller ve Merkez Parti’den oluşan merkez sol muhalefet, anketlerde Liberal-Muhafazakârlar, Hıristiyan Demokratlar ve Liberallerden oluşan merkez sağ koalisyonun yanı sıra onlarla işbirliği yapan sağcı İsveç Demokratları’nın (SD) önünde görünüyor. Ancak seçime kısa süre kala her iki blok da kendi saflarındaki parti skandallarıyla boğuşuyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika faizini yüzde 2,25’ten yüzde 2,5’e yükseltti. Yetkililer, karara gerekçe olarak Ortadoğu’daki çatışmanın yarattığı yüksek enflasyon baskısını gösterdi. Fiyatları yukarı çeken başlıca unsur ise İran savaşının yol açtığı petrol fiyatı şoku oldu. Yorumcular geleceğe dair karamsar tahminlerde bulunuyor.

Fransa’nın davetiyle Paris’te düzenlenen Uluslararası Uzay Zirvesi siyaset, ordu, ekonomi ve araştırma alanlarından yaklaşık 2.000 aktörü bir araya getirdi. Zirvede, Avrupa’nın uzay alanında önde gelen uluslar olan ABD ve Çin’le arayı nasıl kapatabileceğine dair perspektifler değerlendirildi. Cumhurbaşkanı Macron, zirvenin açılışında Avrupa’nın uzay sektörünü “kırılgan” olarak nitelendirerek daha hızlı olmaları gerektiğini vurguladı.

AfD’nin Saksonya-Anhalt’ta yüzde 44’e yakın oyla kazandığı seçim zaferi, Almanya’daki siyasi dengeleri sarstı. Avrupa’nın diğer ülkelerinde de sağ ve aşırı sağ partiler son yıllarda seçimlerde oylarını büyük ölçüde artırdı veya hükümet sorumluluğunu üstlendi. Dolayısıyla bu Alman eyaletinden çıkan sonuç, sağ siyasete ilişkin Avrupa çapında yürüyen bir tartışmayla kesişmiş oldu.

Macaristan Dışişleri Bakanı Anita Orbán, salı günü on Rus diplomatın “Viyana Sözleşmesi uyarınca diplomatlar için kabul edilemez faaliyetlerde” bulunduğunu duyurdu. Orbán’ın bu ifadeyle casusluğu kastettiği düşünülüyor. Moskova, sınır dışı kararına karşı “sert ve acı verici” misilleme tedbirleri alacağını açıkladı. Ülke basınına göre yaşananlar tartışmalı.

Rassemblement National’in muhtemel cumhurbaşkanı adayı Marine Le Pen, 2027 ilkbaharındaki seçimleri kazanması halinde kamusal alanda yani mağazalarda ve trafikte örtünme yasağı getireceğini ilan etti. Le Pen’e yakın isimlerden Jean-Philippe Tanguy, buna uymayanların “arabada emniyet kemeri takmayanlar gibi” cezalandırılacağını belirterek yasağı detaylandırdı. Fransız medyası öfkeli.

91 ülkeden 15 yaşındaki 760 bin gencin katıldığı 2025 PISA Araştırması’nın sonuçları salı günü yayınlandı. Matematik, okuma ve fen bilimleri performansları küresel ortalamada bir kez daha düştü. Avrupa’da Estonya, İrlanda, Polonya ve İsviçre gibi ülkeler iyi sonuçlar elde ederken, Almanya’da durum hiç olmadığı kadar kötü. Basın, nedenleri ve sonuçları tartışıyor.

Büyük Britanya, Batı Şeria’daki yasadışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasaklamak istiyor. Dışişleri Bakanı Ed Miliband salı günü Londra’da yaptığı açıklamada, bunun İsrail’le ilişkilerin kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırılmasının parçası olduğunu söyledi. Fransa, Kanada ve Danimarka’nın yanı sıra başka ülkeler de ithalat yasakları ve yaptırımlar duyurdu. Peki bu durum İsrail’deki seçim kampanyasını etkiler mi?

ABD elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, savaşın sona erdirilmesi konusunu görüşmek üzere Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Putin’le, ardından da Kiev’de Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’yle bir araya geldi. Witkoff, akabinde yaptığı açıklamada her iki taraftan da tavizler vermesini talep etti. Zelenskiy, Ukrayna için güvenlik ve ekonomi garantilerinin ele alındığını söylerken, Moskova görüşmeleri “son derece dürüst” ve “yapıcı” olarak nitelendirdi.

AfD’nin Saksonya-Anhalt’taki seçim zaferinin ardından, eyalette hükümetin nasıl kurulacağı hâlâ belirsizliğini koruyor. Kesin şekilde aşırı sağcı olarak sınıflandırılan partinin eyalet teşkilatının elde ettiği güçlü sonucu gündemlerine alan Avrupalı yorumcular, bunun Avrupa’nın güvenliği, AB’nin bütünlüğü ve diğer ülkelerdeki demokrasiler açısından ne anlama geldiğini irdeliyor.

Başbakan Giorgia Meloni, yaklaşık dört yıldır İtalya’da iktidarda. Bu bir rekor; çünkü 80 yıldan beri hiçbir İtalyan hükümeti bu kadar uzun süre görevde kalmamıştı. Başlarda, partisi Fratelli d’Italia’nın postfaşist kökenlerinin hükümet çalışmalarını ve İtalya’nın Avrupa’daki rolünü olumsuz etkileyeceğine dair endişeler vardı. Yorumcular bir bilanço çıkarıyor.

Diğer gündem konuları