Seferberlik söylentileri: Kremlin köşeye mi sıkıştı?
Rusya’nın Ukrayna’daki işgali karada sekteye uğrarken, Rus ekonomisi de savaştan giderek daha fazla zarar görüyor. Kiev ise yılbaşından bu yana 745 kilometrekarelik Ukrayna toprağının geri alındığını bildirdi. Bu gelişmeler ışığında Moskova’da yeni bir seferberliğe ihtiyaç duyulduğu söylentileri artarken, eylül ortasındaki Duma seçimlerinden önce buna pek ihtimal verilmiyor. Peki böyle bir karar ne anlama gelir?
Fazlasıyla riskli
Handelsblatt, seferberliğin Ukrayna’nın işgalinin ardından Putin’in ikinci büyük hatası olacağını yazıyor:
“Rusya’daki zaten kötü olan ruh hali açık bir infiale dönüşebilir. Putin’in beğeni oranları muhtemelen düşer - tıpkı Eylül 2022’deki ilk seferberlikten sonra olduğu gibi. O vakitler on binlerce Rus yurtdışına kaçmış ve aleni protestolar yaşanmıştı. Durgunlaşan ekonomiden daha fazla işgücü çekilir. Üstelik planın işe yarayıp yaramayacağı da meçhul. Ukrayna, insansız hava araçları sayesinde Rusların sayısal üstünlüğünün etkisini kırdı. Putin şimdi Ukrayna’nın insansız hava aracı duvarının üzerine iki kat fazla asker sürerse, iki kat fazla asker ölür.”
Devlet aygıtı ve halk için ağır bir sınav
Gazeteci ve asker Pavlo Kasarin, Slawa.tv’de şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Seferberliğin kendisi Rusya’da siyasi protestolara ya da siyasi eylemlere yol açmayacaktır. Ancak rejim üzerinde yeni bir yük oluşturabilir - zira sistemin yeni askerler bulması, onları silah altına alması, üniforma giydirmesi, görev yerlerine sevk etmesi, silahlandırması, eğitmesi ve onlar için komutanlar bulması gerekecek. Seferberlik, savaşın beşinci yılında kamuoyu yoklamalarına göre artık yorulmuş ve Ukrayna insansız hava araçlarının savaşı yeniden Rus topraklarına taşımasına tanık olmak zorunda kalan halk üzerindeki baskıyı da artıracaktır.”
Zamanlaması iyi değil
Siyaset bilimci Abbas Galliamov, Facebook’ta Kremlin’e seferberlik konusunda bir rehber sunuyor:
“Toplumda hoş karşılanmayan diğer tüm önlemlerde olduğu gibi, bir seferberlik de -ister gizli ister açık- zayıflık değil, güç konumundan gerçekleştirilmeli. Kremlin seferberliği seçimlere -ki buna seçim denilemez- değil, cephede elde edilecek bir ilerlemeye bağlamalı. İnsanlar tam da hızlı bir zafer ihtimali gördüklerinde askere çağrılmalı. O zaman her şey çok daha kolay ilerler. … Ancak ortada herhangi bir başarı yokken halka gereksiz yere yüklenmemek daha doğru olacaktır.”
Zaferin kesinliğine olan inanç uçup gitti
Geçtiğimiz yıl 15 Ağustos’ta Putin, Alaska’da Trump’la bir araya gelmişti. Eski diplomat Lana Serkal, Ukrajinska Prawda’da o zamandan bu yana Rusya’daki siyasi iklimin nasıl değiştiğini anlatıyor:
“Aradan bir yıl geçtikten sonra, ‘Anchorage ruhu’ imparatorlukvari zafer söylemi hissini yitirdi. Bunun yerine o çok bilindik hınç havası geri geldi... Rus gazeteleri, ‘Batı’nın Rusya’nın parçalanmasını hayal ettiği’ yönündeki manşetlerle dolup taşıyor. ... Ukrayna’ya yönelik ‘sert bir tırmanış’ suçlamalarıyla birlikte bu durum, Rusya’daki kamuoyunun hem muhtemel bir seferberliğe hem de savaşın artık Rusların kapısına dayanmasından sorumlu tutulacak kişilerin aranmasına hazırlanması şeklinde okunabilir.”
Kuzey Koreliler Putin’e zaman kazandırıyor
Rzeczpospolita, Kremlin’in henüz bir seferberlikten kaçınmaya çalıştığını gözlemliyor:
“Putin şu sıralar, diğer sebeplerin yanı sıra yeni bir seferberlikten kaçınmak için de yine acilen Kim’in desteğine ihtiyaç duyuyor. Ukraynalıların bildirdiğine göre Pyongyang, Rusya’ya bu kez 30 bin ila 50 bin ilave asker ve beraberinde de dokuz fırlatma rampası ile 100 ila 120 mühimmata sahip bir balistik füze birliği sevk etmiş. Kiev, 30 Temmuz’da Ukrayna şehirlerine düşen ilk iki Kuzey Kore füzesini bildirmişti. Bu doğrulanırsa Kremlin, kendi füzelerinin kullanımında kısa bir soluklanma fırsatı yakalar; bu da rezerv oluşturmasına ve gerçekten geniş çaplı füze saldırılarına hazırlanmasına olanak tanır.”
Sistemin altını oymalı
Corriere della Sera, mevcut koşullarda Rus elitleriyle yeniden temas kurulmasından yana:
“Moskova’da duyulur hale gelen çatlaklar kritik önemde. ... En büyük Rus bankasının başkanı German Gref, tüm Rusların barış istemesi gerektiğini ve ülke ekonomisinin bu şekilde devam edemeyeceğini açıkça ifade edecek kadar ileri gitti. Avrupalıların, Putin’e yakın olan, itibarı zedelenmiş ama saf değiştirme potansiyeli bulunan elitlerle gizli temaslar aramasının vakti geldi. ... Putin’in tüm adamlarına yaptırım uygulamakla yetinmek adalet duygumuzu tatmin etse de, bu durum oligarkları kendi ülkelerinde köşeye sıkıştırıyor ve Kremlin’in etrafında siper almaya zorluyor. ... Bunun yerine, Putin’in iktidar tabanının altını oymalı ve sistemine duyulan sadakati zayıflatmalıyız.”