Trump'tan İran'a tehdit: ABD'nin ültimatomu neye yol açacak?

İran’a ültimatom veren ABD Başkanı Donald Trump, halihazırda İran Devrim Muhafızları tarafından kontrol edilen Hürmüz Boğazı salı sabahına kadar tamamen açılmazsa, ülkesinin İran’ın enerji santrallerine saldıracağını duyurdu. İran ise böyle bir saldırının gerçekleşmesi halinde boğazı tamamen kapatma tehdidiyle karşılık verdi. Yorumcular, aktörlerin gerekçelerine ve olası çözüm yollarına ışık tutuyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Igor Semywolos (UA) /

Tahran'ın sağlam bir kozu var

Ortadoğu uzmanı Ihor Semywolos, Facebook’ta İran’ın zekice uyguladığı bir stratejiye dikkat çekiyor:

“İran, komple kapatmak veya açmak yerine Hürmüz Boğazı’nı kontrollü bir şekilde kısıtlama stratejisini seçebilir. Bunun emareleri şimdiden görülüyor: İran tankerleri Çin seferlerine alternatif rotalar üzerinden devam ediyor ve seçilen bazı gemilerin geçişine izin veriliyor. Bu sayede Tahran’ın eline sağlam bir koz geçiyor - resmen teslimiyet ve tam gaz tırmanış olmadan, her an müzakere edilebilecek kontrollü bir basınç valfi. İşte tam da bu nedenle, Boğaz’ın ‘tamamen açılması’ yönündeki her ültimatom, İran’ın kısmi tavizler mantığına karşı daha baştan kaybediyor.”

Adevărul (RO) /

Seçmenler pahalı benzini unutmaz

Teknoloji İnovasyon Merkezi Inventikus’un kurucusu Cătălin Buciumeanu, Adevărul’da şu değerlendirmede bulunuyor:

“Trump gerilimi tırmandırırsa, siyasi açıdan ABD’yi uzun, maliyetli ve zehirli bir savaşa sürüklemiş olma riskiyle karşı karşıya kalır. Eğer aniden durursa, stratejik bir sonuç elde etmeden ekonomik bedeli çoktan ödemiş gibi görünme riskini alır. Ve tartışmayı yalnızca kimlik, kültür ve parti sadakatine kaydırmayı denerse, temel bir gerçeği yeniden keşfetmek zorunda kalır: Seçmen pek çok şeyi unutur, ama bir litre benzinin fiyatını nadiren affeder.”

La Stampa (IT) /

Washington'ın mantığı farklı

La Stampa, İsrail ve ABD’nin farklı çıkarlarına ışık tutuyor:

“Washington, Maliye Bakanı Scott Bessent aracılığıyla bir gecede halihazırda denizde bloke edilmiş vaziyette duran İran petrolünün satışına (geçici olarak) izin verileceğini duyurdu. ... Önceki gün devasa Güney Pars doğalgaz sahasına saldıran İsrail ile arasında daha büyük bir tezat oluşamazdı. ... Kudüs, İslam Cumhuriyeti’ne ait mümkün olduğunca çok şeyi yok etmeye çalışıyor: askeri kapasitesini, yönetimini, enerji ve üretim altyapısını. Washington ise nihai hedefleri ne kadar belirsiz olursa olsun, siyasi ve/veya ekonomik riskler barındırmayan bir askeri zafer mantığı güdüyor.”

taz, die tageszeitung (DE) /

Hesaplaşma başlamak üzere

Avrupa uzun vadede bunun dışında kalamayacak, diyor taz:

“Nisan, Rusya’nın zemin kaybetmesine rağmen muhtemelen İran savaşının kasasına akıttığı petrol paralarından cesaretle yeni taarruzlara hazırlandığı Ukrayna’daki çatışmalarda beklenen bahar tırmanışıyla eşzamanlı olarak, İran hesaplaşmasının başlayacağı ay olabilir. Avrupa’nın geçtiğimiz hafta İran savaşı için söylediği ‘bu bizim savaşımız değil’ sözü, artık yeterli bir yanıt değil. Şu anda Avrupa’da ‘biz’ diye bir şey yok. Trump’ın İran savaşı ve öncesindeki Grönland hırsları NATO’yu böldü, AB ise Trump ve Putin dostu Macar Viktor Orbán tarafından felce uğratılıyor. Her hükümet, yaklaşmakta olan bu Üçüncü Dünya Savaşı’nda nerede durduğunu ve ne yapmayı planladığını kendi düşünmek zorunda. Berlin de öyle.”

El Periódico de Catalunya (ES) /

Ateşkes için zorlamalı

Rafael Vilasanjuan, El Periódico de Catalunya’da bir anlaşma öneriyor:

“Netanyahu’nun savaşına hapsolmuş durumdaki Trump’a kimse güvenmiyor. Yurt içinde eleştiriler kendi saflarından geliyor ve Cumhuriyetçi Parti’yi, özellikle de partinin daha radikal kanadını bölüyor. Uluslararası alanda ise bu savaş onu izole etti. Müttefiklerin destek vermeyi reddetmesinin bir nedeni de kimsenin ona güven duymaması. Savaş her ülke için çok ciddi bir meseledir ve Başkan Trump, takip edilmesi gereken bir liderden ziyade elinde silah tutan öngörülemez bir çocuğa benziyor. Verdiği ültimatom uçurumun eşiğine götürüyor, ancak hâlâ bir alternatif var. ... Boğazın açılması karşılığında varılacak bir ateşkes, Trump’ın cehenneme giden yoluna sürüklenmekten daha büyük bir başarı şansı doğuracaktır.”