Berlin yüzünü sola döndü

Berlin eyalet parlamentosu seçimlerinde Die Linke, liste başı adayı Elif Eralp ile oyların yaklaşık yüzde 26’sını alarak net bir zafer kazandı. Matematiksel olarak Sol Parti liderliğinde SPD ve Yeşiller ile birlikte koalisyon kurulması mümkün. Peki bu Almanya’nın başkenti ve Avrupa için ne anlama gelir?

Tüm alıntıları göster/kapat
T24 (TR) /

Eralp yeni bir dönemin temsilcisi

T24, göçmen kökenlilerin Avrupa siyasetinde giderek daha fazla sorumluluk aldığını gözlemliyor:

“Berlin'de sandıktan çıkan sonuç, yalnızca Almanya'nın başkentindeki siyasi dengeleri değiştirmedi, çok daha büyük bir hikâyenin yeni sayfasını açtı. Türkiye'den Almanya'ya siyasi nedenlerle sığınan bir ailenin kızı Elif Eralp, liderliğini yaptığı Die Linke'yi Berlin seçimlerinde yüzde 25,7 ile birinci parti yaptı. ... Bu tablo, Avrupa'da göçmen karşıtlığının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; aşırı sağ partilerin yükselişi aynı dönemde devam ediyor. Avrupa aynı anda iki karşıt siyasi hareket yaşıyor: göçü tehdit gören siyaset yükselirken, göçmen kökenli siyasetçiler kentleri, eyaletleri ve hükümetleri yönetiyor.”

Der Standard (AT) /

Yeni kent yönetiminin önündeki engel antisemitizm

Der Standard, Die Linke partisinin ciddiye alınması gereken bir sorununa dikkat çekiyor:

“Partinin pek çok üyesi İsrail’e karşı hayli eleştirel bir tutum sergiliyor. Kendilerini Filistinlilerin yanında görüyorlar ve bu meşru; ilkesel olarak sırf bu yüzden suçlanamazlar. Ancak şiddet çağrıları kabul edilemez - örneğin Neukölln’deki Die Linke örgütünde İsrail askerlerinin öldürülmesinden bahsedilir ve Die Linke’den kimse buna müdahale etmezse. ... Eralp şehirde daha düşük kira, daha ucuz toplu taşıma ve daha az çöp istiyor. Berlinlilerin ekseriyeti ona bunun için yetki verdi. Ancak partisindeki antisemitizmi kontrol altına alamazsa -koalisyon ortaklarının yokluğunda- bunların hiçbirini hayata geçiremez.”

Le Monde (FR) /

Avrupa için güçlü bir sinyal

Alman dili uzmanı Guillaume Beringer, Le Monde’da Sol Parti’nin başarısının Avrupa soluna yeni bir ivme kazandırabileceği belirtiyor:

“Sol Parti’nin yeni yönelimi ve Berlin’deki zaferi, tüm Avrupa soluna güçlü bir sinyal gönderiyor. Programatik radikalliği siyasi hakikatle uyum içinde yürütmenin mümkün olduğunu gösteriyor. ... Sol somut meseleleri (barınma, ücretler, sağlık) iç çekişmelerin, müşterekleri de bir kurtarıcı figürünün üzerinde tutarak, pek çoklarının başaramadığı bir noktaya ulaştı: Yeniden faydalı hale geldi. ... Şayet sol kira politikasına dair planlarını hayata geçirmeyi ve istikrarlı bir şekilde yönetimde kalmayı başarırsa, solun yeni baharı pekâlâ gelebilir - üstelik Almanya sınırlarının da çok ötesinde.”

Krytyka Polityczna (PL) /

Partinin şimdi kendini kanıtlaması gerek

Krytyka Polityczna, Sol Parti işin özüne inmek gibi zor bir görevle karşı karşıya, diyor:

“Avrupa solu yıllar boyunca, toplumun kendisinden çok topluma dair teorilere sabır gösterdiği izlenimini verdi. Berlin’deki Sol Parti bu yaklaşımı tersine çevirdi. İnsanlara neden solcu olmaları gerektiğini anlatmak yerine, onları neyin kaygılandırdığını sordu - ve sorunlarına sol bir perspektiften yaklaşmaya çalıştı. ... Sol Parti, Yeşiller ve SPD’den on binlerce seçmeni kopardı, ancak sandığa gitmeyen çok sayıda kişiyi de harekete geçirebildi. ... Şimdi çok daha zor olan şey ise siyasi değişimin, zaten bunun için oy verenlerin cüzdanına, evine ve günlük yaşamına gerçekten yansımasını sağlamak.”

In.gr (GR) /

Neofaşizme karşı panzehir

Web portalı In, seçim sonucunu memnuniyetle karşılıyor:

“Berlin’deki seçimler, başka bir ihtimalin de mümkün olduğunu gösterdi: Toplumsal hoşnutsuzluğun temelinde yatan ekonomik neoliberalizmi otoriter, antidemokratik ve aşırı sağcı pozisyonlarla tamamlayan neofaşizme merkez sağ siyasetin farklı versiyonlarıyla değil, radikal, ilerici ve demokratik bir tutumla karşı koymak. Konut sıkıntısı gibi büyük toplumsal sorunları ön plana çıkaran, ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı duran ve Alman hükümetini İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki politikalarına verdiği destekten ötürü eleştirmekten çekinmeyen bir tutumla.”

Seznam Zprávy (CZ) /

Kaos ve beceriksizlik birkaç yıl daha sürecek

Seznam Zprávy, Almanya’nın başkentinde köklü değişiklikler yaşanacağına inanmıyor:

“Berlinlilerin yaklaşık dörtte biri SED’nin ardılı olan partiye, yani Doğu Almanya’daki zorba rejimin başında olan ve Alman metropolünü duvar ve dikenli tellerle tecrit eden partiye oy verecek cesareti ya da çaresizliği sergiledi. ... Ancak Berlin’deki zafer, Sol Parti’ye Avrupa için tehdit teşkil edecek kadar güç kazandırmadı. Konut stokunun kamulaştırılması gibi egzotik planları da endişeye pek mahal vermiyor. Siyasi, teknik ve mali nedenlerle bunlar hiçbir zaman hayata geçirilemeyecek. Görünüşe göre Berlinlileri, birkaç yıl daha sürecek kaos ve beceriksizlikten başka bir şey beklemiyor.”