12 Nisan seçimleri: Macaristan'ı ne bekliyor?
Macaristan’da genel seçimlere iki hafta kala üslup giderek sertleşiyor. Uzun süredir başbakanlık koltuğunda otursa da anketlerde geride gözüken Viktor Orbán, muhalefetteki Tisza partisini AB’nin ve Ukrayna’nın çıkarlarına hizmet etmekle suçladı. Rakipleri de hükümeti ülkenin sorunlarını görmezden gelmekle eleştirdi. Brüksel ise Macaristan Dışişleri Bakanı’nın Moskova’ya iç meselelere dair bilgiler sızdırdığı iddialarını incelemekle meşgul.
Başbakan'ın aklına artık bir şey gelmiyor
Népszava, Orbán’ın nutkunun tutulduğunu söylüyor:
“Başbakan belli ki hem somut anket sonuçları hem de öngörülen büyük trendler karşısında şüpheye düşmüş durumda: Ülkenin en güvenilir kamuoyu araştırma enstitüsünün [Medián] iki partili bir parlamento öngörüsüne dair tek kelime dahi etmedi. ... Bu tablo ideolojik olarak tüm Macar toplumunu yansıtmasa da Medián’ın verileri bunu söylemiyor. Aksine, yeni bir siyasi hareketin sıfırdan başlayarak yalnızca iki yıl içinde, sırf Orbán’ın gitmesi gerektiği mesajıyla seçmen çoğunluğunu arkasında topladığını gösteriyor - ki zaten adı Viktor Orbán olan birinin akıllıca bir şeyler demesi gerçekten zor.”
Ekonomi çöküşün eşiğinde
Cyprus Mail, uzun yıllardır iktidar koltuğunda oturan partinin artık ülkenin sorunlarını çözemediği görüşünde:
“Diğer Avrupa ülkeleri de kimi zaman popülist siyasetçilerin cazibesine kapılıyor: Slovakya ve Çekya’da bunlardan halihazırda var ve hatta Birleşik Krallık dahi bir sonraki seçimler ertesinde böyle bir isimle (Nigel Farage) yönetilebilir. Macaristan ise art arda dört kez Orbán’ı seçti. İlginç olan şu ki, Orbán bu kez kaybedebilir. Fidesz aylardır muhalefetteki Tisza partisinin açık ara gerisinde gözüküyor - sıklıkla da yaklaşık yüzde on farkla. ... Sorunların başlıca nedeni duraksayan ekonomi; ancak Orbán bunu düzeltemiyor ve şimdilerde de paniğe kapılmış durumda.”
Moskova kontrolü ele mi aldı?
Orbán’ın seçim kampanyasında Ukrayna ve AB’ye bu kadar çok çatması LB.ua’da şüphe uyandırmış gözüküyor:
“Orbán, ‘Ukrayna’nın müdahalesi’ efsanesini şişirerek hakikati -yani egemenliğin kontrolünün fiilen Kremlin’e geçtiğini- gizlemeye çalışıyor. Çünkü Macar hükümetinin kendi ülkesinin sorunlarıyla ilgilenmek yerine Ukrayna’ya yardımı engellemekle ve Rusya’nın çıkarları için AB’de lobi faaliyetleri yürütmekle daha fazla meşgul oluşunu başka nasıl adlandırabiliriz? Peki ya Dışişleri Bakanı’nın düzenli olarak Moskova’ya rapor vermesini?”
Her halükârda ülke değişecek
Fidesz seçimi kazanırsa Orbán kendini Brüksel’den gelecek baskıya hazırlasın, diyor Polityka:
“Mesele şu: Bundan sonra ne olacak? Kazansa bile, Avrupa Birliği ile bir arada yaşamayı nasıl sürdürmeyi düşünüyor? Kelimenin tam anlamıyla her şeyi bloke etti ya da bloke etme tehditleri savurdu. Kendisine güvenen kimse kalmadı; kıtanın geri kalanı onu Rusya’nın, MAGA’cıların ve Trump’ın maşası olarak görüyor. 12 Nisan’da sandıktan ne sonuç çıkarsa çıksın, Macaristan’da bir şeyler değişiyor. Yalnızca bu değişimin iyi bir yönde olup olmayacağı bilinmiyor.”