Almanya: Basın özgürlüğüne saldırı

Günlük gazete Die Welt’in Türkiye muhabiri Deniz Yücel Şubat 2017’de İstanbul’da gözaltına alınıp ardından bir yıl boyunca bir Türk hapishanesinde büyük oranda tecrit altında kaldığında, birçok Alman kentinde binlerce insanın sokağa dökülmesine neden olan bir dayanışma kampanyası başlatıldı. Ancak işini yapması zorlaşan sadece otokrat yönetime sahip ülkelerdeki yabancı muhabirler değil.

Deniz Yücel'in tutukluluğunun sona erdirilmesi için kampanya.
Deniz Yücel'in tutukluluğunun sona erdirilmesi için kampanya.
Sınır Tanımayan Gazeteciler’e göre geçtiğimiz yıllarda Almanya’daki basın özgürlüğü de kaygılara neden oluyor. Nitekim istihbarat teşkilatlarının internet üzerindeki kapsamlı denetimi nedeniyle gazeteciler için kaynaklarını korumak giderek tartışmalı hale geliyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü ayrıca 2015 yılında ilk kez gazetecilere yönelik şiddette bir artış kaydetti. Adı geçen STK, bir yıl içerisinde gazetecilere yönelik, bilhassa Pegida hareketinin ve bunun yerel kollarının tertiplediği gösterilerde, aşırı sağcı grupların yaptığı açıklamalarda ya da karşı gösterilerde gerçekleşmiş en az 39 şiddet olayı tespit etti. Birçok gazetecinin Ağustos 2017’de Hamburg’taki G20 zirvesine alınmaması da basın özgürlüğüne bir darbe olarak nitelendirildi.

Almanya’da “yalancı basın” kavramı daha 2014 yılında, yılın en çirkin sözcüğü seçilmişti. Ukrayna savaşının patlak verdiği bu günlerde gazetecilere karşı çevrimiçi yorumlar ve okur mektupları biçiminde ortaya çıkan saldırgan bir ruh hali görüldü. 2015 yılındaki sığınmacı krizi ve Eylül 2017 seçimlerinde sağ popülist AfD’nin Federal Almanya Parlamentosu’na girmesiyle medyanın haber yapma üslubuna yönelik eleştiriler arttı ve Almanya siyasetine de damgasını vurdu.

Yapılan araştırmalara göre Almanların büyük kesimi medyayı hala inandırıcı olarak nitelendirirken birçok basın-yayın kuruluşunun yazı işleri, haberler için teyit uygulaması, gönüllü tekzipler ya da okuyucu ve izleyicilerle daha güçlü bir diyalog gibi atılımlarla okuyucuların güvenini kazanma uğraşı veriyor. Medya çalışanları, internet üzerinde giderek büyüyen bir karşı-kamuoyuyla karşı karşıya kalıyor.

İnternetin yaygınlaştırdığı ‘bedava’ anlayışı nedeniyle gazetecilik içeriklerine finansman olanağı sağlamak için yayıncı ve muhabirleri yeni araçlar aramayı sürdürüyor. Ödeme duvarı [Paywall] ve basılı ile çevrimiçi sürümlerin birbirine geçmeli olarak uygulanması gibi olanaklar halen tartışılıyor. Üstelik gazeteciler de yaratıcı olma yoluna gitti: Bunun için kitlesel fonlamayı kullanıyor, kendi aralarında daha sıkı iletişim ağları kuruyor ve medya organları üzeri bir işbirliği halinde ortak araştırmalar yapıyorlar. Örneğin kamu yayıncılık kuruluşları olan NDR ve WDR ile Süddeutsche Zeitung arasında kurulan bir araştırmacı gazetecilik birimi, Volkswagen’in egzoz skandalı ya da Panama Papers hakkında haberler hazırlıyor.

İnternet, Almanya’daki yazı işlerinin belirleyici unsuru haline geldi bile. Yeni anlatım biçimleri deneniyor, kullanıcı ve okurlar birbirinden farklı katılım biçimleri aracılığıyla haberin mutfağına dahil ediliyor ve yeni yayın yolları aranıyor.

Yayıncılık kuruluşlarının, hızla düşen gelirlerini telafi etmek için yoğunlaşmayı daha da arttırmasına bağlı olarak ülkenin kimi bölgelerindeki basılı yayın pazarında hiç rekabet olmayabiliyor. Çok sayıda insan işten çıkarılıyor, farklı yazı işleri birleştiriliyor, farklı medya organlarında aynı haber yeniden değerlendiriliyor. Almanya’da 300’den fazla ülke çapında yayınlanan ve bölgesel günlük gazetenin yanı sıra, çoğu özel olmak üzere 20 haftalık gazete bulunmaktadır.

Radyo hem kamu hem de özel şahıslar tarafından yürütülen bir sektör; aylık harçlarla finanse edilen ve yayın kurulları tarafından denetlenen kamu radyo ve televizyonları, halkın temel bilgi ve eğlence gereksinimini karşılamakla sorumlu. Kamu yayıncılığı yapan radyo ve televizyon kurumlarının bütçesi, yıllık yaklaşık dokuz milyar Avro düzeyinde. Bunların internetteki faaliyetleri, gazete yayıncıları tarafından yıllardır eleştirilmekte. Hangi ve kaç tane metnin, halk tarafından ödenen harçlarla ücretsiz olarak internete konacağı konusundaki ateşli tartışma 2018 yılında da sürdü.

Basın özgürlüğü sıralamasındaki yeri (Sınır Tanımayan Gazeteciler):
15. sıra (2018)

Mayıs 2018 itibariyle
Medya arama

euro|topics'te Almanya medyası

Medya arama