ABD ara seçimleri: Avrupa için neler değişecek?
Demokratların ABD ara seçimlerinde elde ettiği başarı, Avrupa için de bazı değişikliklerin önünü açabilir - Ukrayna'ya verilen destek, ticaret politikası ve yapay zekânın düzenlenmesi bu alanlar arasında yer alıyor. Basın, seçim sonuçlarının ne gibi etkiler yaratabileceğini ve AB'nin bu gelişmelere nasıl hazırlanması gerektiğini irdeliyor.
Etnonasyonalizme ağır darbe
Yorumcu Lluís Bassets, El País'te seçim sonuçlarını memnuniyetle karşıladığını ifade ediyor:
“Demokrasi yereldir, ancak etkileri küreseldir. ABD'liler, büyük ölçüde iç politika nedenleriyle ezici bir çoğunlukla Trump'a karşı oy kullandı. ... Seçimlerde yaşanan bu büyük sarsıntının boyutlarını ancak insanların cebini ve refahını doğrudan etkileyen meseleler açıklayabilir. ... Seçmenlerin başlattığı Trumpizm'in sonu, aynı zamanda Amerikan demokrasisinin gücünü de gösteriyor. Bu, muhtemelen küresel ölçekteki en önemli etki. Macaristan, Brezilya, Sırbistan veya İsrail'deki seçimlerin ardından yaşanan iktidar değişimleriyle kıyaslanabilecek nitelikte. ... Bu, dünya genelinde giderek yaygınlaşan aşırı sağcı etnonasyonalizm açısından sevindirici bir gün değil.”
Siyasi bir fırsat penceresi açıldı
Protagon, Avrupa’nın Washington’daki değişimi kendi lehine dönüştürmek için artık her türlü nedene sahip olduğunu yazıyor:
“Ukrayna’nın desteklenmesi, Doğu Akdeniz’de güvenlik ve enerji bağlantılarının korunması, yeni Kongre ile somut işbirliği alanları sunuyor. Avrupa’nın etkisi, bizzat hangi görevleri üstlenmeye hazır olduğuna ve her iki partiyle de istikrarlı işbirlikleri kurma becerisine bağlı olacak. ABD seçimleri siyasi bir fırsat penceresi açtı. Avrupa liderliğinden artık bu fırsatı değerlendirmesi bekleniyor - bir sonraki seçim döneminin ötesinde de kalıcı olacak ortak kararlar, mali kaynaklar ve taahhütlerle.”
Trump’ın etkisini hafife almamalı
Güvenlik uzmanı Marco Vicenzino, Expresso'da, Trump'ın yenilgisinin ardından Avrupa'nın tetikte olmayı sürdürmesi gerektiği uyarısında bulunuyor:
“Demokratların çoğunluğu elde etmesi, Avrupa'ya Kongre ile daha yakın iş birliği kurma imkânı sunuyor. Ancak bu, Trump'ın müttefiklerine karşı yükümlülükleri, ticaret politikası talepleri ve ikili müzakerelere olan eğilimi arasında nasıl denge kuracağına ilişkin belirsizliği tek başına ortadan kaldırmıyor. … Salı günü yapılan seçim, Trump'ın başkanlığında daha sıkı kısıtlamalarla karşı karşıya kalacağı son dönemin başlangıcına işaret ediyor. Trump'ı siyasi açıdan artık etkisiz ilan etmek, hâlâ sahip olduğu gücü hafife almak olur.”
Yapay zekâ için yeni senaryolar gündemde
La Stampa, seçim sonuçlarının büyük teknoloji şirketleri üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor:
“Ara seçim sonuçlarının açıklanmasının hemen ardından bir yorum öne çıktı: ABD seçimleri, aynı zamanda yapay zekâ, veri merkezleri ve teknoloji devlerinin ABD sanayi politikasını belirleme gücü üzerine yapılmış bir oylamaydı. Bu kez de teknoloji devlerinden yüz milyonlarca avro destek alan Cumhuriyetçilerin ağır seçim yenilgisi, bu teknolojinin gelişimi açısından yeni senaryoların önünü açıyor: Daha az mega tesis, daha fazla düzenleme ve daha sıkı denetim.”
İçeride daha çok düzenleme, dışarıda daha çok kaos
Ekonomist Vytenis Šimkus, IQ’da farklı politika alanlarında bundan böyle beklenebilecek tedbirlere değiniyor:
“Teknoloji sektörü daha sıkı düzenlemelere tabi tutulabilir. Yapay zekâ şimdiye dek büyük ölçüde herhangi bir düzenleme olmadan gelişebildi. Ancak Demokratların kontrolündeki Kongre, bağlayıcı kurallar getirmeyi hedefleyecektir. Bu kurallar büyümeyi frenleyebileceği gibi, yerleşik pazar liderlerinin işine de yarayabilir ve rekabeti kısıtlayabilir. Kongre’deki elverişsiz çoğunluk dengeleri nedeniyle iç politikadaki hareket alanı kısıtlanan ABD başkanları, odaklarını çoğu zaman daha ziyade dış politikaya kaydırır ve giderek artarak ülkeyi başkanlık kararnameleriyle yönetir. Bu da ABD dış politikasını önümüzdeki iki yıl boyunca daha da öngörülemez hale getirebilir.”
Veto hakkı ciddi çatışmalara yol açacak
İnsan hakları savunucusu Anastasiya Burakova, Echo tarafından alıntılanan bir Telegram gönderisinde Trump’ın veto hakkına vurgu yapıyor:
“ABD’deki karşılıklı denetim sistemi ustaca kurgulanmıştır. Başkan, diğer yetkilerinin yanı sıra veto hakkına da sahiptir. ... Her iki mecliste çoğunluğa sahip olsalar da Demokratlar kendi yasalarını her zaman geçiremeyecekler - başkanın vetosunu aşmak için milletvekillerinin üçte ikisinin desteği gerekiyor. Önümüzdeki iki yıl içinde her iki tarafın da kararları bloke edeceği, gerek Ukrayna’ya yönelik askeri yardımı gerekse ABD’nin iç politikasını ve savunma harcamalarını etkileyecek ciddi bir kutuplaşma yaşayacağımızı tahmin ediyorum.”