Avrupa'da aşı kıtlığı: Siyaset çuvalladı mı?

Üçüncü Batılı aşı üreticisi Astrazeneca'nın da AB'ye taahhüt ettiği sevkiyatları azaltmasıyla, en azından yılın ilk çeyreğinde aşıya ulaşımda darboğaz yaşanacağı netleşti. Rus ve Çin aşıları çare olabilir, ancak bu konu da jeopolitik çıkar çatışmaları kapsamında ele alınıyor. Köşe yazarları bunun değişmesinden yana.

Tüm alıntıları göster/kapat
Ria Nowosti (RU) /

Rota değişikliği inandırıcı değil

Rusya devlet haber ajansı Ria Novosti, AB'nin Sputnik V aşısına gösterdiği ani ilgiyi, Avrupa'nın imaj konusundaki yenilgisi olarak görüyor:

“Avrupa'nın lider medya organları, şu sıralar okurlarına yoğun bir şekilde Sputnik V aşısı hakkında olumlu yayınlar sunuyor. Anlaşılan aylar süren saldırgan karalama kampanyasının ardından kamuoyunda yerleşmiş görüşün acilen değiştirilmesi gerekiyor, çünkü görünen o ki, Rus aşısı, AB yurttaşlarının aşılanmasında kilit rol üstlenecek. ... Resmi söyleme göre [tıp dergisi] The Lancet'te yayınlanan yepyeni bir makale, aşının gerçek niteliği hakkında herkesin gözünü açtı. Ama Almanya'nın bir süredir var gücüyle bu aşının üretiminde kullanılacak bir tesis hazırladığı ortaya çıktı.”

De Morgen (BE) /

Jeopolitik çekişmelere konu olmamalı

De Morgen, aşıların bundan sonra uluslararası bir bayrak altında dağıtılmasını savunuyor:

“Putin'in aşı vasıtasıyla kirli çamaşırlarını temizlemek niyetinde olduğu apaçık ortada; nitekim Batı'da üretilmiş aşılara karşı girişilen dezenformasyon kampanyasının nedeni de bu. Pandemi zamanlarında dünyanın bu gibi jeopolitik sorunlara hiç ihtiyacı yok. Gelecek için buradan çıkarılacak ders, pandemi sırasında aşı çalışmalarının mümkün olduğunca milliyetçilikten nasıl uzak tutulabileceği. ... Virüse karşı kullanılacak her türlü silah, jeopolitik çekişmelerden bağımsız olmalı. Aşı geliştirme çalışmalarını, milliyetçiliğe karşı daha bağışık hale getirirsek, bir sonraki pandemide daha güçlü bir bünyeye sahip oluruz.”

Új Szó (SK) /

Her siyasi görüşe uygun ayrı aşı

Geniş çaplı aşılamanın çoktan başladığı Sırbistan'da aşı tercihi siyasi bir söylem anlamı taşıyor, diyor Új Szó:

“Sırbistan'da şu sıralar siyasi pazarlama çalışmalarının doruk noktası yaşanmakta. Hangi aşının tercih edildiği, siyasi yönelime bağlı. Liberal görüşleriyle tanınan Başbakan Ana Brnabić, tercihini ABD aşısından yana kullanırken, Rusya dostu İçişleri Bakanı Aleksandar Vulin, elbette [Rus menşeli] Sputnik V aşısını oldu. Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ise Çin aşısına güveniyor.”

Süddeutsche Zeitung (DE) /

Eski reflekslere yer yok

Süddeutsche Zeitung, Sputnik V aşısının yeni açıklanan etkinlik oranı karşısında Avrupa bu aşı hakkındaki kuşkularından vazgeçmeli, diyor:

“Putin'in elinde yeterli veri olmadan başlattığı aşı kampanyası, onun düşüncesizliğine ve ABD, Avrupa ve Çin'den önce davranıp, 'birinç' diye bağırabilme amacına yorulmuştu. Moskova'nın aşısı güven vermemekle ve şeffaf olmamakla damgalandı. ... Doğu-Batı çatışması sona erdi gerçi, ama önyargılar devam ediyor. Önyargılardan kurtulup bizdeki aşı kıtlığını dikkate alarak gerektiğinde Sputnik V ısmarlama zamanı geldi de geçiyor - tabii veriler doğrulanırsa. ... Rus araştırmacıların son değerlendirmenin henüz yapılmadığını vurgulaması, aşıya güveni artırıyor.”

Aftonbladet (SE) /

Meydanı Moskova'ya ve Pekin'e bırakmayın

Aftonbladet ise aşılar için bir Marshall Planı öneriyor:

“İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'nın rekor biçimdeki yeniden inşası için ABD'nin verdiği 15 milyar dolarlık Marshall Planı olmasaydı, bugün dünyanın başka bir çehresi olurdu. Demokrasi bu kadar olağan bir şey olur muydu, diye sormak lazım. ... Günümüzün koşulları 1947'den farklı. Bir savaşla değil pandemiyle karşı karşıyayız bugün. Ama küresel tehdit, sınır ötesi bir anlaşmaya neden ihtiyaç olduğunu hatırlatıyor bize. Rus ve Çin'in ilerlemesini de neyse o olarak, yani demokrasi için bir tehdit olarak görmek lazım. Joe Biden'lı bir Beyaz Saray'ın küresel aşılama için bir Marshall Planı yapması imkanlar dahilinde. Neden AB'yle birlikte yapılmasın bu plan?”

Ukrajinska Prawda (UA) /

Aman dikkat! Pandora'nın kutusu açılabilir

AB üyesi olmayan Ukrayna Çin aşısına güveniyor. 'Crisis Media Center'dan Lyubov Tsibulska ise Ukrajinska Pravda'da Rus aşısı karşısında uyarıyor:

“Analiz grubumuz, daha yılbaşından önce Rus ve Rusya yanlısı aktörlerin Ukrayna'daki faaliyetlerini artırdığını tespit etmişti. Biz evlerimizde yılbaşı yemeği yerken, iki söylem devreye sokuldu: Avrupa kendi nüfusunu son hızla aşılarken, Ukrayna Avrupa'nın umrunda bile değil. Ukrayna Batı'dan bir aşı da alamayacak. Rusya yardım etmek, Ukraynalılara kendi aşısını vermek istiyor. ... Ciddi bir baskıya maruz kalan Ukraynalı yetkililer Rus aşısını kabul ederse, Pandora'nın açılan kutusundan bir iç, bir de dış siyasi kriz çıkacak.”

Ilta-Sanomat (FI) /

Düşüncesiz bir deney

Finlandiya'nın yetersiz aşı nedeniyle Pfizer aşısı için önerilen iki doz arasındaki süreyi uzatması Ilta-Sanomat'a göre büyük bir risk:

“Avrupa İlaç Ajansı EMA, 28 Ocak'ta, yani sadece bir hafta önce Pfizer aşısıyla ilgili tavsiyesini somutlaştırmış, ikinci doz aşının ilkinden üç hafta sonra yapılması gerektiğini söylemişti. .... Keza ikinci dozun 12. haftadan itibaren yapılmasının aşının ruhsat koşullarına aykırı olduğunu açıklamıştı. Finlandiya buna rağmen EMA'nın tavsiyelerini dikkate almadı ve iki dozu 84 gün arayla yapmaya başladı. Bu adımıyla bilinmedik sulara yelken açıyor Finlandiya. ... Hiç kimse bunun neye mal olacağını söyleyemez.”

Denik (CZ) /

Rus aşısı mı? Kötü bir şakadan ibaret!

Deník, (Novinky.cz tarafından savunulan) Rusya'dan ilave aşı alma düşüncesine kesin bir dille karşı çıkıyor:

“Çekler arasında aşı olma iradesinin yüzde 60'lara çıkması uzun süre aldı. AB tarafından onaylanmamış, Rus ya da Çin aşılarının satın alınmasıyla, güç bela ulaşılmış bu başarı bir anda eriyip gidebilir. ... Çeklerin bu konuda ikna edilebileceği düşüncesi hiç de akla yakın değil. Hele ki siyaset dünyası ve toplumsal hayattaki kimi elitlerin çeşitli bahanelerle Pfizer ya da Moderna'nın kendini kanıtlamış aşılarını kullandığı bir dönemde. Çekya devletinin aynı zamanda AB vatandaşı da olan Çekleri onaylanmamış bir Rus aşısı olmaya zorlayabileceği fikri, kötü bir şaka olabilir ancak.”

Le Monde (FR) /

Sonu meçhul bir güç savaşı

Le Monde, Çin ile Hindistan arasındaki rekabete bakıp, Covid-19 aşılarının yeni bir jeopolitik güç silahına dönüştüğünü söylüyor:

“İki Asyalı dev, aşısı olmayan komşularına aşı tedariki konusunda rekabet ediyor: Çin, DSÖ'nün henüz ruhsat vermediği iki aşı, Hindistan ise özellikle Astrazeneca aşısını üreten büyük ilaç tesisleri sayesinde. Jeopolitika, bilinen kulvarlarda hareket ediyor. Burma bu iki büyük devin bağışlarından yararlanıyor; Bangladeş, Maldivler ve Butan aşıyı Hindistan'dan aldı. Kamboçya'da ise sadece Çin aşısı kullanılıyor. ... Kazananları ve kaybedenleri söylemek için henüz çok erken. Ancak bir yılın sonunda pandemiden çıkardığımız bir ders de, dünün kazananlarının yarının kaybedenleri ya da aksi olabileceği.”

Novinky.cz (CZ) /

Antiserum olmadan aşı yapmak mümkün değil

Novinky.cz, Çekya hükümetinin Sputnik V almayı düşünenler kervanına katılmayı düşünmesini mantıklı buluyor:

“Lisans Rusya'dan alınabilir. Çek yetkili kurumlar tarafından onaylandıktan sonra Sputnik V ülkemizde de üretilebilir. Sonrasındaysa aşı olmak isteyenler, kendilerine uygun aşıyı seçebilir. Antiserum olmadan aşı yapmak mümkün değil. Hal böyleyken jeopolitik meseleler ikinci sırada yer almalı. Eğer ki bir maddeye ihtiyacınız varsa onu neredeyse oradan almanız gerekecektir. Mantıklı olan da budur.”

Index.hr (HR) /

Beceriksiz AB bürokrasisini aşmanın yolu

Hırvatistan kendi başının çaresine bakmalı, diyor Index.hr:

“Brüksel bir sorunu halledemiyorsa -ki aşı işini halledebilecek gibi gözükmüyor-, siyaset havanında su dövmek yerine bir an önce aşının serbest pazarda satışına odaklanmalı. Adil değil mi? Uluslararası ilişkilerde de adil olmayan bir sürü şey yaşanıyor. ... Üstelik şu konuda eğri oturup doğru konuşmalıyız: Uluslararası ilişkilere yön veren şey, tarafların çıkarları. Aşıyı hızla ve büyük miktarlarda ayarlamak, soyut Avrupa çıkarlarının ötesine geçip ulusal çıkarlar için iyi olacaksa buna uygun davranmak gerekir. Nitekim başkaları da öyle yapıyor. Tek fark bunu, kamu çıkarı kisvesi altında yapmaları. Uzun lafın kısası: İster AB ile ister AB'siz, ne yapıp edip getirin şu aşıyı!”

Krónika (RO) /

Darboğaza verilecek doğru cevap

Krónika, Budapeşte yönetiminin AB içindeki tedarik sorunları nedeniyle aşıyı Rusya'dan satın almış olmasını anlaşılır buluyor:

“Macaristan yönetimi mevcut krizde bir çözüm için en azından çaba gösterdi. ... Şimdi kalkıp da 'Putincilik' diye ortalığı velveleye veren çıtkırıldım kesim, artık aynı ithamı Almanya Başbakanı Angela Merkel'e de yöneltebilir. Nihayet Merkel geçtiğimiz hafta, Alman sağlık makamlarının onay alma sürecinde Rus üreticiye yardım edebileceklerini açıklamıştı. Bu da gösteriyor ki, AB'nin asıl lideri kabul edilen Almanya da, AB'nin ortak aşı tedarikinde ciddi sorunlar olduğunu ve yeni tedarikçilere gereksinim duyulduğunu teslim edenler arasında.”

Habertürk (TR) /

Güvenilirlik, etkinlikten daha önemli

Türkiye, seçimini, Çinli üretici Sinovac'ın aşısından yana kullandı. Habertürk için yazan Prof. Dr. Temel Yılmaz, diğer aşıların etkinliği daha yüksek olmasına rağmen, bu yaklaşımı savunuyor:

“Sinovac aşısında bir inaktif virüs teknolojisi kullanılmış. Bu metod dünyanın bilinen en eski aşı yöntemlerinden, ölü virüs verilerek bağışıklık sisteminin virüsü tanıması ve antikor üretmesi hedefleniyor. ... İnaktif virüs kullanıldığı için güvenilirliği yüksek. Alman BioNTech ve Pfizer’in ürettiği aşı ile Amerikan Moderna’nın ürettiği messenger RNA (mRNA) teknolojisi kullanıldı. Bu metod yeni ve daha önce dünyada uygulanmamış bir yöntem. ... Uzun dönem immün sistem üzerine etkileri ne olur bilinmiyor.”

Denik (CZ) /

Tek argüman fiyat

Denik, Macaristan'ın Sputnik V sipariş etme stratejisi anlamakta zorlanıyor:

“AB'den sipariş edilen aşılar büyük olasılıkla Rus aşısından önce Macaristan'a ulaşacaktır. ... Zaten bu aşıdan Rusya'nın elinde de yeterli miktarda yok. Daha geçen yaz onay çıkarılmış olmasına rağmen şu ana dek nüfusun ancak yüzde 0,69'u, Çekya ve Macaristan'da aşı olmuş insan sayısının yarısı kadarı aşılandı. Rusya'nın büyük sevkiyat anlaşmaları imzaladığı Mısır, Brezilya, Hindistan ya da Kazakistan gibi ülkelerde aşılamaya büyük oranda başlanmadı bile. Macaristan'ın tercihini anlamlı kılan tek argüman, Rus menşeli aşının, örneğin Pfizer/Biontech tarafından üretilenden çok daha ucuz olması.”

Népszava (HU) /

Seyahat özgürlüğü için tehlike

Macaristan'da Çin'den gelen aşılar da kullanılacak olursa bunun istenmeyen yan etkiler doğurması işten bile değil, diye ikaz ediyor Népszava:

“Avrupa İlaç Ajansı ruhsatlandırmadığı halde Macaristan, siyasi baskı nedeniyle Çin'in Sinopharm aşısına izin verecek olursa, [AB'nin] aşı belgesi uygulamasını yürürlüğe sokması durumunda Macaristan kırmızı bölge sınıfına alınabilir, başka AB üyesi devletler Macaristan vatandaşlarına ülkeye giriş izni vermeyebilir. Aynı zamanda başka ülkelerin vatandaşlarının Macaristan'a gitmesi de yasaklanabilir, ki turizm sektörü düşünüldüğünde böyle bir yasak Macaristan için çok daha ağır bir darbe anlamına gelebilir.”