AB'nin Google'a kestiği rekor cezanın ardında ne var?

AB, Google’a haksız ticari uygulamaları nedeniyle 890 milyon avro para cezası verdi. ABD’li şirketin, pazara hâkim platform olan kendi arama motoru ve uygulama mağazası Google Play ile rekabet kurallarını ihlal ettiği ve rakiplerini dezavantajlı duruma düşürdüğü gerekçesiyle cezalandırıldığı belirtildi. Yorumcular, piyasa gücü ve bu gücün kötüye kullanılması üzerine değerlendirmelerde bulunuyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Süddeutsche Zeitung (DE) /

Kesinlikle haklı

Süddeutsche Zeitung, Avrupa’nın egemenliğinin bir göstergesi olarak cezayı övüyor:

“Google AB’deki pazar gücünü kötüye kullandı ve bu yüzden de 890 milyon avro ödeyecek. Brüksel’deki Komisyon, bu kararla Avrupa’yı hâlâ en güçlü şekilde bir arada tutan şeyi korumuş oldu: iç pazarı. Bu pazar dünyanın en büyük serbest ticaret bölgesi ve ancak tüm şirketler hukuka ve yasalara uyarsa işliyor. Google bunu apaçık yapmadı. ... Bu nedenle ceza kesinlikle haklı. ... Sonunda anlaşmazlık muhtemelen bir Avrupa mahkemesine taşınacak. Çünkü AB, şirketlere başka yerlerde tehlikede olan bir şey sunuyor: hukuki güvenlik.”

La Repubblica (IT) /

ABD kavgaya hazır

La Repubblica’ya göre bu bitmek bilmeyen bir kavganın son raunduydu:

“ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer dişlerini gösterip Brüksel’in dokuz yıl içinde Google’a karşı dördüncü milyarlık cezasını kesmesinin ardından tehditler savuruyor: Şirketin kendi hizmetlerine öncelik tanıyarak Dijital Piyasalar Yasası’nı ihlal etmesi, rakiplerini dezavantajlı duruma düşürmesi ve ayrıca Google Play’de uygulama geliştiricileri arasındaki rekabeti engellemesi gerekçesiyle verilmiş 890 milyon avro ceza. ... Greer’in ‘transatlantik bölgesinde ticari istikrarın sürmesi açısından gerçek bir tehlike’ olarak nitelendirdiği bir tedbir. ... Kimsenin artık ne zamandır kaçıncı raundun oynandığını bilmediği bir kavganın yeni perdesi.”

Les Echos (FR) /

Hukuki boşluklardan faydalanıyorlar

Silikon Vadisi yaratıkları uzun süreler düzenlemeden muaf kalıyor, diyor Les Echos:

“Kaliforniyalı bilişim devleri başlangıç dönemlerinde hukuki boşluklardan faydalanarak tamamen cezasız kalıp gelişebiliyorlar. İlle de yasaları çiğnemiyorlar, aksine yeni faaliyetlerini dizginleyebilecek bir şerifin ve kuralların eksikliğinden istifade ediyorlar. Uber’den yapay zekâ aktörlerine, yeni nesil bankalardan Airbnb’ye kadar hepsi, başarılı olmaları halinde bir gün belirli bir düzenlemeyle yüzleşmek zorunda kalacaklarını bilmelerine rağmen hızla öne atılıyorlar. Ancak bu süre zarfında öylesine büyüyor ve güçleniyorlar ki, onları frenlemesi gereken yasalar bir yandan da rakiplerini durduran pazara giriş engellerine dönüşüyor.”