(© picture-alliance/dpa)

  AB Komisyonu

  14 yorum

Strazburg'taki Avrupa Parlamentosu çarşamba günü Ursula von der Leyen yönetimindeki yeni AB Komisyonu'nu 461'e 157 oyla onayladı. Avrupalı yorumcular bunu yeni Komisyon liderinin başarısı olarak nitelendirirken, parlamento desteğinin gelecekte bu kadar güçlü olmayacağını da tahmin ediyorlar.

Önce yeni AB Komisyonu için birçok adayın Avrupa Parlamentosu'nda reddedildiğini gördük, şimdiyse yeni bir sıkıntı beliriyor: Büyük Britanya bugüne dek Ursula von der Leyen'in ekibi için bir aday göstermediğinden Brüksel, anlaşmanın gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle Londra'ya dava açıyor. Yorumcular, yeni AB Komisyonu'nun ilk günlerinin böylesine zorlu olması karşısında kaygılı.

Önerdiği ilk aday Avrupa Parlamentosu tarafından reddedilen Macron, AB Komisyonu'nun Fransız üyeliğine yeni bir isim önerdi: Eski Maliye Bakanı, işadamı Thierry Breton. Fransa medyası, Breton'un gelecekte kontrol edeceği şirketler için çalışmış olmasını eleştiriyor. O halde bir çıkar çatışması mı var?

Avrupa Parlamentosu, atanmış Fransız AB Komiseri Sylvie Goulard'ı ikinci bir dinlemenin ardından reddetti. Bu sırada milletvekilleri Goulard'ın dürüstlüğü hakkındaki kaygılarını dile getirdi. Goulard, Fransa'da haksız işe alım skandalının yanı sıra bir özel yatırımcı için danışmanlık yapması nedeniyle uzunca bir süredir eleştiriliyordu. Avrupalı yorumcular oylamanın ardında başka niyetlerin yattığını düşünüyor.

Avrupa Parlamentosu Hukuk Komisyonu, Ursula von der Leyen'in AB Komisyonu için önerdiği adayları inceliyor. Rumen Rovana Plumb ve Macar László Trócsányi sınavı geçemedi. Köşe yazarları iki adayın reddedilmesinin nedenlerini değerlendiriyor.

AB Komisyonu Başkan Yardımcılığı görevi için öngörülen Yunan Margaritis Schinas'ın görevleri arasında 'Avrupai yaşam tarzını' korumak da bulunuyor. Ayrıca Schinas'ın görevi alanı göç konusunu da kapsıyor. Bu yenilik, üzerinden günler geçmesine rağmen hala tartışma konusu.

AB Komisyonu'nun müstakbel başkanı Ursula von der Leyen, salı günü ekibini tanıttı. Komiserliklerin adlandırılması ve yapıları, medyada kısmen eleştiriye konu olurken, köşe yazarları yeni yüzlerin Brüksel'e nasıl bir değişiklik getireceğini sorguluyor.

Kasım başında göreve başlayacak AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen bu hafta içinde yeni AB komiseri adaylarıyla ilk tur tanışma toplantılarında bir araya gelecek. Von der Leyen Avrupa yönetim kademelerinde bundan sonra cinsiyet dengesi olmasında ısrarcı. Üye devletler ağustos sonuna kadar aday gösterebilecek. Ancak bu süreçte ülkeleri farklı zorluklar bekliyor.

Önce AB Komisyonu başkanlığı için sözde liste başı adaylar ve şaşırtıcı derecede yüksek bir seçim katılımı, ardındansa liste başı adayları kabul etmeyen devlet ve hükümet başkanlarının gövde gösterisi ve kavgası yaşandı. Son olaraksa von der Leyen'in seçimi kıl payı kazanması... Yorumcular, tüm bu gelişmeler ışığında bir şeylerin değişmesinin zamanının geldiğini düşünüyor.

Avrupa Parlamentosu, gerekenden dokuz oy fazlasıyla Ursula von der Leyen'i yeni AB Komisyonu başkanı seçti. Hükümet başkanları AB'nin en önemli koltuğu için gösterilen liste başı adayları görmezden geldiği için, birçok parlamenter son dakikada oyunu Alman adaydan yana kullandı. Youmcular von der Leyen'den net taleplerde bulunuyor.

Devlet ve hükümet başkanları, AB'deki üst düzey pozisyonlara kimin geleceğinde uzlaştı. Komisyon başkanlığına Ursula von der Leyen, Konsey başkanlığına Belçika Başbakanı Charles Michel, Avrupa Merkez Bankası başkanlığına ise IMF Başkanı Christine Lagarde önerildi. Uzlaşmaya göre İspanyol üst düzey diplomat Josep Borell de, AB dış ilişkiler yüksek temsilcisi olacak. Avrupa basını sıkı geçen pazarlıkların sonucunu inceliyor.

Pazar gecesinden bu yana süren müzakere maratonunda, AB üst düzey pozisyonlarına yapılacak atamalar için çeşitli görüşmeler yürütülüyor. Sosyal demokrat Timmermanns'ın komisyon başkanlığına atanmasında neredeyse anlaşmaya varılırken, İtalya ve Vişegrad ülkelerinin karşı çıkması bu ismi engelledi. Salı günü (bugün) çözüm bulunacağı da şüpheli. Köşe yazarları bu çekişmenin AB'ye zarar vermesinden endişeli.

Manfred Weber AB Komisyonu başkanlığına seçilmeyi umuyor. Weber yeni Avrupa Parlamentosu'nda muhtemelen en güçlü grup olacak EPP'nin liste başı adayı. Ancak Fransa Devlet Başkanı Macron ve bazı hükümet başkanları liste başı aday fikrine ısınamadı ve kendi adaylarını kendileri göstermek istiyor. Köşe yazarları nasıl biteceği belli olmayan bu makam kumarını betimliyor.

Alman Hıristiyan Sosyal Birlik CSU'nun Avrupa siyasetçisi Manfred Weber 2019 Avrupa seçimlerinde Avrupa Komisyonu Başkanı Juncker'in halefi olmak istediğini açıkladı. EPP (Avrupa Halk Partisi) grup başkanını liste başı adayı yapıp yapmayacağına 8 Kasımda karar verecek. Avrupa medyası Weber'in olası başkanlığının artılarını ve eksilerini tartışıyor.