İsviçreliler nüfusun sınırlandırılmasına karşı çıktı

İsviçre’de pazar günü halkın çoğunluğu, nüfusun on milyon kişiyle sınırlandırılmasını reddetti. Referandumda yaklaşık yüzde 55 hayır oyu çıktı. Sağ popülist SVP’nin “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır” girişimi, nüfus belirli bir rakama ulaştıktan sonra sığınmacı kabulünün kısıtlanmasını ve belirli koşullar altında AB ile uygulanan serbest dolaşımın da sona erdirilmesini öngörüyordu.

Tüm alıntıları göster/kapat
Corriere del Ticino (CH) /

Risklerin farkına varıldı

Corriere del Ticino rahatlamış görünüyor:

“Seçmenlerin ve kantonların çoğunluğu, SVP’nin önerisini nüfus artışı sorunlarına yönelik aşırı, tek taraflı ve her şeyden önce de zararlı bir çözüm olarak değerlendirdi. Özellikle ekonomi, dış politika (jeopolitik belirsizliklerin arttığı bir dönemde AB ile ilişkilerin kopma riski) ve hatta emeklilik sistemi üzerindeki etkiler konusunda endişe hâkimdi; çünkü yabancı işgücü kullanımı önemli ölçüde sınırlandırılacaktı. Ayrıca, girişimin temel hedefi olan ve çeyrek asırdır [AB ile] mevcut ikili anlaşmaların temelini oluşturan kişilerin serbest dolaşımına yönelik yeni bir saldırı da reddedildi.”

Der Tagesspiegel (DE) /

Refahı çalışkan yabancılar güvenceye alıyor

Der Tagesspiegel kazananın pragmatizm olduğunu söylüyor:

“[İnsanlar] İsviçre’nin sınır ötesinden gelecek işgücüne ihtiyacı olduğunu biliyorlar. Yabancı uyruklu çalışanların oranı yüzde 35 seviyesinde. Yabancılar özellikle İsviçrelilerin bizzat çalışmak istemediği alanlarda kolları sıvıyor: inşaat, sanayi, otelcilik ve gastronomi sektörleri. Ancak yüksek nitelikli göçmenler, doktorlar, yöneticiler ve bilim insanları da canla başla çalışarak ekonomik gücü artırıyor. Çoğu Almanya’dan gelen bu çalışkan yabancılar olmasaydı, İsviçrelilerin yüksek refah seviyelerini korumaları kolay olmazdı.”

Die Zeit (DE) /

Çok fazla destek de gördü

Die Zeit ise dehşetle şöyle yazıyor:

“Bu pazar günü ülkede yaşananların ne anlama geldiğini bir kez daha idrak etmeli. ... Bu yüzde 47,6 ... yalnızca İsviçre’nin Avrupa Birliği ile kişilerin serbest dolaşımını sona erdirmesinden değil, aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni veya Cenevre Mülteci Sözleşmesi’ni çöpe atmasından yana da oy kullandı. Yani İsviçre’nin -en azından kısmen- Avrupa ve uluslararası hukuk düzeniyle vedalaşmasına destek verdi. ... Yüzde 47,6, SVP’nin ulusal seçimlerde normalde ulaştığından neredeyse 20 puan daha fazla. Girişim, muhafazakâr ve ekonomi dostu çevrelerin derinlerine kadar büyük bir sempatiyle karşılandı.”

La Tribune de Genève (CH) /

İktidara yönelik ciddi bir uyarı

La Tribune de Genève, sonuç İsviçre’nin AB politikasına yönelik artan hoşnutsuzluğunun bir yansıması, diyor:

“Bu, siyasi karar vericilere işlerin bu şekilde devam edemeyeceğine dair çok net bir uyarı. Ülkedeki büyük bir azınlığın memnuniyetsizliğini azaltacak bir yol bulunması gerekiyor. Normal koşullar altında SVP girişiminin oyların yüzde 40’ına zar zor ulaşabilmesi gerekirdi. Bu yüzde 40 eşiğinin rahatlıkla aşılması, Federal Konsey’in AB ile müzakere ettiği kapsamlı anlaşma paketi konusunda endişelenmesi gerektiğini gösteriyor. ... AB ile olan bu yeni anlaşmaların beraberinde getirdiği hukuki ve demokratik dönüşümler karşısında, uyarı sinyalleri giderek artıyor.”

Gazeta Wyborcza (PL) /

Göç gündemden düşmüyor

Gazeta Wyborcza şöyle yazıyor:

“SVP dışındaki tüm siyasi partiler ve hükümetin yanı sıra iş dünyası da göçün sınırlandırılmasına karşı oy verme çağrısında bulunmuştu. ... AB pazarlarına erişimde yaşanacak sorunlardan çekiniyor ve yurt dışından gelecek işgücü için endişeleniyorlardı. ... Pazar günkü referandum, İsviçrelilerin göçü kontrol altına almaya yönelik ilk hamlesi değildi. 2014 yılında ‘Kitlesel Göçe Hayır’ girişimi kıl payı çoğunlukla kabul edilmiş, ancak hükümet ve parlamento bunu pek de somut olmayan bir yasaya dönüştürdüğü için bu durum sonuçta pek bir şeyi değiştirmemişti. 2020 yılında ise yabancı akınını daha fazla kararlılıkla sınırlandırmayı öngören bir başka tasarı reddedilmişti.”