İHA olayı: AB nasıl tepki vermeli?
AB, Rusya’nın askeri-sanayi kompleksiyle bağlantılı ilave 1.600 kişi ve şirket hakkında yeni bir yaptırım paketi duyurdu. Böylece, salı günü Leipzig Havalimanı’ndaki insansız hava aracı olayından Rusya'yı sorumlu tutan Alman hükümetine destek verilmiş oldu. Yorumcular, bu tepkinin yeterli olup olmadığını ve Avrupa’nın nasıl daha fazla kenetlenebileceğini tartışıyor.
Görmezden gelmek artık bir seçenek değil
Avrupa daha sağlam bir tepki vermeli, diye uyarıyor De Volkskrant:
“Rusya’nın gözdağı maalesef işe yarıyor. Pek çok Avrupalı nezdinde ekonomik kaygılar ve savaş korkusu, Putin’in saldırganlığını durdurma arzusundan ağır basıyor. ... İçeride bölücü siyasi güçler Putin’in taleplerine boyun eğmek için fırsat kollarken, Avrupa dışarıda Rusya’yı caydıracak araçlara ya da iradeye (henüz) sahip değil. ... Görmezden gelmek Avrupa’nın başarısı kanıtlanmış bir stratejisi; ancak buradaki risk, daha sonra ödenmesi gerekecek bedelin giderek artması.”
Felç halini aşmak
Libération, yalnızca birlik göstermenin yeterli olmadığını, AB ülkelerinin Rusya’nın saldırganlığına karşı somut adımlar atması gerektiğini savunuyor:
“Putin’in amacı kuşku tohumları ekmek, Avrupalıları bölmek, aşırı sağı başarıya ulaşabileceği her yerde (örneğin önümüzdeki hafta sonu Saksonya-Anhalt’ta) güçlendirmek, paranoyayı körüklemek - kısacası ateşle oynamak. Patlama gerçekleşene kadar mı? Tehdidin bir parçası işte tam da bu soru. Bu yüzden de verilecek tepki son derece karmaşık hale geliyor. ... Dublin’de çarşamba günü bir dışişleri bakanları buluşması düzenleyen Avrupalıları şu anda felç eden şey de bu. Hepsi Rusya’yı kınamakta hemfikir; bu en azından bir başlangıç. Ancak sorunun üzerine nasıl gidileceği konusunda henüz doğru yolu bulabilmiş değiller.”
Bedel ödemeye hazır olmalı
Frankfurter Allgemeine Zeitung, Almanya’nın tek başına Putin’i yeni saldırılardan caydıramayacağını belirtiyor:
“Bunu ancak AB ve NATO’daki ortak ve müttefiklerle yakın işbirliği içinde hareket ederek başarabilir. Ancak AB’nin şimdi 22. yaptırım paketini müzakere etmesi, güçten çok zayıflığın işareti. AB üyeleri, Rusya’ya yönelik yaptırımlar söz konusu olduğunda çoğu zaman Rusya’dan çok kendileriyle mücadele ediyor. AB ülkeleri hâlâ Putin’den petrol ve doğalgaz satın alıyor, dondurulmuş Rus devlet varlıkları hâlâ Ukrayna’nın kullanımına sunulmuyor, Almanya hâlâ çok sevdiği balık kroketlerinin yapıldığı Rus mezgitinden vazgeçmiş değil. Oysa Putin’i etkileme umuduna ancak birlik içinde hareket eden ve mali bedeller ödemeye de hazır bir Avrupa sahip olabilir.”
Büyük Avrupa’yı kuralım
Siyaset bilimci Carlos Gaspar, Público’da Almanya’nın artık Büyük Avrupa’nın bölgesel hegemonik gücü haline gelmesini istediğini yazıyor:
“Rusya ile Almanya’nın yabancılaşması, ABD ile Batı Avrupa arasında giderek artan mesafe ve Ukrayna ile Ortadoğu’daki savaşların şiddetlenmesi, Almanya’nın bölgesel hegemonik güç olması için gereken koşulları sağladı. … Alman stratejisi, ABD’nin Avrupa devletleri arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesini Avrupa’nın sınırlarının genişletilmesiyle birleştiren bölgesel entegrasyon modeli örneğini izliyor. Özgür ve birleşik bir ‘Büyük Avrupa’ kurma yolunda Avrupa savunma birliğinin inşası, Ukrayna’nın Avrupa kurumlarına katılmasıyla ayrılmaz bir şekilde bağlantılı.”
Varşova ve Berlin birlik olmalı
Gazeta Wyborcza’ya göre şimdi Almanya ve Polonya’nın tarih tartışmalarına girmesinin vakti değil:
“Polonya siyasi sınıfının bir kesiminin durumun vehametini hâlâ kavrayamaması ve sanki 2019’da yaşıyormuşuz gibi Alman karşıtı bir dil kullanması üzücü. Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin [2. Dünya Savaşı'nın başladığı gün olan] 1 Eylül’de Westerplatte’deki anma töreni esnasında Weimar Cumhuriyeti’nin Polonya karşıtı politikası üzerine attığı tiratların, tazminat meselesinin yeniden ısıtılmasının ve Alman karşıtı fobilerin körüklenmesinin, Polonyalı Üçüncü Reich kurbanlarını anmakla hiçbir alakası yok. ... Bugün Avrupa’yı bölen çizgi -olası bir cephe hattı- Polonya ile Almanya arasında değil, Rusya sınırında uzanıyor.”
Almanya sertleşmeye başlıyor
Litvanya’nın eski Rusya Büyükelçisi Eitvydas Bajarūnas, LRT’de asıl haber değeri taşıyan unsur olarak Almanya’nın tepkisine dikkat çekiyor:
“Berlin uzun süreler fazla çekimser kaldı - salt Rusya’nın hibrit operasyonlarının adını koyma konusunda değil, özellikle de karşı önlemleri gündeme alma aşamasında. Şimdi karşımızda değişen bir Almanya var - Litvanya’da bir tugay konuşlandırmakla kalmayıp Bundeswehr’i, hava savunmasını ve Baltık Denizi’nin güvenliğini güçlendiren, muhtemelen Rusya’nın hibrit eylemlerini somut bir siyasi ve ekonomik bedelle ilişkilendirmeye de giderek daha hazır gözüken bir Almanya. ... Yeni olan Rusya’nın hibrit savaş yürütmesi değil. Almanya’nın nihayet buna farklı yollarla tepki vermeye başlaması.”
Ateşkes tek çıkış yolu
Le Figaro’ya göre savaşta hız kesilmesi şart:
“Savaş şimdilik giderek yayılıyor: Moskova, Ukrayna’nın Batılı ortaklarına yönelik ‘hibrit saldırılarını’ artırıyor. … Ukrayna’nın da Rusya hava sahasını sivil havacılığa ‘kapatma’ tehdidi gerilimi tırmandırma potansiyeli taşıyor. Neredeyse tüm seçeneklerin tüketildiği bir çatışmada, bu tür geçici çözümler bir ulusun moralini kırmaya yetmez. Ancak çatışmanın yayılma riski giderek büyüyor. Dolayısıyla, tırmanışı durdurmak için Volodimir Zelenskiy’nin önerdiği türden bir ateşkese acil ihtiyaç var.”
Avrupa bir adım daha atmalı
Frankfurter Rundschau, Rusya’nın saldırılarına tepkinin çoktan verilmiş olması gerektiğini belirtiyor:
“Bu aynı zamanda AB yurttaşlarına, Rusya tehdidini daha ciddiye almaları ve bunu yalnızca Ukrayna’ya karşı uzaklarda yürütülen bir savaş olarak algılamamaları yönünde verilmiş bir mesaj. Yaptırımlar tek başına yeterli değil. Almanya ve ortakları, sabotaj ve dezenformasyon kampanyalarını da içeren Rusya’nın hibrit savaşının sonuçlarını sınırlandırmak için şimdiye kadar olduğundan daha fazlasını yapmak zorunda kalacak. ... AB bir adım daha atmalı. İspanya ve Yunanistan, saldırıya uğrayan ülkenin Rus saldırılarına karşı kendini yeniden daha iyi savunabilmesi için Patriot sisteminin füze savunma mühimmatını Ukrayna’ya vermeli.”
Berlin’den sağduyulu tavır
Tages-Anzeiger verilen tepkiyi övüyor:
“Bu, Putin’e yönelik ılımlı ve hatta Berlin NATO’yu devreye sokmaktan imtina ettiği için ölçülü bir mesaj sayılır. Aynı zamanda sağduyulu da bir tepki; çünkü böylece gerilimi tırmandırmak Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in tasarrufunda kalmayı sürdürecek: Öncelikle, bir müttefikin ‘bütünlüğü veya güvenliği’ tehdit edildiğinde savunma ittifakı içinde istişareler yapılmasını öngören 4. Madde’ye başvurulabilir. Rus kabadayı provokasyonlarına o zaman da son vermezse, NATO bu sefer 5. Madde’yi yani ittifak yükümlülüğünü aktif hale getirebilir - o zaman da Avrupa’da savaşa pek bir şey kalmamış olur. Rasyonel bakıldığında, Putin’in işlerin bu noktaya gelmesinden hiçbir çıkarı olamaz. Ancak bu savaş ağası ne zamandır pek de rasyonel hareket etmiyor. ”
Son tampon da ortadan kalkıyor
De Standaard, ne yazık ki yalnızca diplomatik yollarla karşılık verme dönemi geride kaldı, diyor:
“Almanya ve NATO müttefikleri, alınacak tek karşı önlemin askeri adımlar atmak olduğu mantığından artık muhakkak sıyrılmalı. Belki de ‘hibrit savunma ve caydırıcılık’ konsepti, diplomatik ve ekonomik yaptırımların yanı sıra kendi savunma kapasitelerini hızla geliştirilmeleri bir süre daha zaman kazandırabilir. Ancak ürkekçe izlenen o bir parça diplomasi de bu yapılanlarla ortadan kalkıyor. Pozisyonlar kaçınılmaz olarak sertleşiyor. Artık tepki vermemek için herhangi bir tampon alan kalmıyor.”
Bürokratlar aceleci önlemler almaya zorlanıyor
Gazeteci Sergey Aslanyan, verilen tepkiye ilişkin Facebook’ta alaycı bir yorumda bulunuyor:
“Rusya, Bundeswehr’in geceleri çevrimdışı olduğunu ve yalnızca saat 8 ila 17 arasındaki mesai saatlerinde, gün ışığında ve bir de öğle molası vererek savaştığını bilmesine rağmen sinsi davrandı. Rusya’nın Alman topraklarındaki askeri eylemleri Şansölye’nin çalışma düzenini bozuyor, ekibinin işlerini aksatıyor ve üzerinde iyi düşünülmüş bir tepki verilmesini engelliyor. Bu da hükümeti aceleci önlemler almaya zorlayarak Almanya’nın savunma kabiliyetini önemli ölçüde etkiliyor, Bundeswehr askerlerini garanti edilmiş ayrıcalıklarından mahrum bırakıyor, iş akışını bozuyor ve muharebe eğitimini zorlaştırıyor.”
Leipzig koca bir kampanyanın parçasıydı
Askeri uzman Alexandru Grumaz, Adevărul’da Rusya’nın küçük eylemlerle büyük bir plan peşinde olduğunu yazıyor:
“Moskova, Ukrayna’nın kavgasını sürdürmesine yardım eden sistemi vurmaya çalışıyor. ... NATO için temel sorun burada gizli. Bir üye ülkeye yönelik büyük çaplı bir saldırıyı siyasi ve askeri açıdan konumlandırmak nispeten kolay. Buna karşılık, havalimanı yakınlarında bulunan bir insansız hava aracı, bir fabrikadaki şüpheli yangın, hasar görmüş bir kablo, manipüle edilmiş bir güvenlik kamerası ya da Telegram üzerinden devşirilmiş bir sabotajcı ile başa çıkmak çok daha zor. Münferit hadiselerin her biri, daha büyük bir yanıt için fazla küçük görünebilir. Ancak hepsi birlikte bir kampanyaya ait olabilir. Hibrit savaşın doğası budur.”