Ukrayna: Sarsılan gerçekler

Arkadiy Babçenko’nun 29 Mayıs 2018’de Kiev’de sürgünde öldüğü duyulduğunda dünyanın her köşesindeki insanlar dehşete kapıldı. Kremlin’e muhalif gazetecinin siyasi bir cinayete kurban gittiği düşünülüyordu. Ancak kısa süre sonra tüm olayın kurgulanmış olduğu anlaşıldı.

Rus gazeteci Arkadi Babçenko'nun öldürüldüğü yönündeki haberler yalan çıktı.
Rus gazeteci Arkadi Babçenko'nun öldürüldüğü yönündeki haberler yalan çıktı.
Çünkü ertesi gün Babçenko, düzenlediği basın toplantısında şaşkın gazetecilerin karşısına çıktı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, Babçenko’nun Rus gizli servisi tarafından öldürülmesini önlemek için Ukrayna istihbarat örgütünün böyle bir cinayet senaryosu sahnelediğini açıkladı. Ancak Poroşenko, buna ilişkin kanıtları bugüne kadar sunmuş değil.

Bu sahte cinayet sadece Ukrayna hükümeti ve istihbarat örgütünün inandırıcılığının sorgulanmasına sebep olmakla kalmadı, okurların Ukrayna medyasına olan inancını da kökten sarstı.

Ukrayna’daki bağımsız habercilik, uzun süredir bir sorunlar yumağıyla karşı karşıya. Eksikleri bir türlü kapanmayan kitle iletişim organları, sahipleri tarafından her zaman bir siyasi nüfuz aracı olarak kullanılagelmişti. Ancak Rusya’nın Mart 2014’de Kırım Yarımadasını ilhak etmesi ve akabinde Doğu Ukrayna’daki Donbass bölgesinde yaşanan savaş, haberlerin içeriğini fazlasıyla belirledi.

Günlük gazete pazarı, bulvar haberciliğine geniş yer ayıran Rusça gazetelerin (Westi, Segodnja, Fakty, KP) hakimiyeti altında. Yüksek kaliteli yayın çıtasını tutturan tek siyasi içerikli günlük gazete olarak geriye çift dilli Den kaldı. Öte yandan haftalık gazeteler segmentinde çeşitlilik oranı daha yüksek. Yine iki dilde yayınlanan Zerkalo Tişniya’nın yanı sıra Rusça çıkan Novoye Wremja da oldukça etki sahibi kabul edilen gazeteler. Ancak tiraj sayılarının genel olarak abartıldığı düşünülüyor.

Ukrayna medya piyasası da yoğun bir dijitalleşmenin etkisi altında. 2000 yılında kurulan Ukrajinska Pravda gibi, sadece çevrimiçi yayın yapan portallar, okurlar üzerinde büyük etkiye sahip. Başta Facebook olmak üzere sosyal medya, tartışmalar için yoğun biçimde kullanılıyor. Siyasetçiler, çevrimiçi yürütülen bu tartışmalara etki edebilmek için belli bazı blog’culara ödemeler yapıyor.

Ancak yoğun internet kullanımına karşın Ukraynalıların bilgilenmek için kullandıkları asıl kaynak televizyon olmayı sürdürüyor. Nitekim 2017 yılında Ukrayna televizyon sahnesinde, sadece haber yayınlayan bir düzine kanal bulunuyor –ki bu konuda Ukrayna’nın dünyanın bir benzeri olmasa gerek. Tıpkı Batı tarafından finanse edilen Hromadske Telebachennia, 112 Ukrajina ya da içişleri bakanlığına ve hükümetteki Halk Cephesi Partisi’ne yakın Espreso.tv gibi birçok haber kanalı, Kasım 2013’te başlayan ve Yevromaydan olarak bilinen protestolarla eşzamanlı olarak yayın hayatına atıldı. Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in Lubat 2014’te devrilmesinde canlı yayınla yapılan haberciliğin önemli bir payı oldu. Öte yandan 2016 yılında, devlet televizyonu formatında kurulan televizyon kanalı ülkede halen önemsiz kabul ediliyor.

Otosansüre sadece bölgesel medya organlarında rastlanmıyor. Medyanın kendi kendine sansür uygulamasının nedeni, hiçbir zaman aydınlatılmayan gazeteci cinayetleri. Örneğin Ukrajinska Prawda’nın kurucusu Georgi Gongadze’nin 2000 yılında öldürülmesi ülke sınırlarının ötesinde de tepkilere neden olmuştu. Yevromaydan 2014’ün ardından 2015’te Rusya yanlısı Segodnja’nın yayın yönetmeni ve eski sorumlu yazı işleri müdürü Oles Busina, 2016’daysa Ukrajinska Prawda’nın genel yayın müdürü, Belarus asıllı girişimci Pavel Şeremet öldürüldü. Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği, 2017’de gazetecilerin maruz kaldığı ve çoğu aydınlatılmamış 90 ayrı darp vakasından söz ediyor.

Basın özgürlüğü sıralamasındaki yeri (Sınır Tanımayan Gazeteciler):
101. sıra (2018)

Haziran 2018 itibariyle
Medya arama

euro|topics'te Ukrayna medyası

Medya arama