Portekiz'de skandal: Parlamentoyu küçük düşüren kim?

Karanfil Devrimi’nin yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende Portekiz parlamentosunda ortalık karıştı: Parlamento Başkanı José Aguiar-Branco, konuşmasında günümüzde siyasetçilerin tüm yaşamlarını gözler önüne sermek zorunda kalmalarını eleştirdi. Sosyalist milletvekili Pedro Delgado Alves ise bunu parlamentonun etik kurallarıyla alay edilmesi olarak değerlendirip arkasını dönerek tepki gösterdi.

Tüm alıntıları göster/kapat
Público (PT) /

Yüksek kürsüde büyük kötülükler hafife alındı

Público, bu kötü konuşmanın Alves’in tepkisini hak ettiği kanaatinde:

“Kabul edelim ki Delgado Alves’in davranışı belki biraz yakışıksız ve hatta kaba kaçmış olabilir. Ancak ‘arkasını dönmesi’ dikkati ciddi bir soruna çekti: José Pedro Aguiar-Branco’nun konuşması. … Siyasetçilerin kötü maaş aldığını ve popülist söylemlerin hedefi olduğunu söylemek bir şey - ki bu doğru. Fakat bu ülkenin en büyük dertlerinden biri olan çıkar çatışmalarını ve kamudan özel sektöre geçişleri önemsizmiş gibi göstermek tamamen başka bir şey. Aguiar-Branco konuşmasında her şeyi birbirine kattı. Delgado Alves’in sırtı, parlamentonun onuru adına Parlamento Başkanı’nın açıkça söylediği sözlerden çok daha fazlasını yaptı.”

Correio da Manhã (PT) /

Şeffaflık alay konusu yapılmasın

Correio da Manhã, Aguiar-Branco’nun etik yükümlülükler ile özel hayatın gizliliği hakkını birbirine kattığı eleştirisinde bulunuyor:

“Aguiar-Branco, hiçbir yasada yer almayan sözde bildirim yükümlülüklerine dair grotesk örnekler sunarken bunu bilinçli yaptı. Dahası: Şeffaflık talebi bir tür çılgınlık, bunu savunan herkes de ahmak gibi gösterilmeye çalışıldı. Ancak şeffaflığın demokratik bir hukuk devletinin payandası olduğu unutuldu. Ve Avrupa fonları alınırken demokrasilerin kalitesini ölçmede -özellikle de Macaristan’da Orbán’ın yaptığı gibi vazgeçilmez ön koşullar yerine getirilmediğinde- belirleyici bir enstrüman işlevi gördüğü de.”

Diário de Notícias (PT) /

Kimse mutlak ahlaki otoriteye sahip değil

Diário de Notícias, Alves’i fazla abartılı tepki vermekle suçluyor:

“Parlamento Başkanı’nın sözleri kendisini incitti madem, öyleyse alkışlamasın, oturduğu yerde kalsın ve eleştiri hakkını daha sonra kullansın. ... Özgür bir toplum, kuralların işlediği bir toplumdur - dile getirilmeseler de açık olan kuralların. Bu müşterek zemini kaybedersek diyalog ölür. Bir taraf diğeri üzerinde mutlak ahlaki otorite iddia ederse, uzlaşma imkânsız hale gelir - demokrasi de işte böyle yok edilir. Tıpkı Delgado Alves’in durumunda olduğu gibi.”