Fransa: “Medya seçkinlerine” öfke

2018 yılının sonundan bu yana Fransa kazan gibi kaynıyor. Sarı Yelekler önce artan akaryakıt fiyatlarını protesto için sokağa çıkmış olsa da sosyo-politik taleplerde bulunmakta gecikmedi. Hükümetin bu alanlarda verdiği ödünler, halkın büyük kesiminin desteğini alan protestoları yatıştırmaya yetmedi. Göstericilerin öfkesinden medya da nasibini alıyor.

Sarı Yelekler gösterilerinde bir eylemci medya yoğunlaşmasını protesto ederken.
Sarı Yelekler gösterilerinde bir eylemci medya yoğunlaşmasını protesto ederken.
Çünkü bunlar Paris’in seçkin tabakasının bir parçası olarak görülüyor ve düşük orta gelir grubu da bunlara karşı ayaklanıyor. Fransa’da ekonomik ve politik çıkarları, medyatik faaliyetlerle pekiştirme alışkanlığı var. Medyanın çoğunluğu, örneğin internet zengini Patrick Drahi ya da silah sanayicisi Serge Dassault gibi zengin iş insanlarının ellerinde.

Medya ile halk arasındaki uçurum protestolar süresince daha da genişledi: Genellikle güçlü resimlerle ilgilenen muhabirler, Paris’teki şiddet olaylarına odaklandı, ancak Sarı Yelekler’e göre bu sırada tüm ülkede yaşanan çeşitli protesto biçimleri hiç gösterilmedi. Aynı kesim, protestolar sırasında yapılan haberciliğin de öznel ve taraflı olduğunu ileri sürüyor. Muhabirler ve televizyon ekipleri sık sık öfkeli göstericilerin saldırısına maruz kaldı. Gazetelerin dağıtılmasını önle engellemek için matbaaların önü kesildi. Sınır Tanımayan Gazeteciler, tüm tarafların temsilcilerini şiddeti kınamaya davet etti.

Cumhurbaşkanı Macron’un medyayla ilişkisi de gergin kabul ediliyor. Macron, daha görev süresinin başlangıcında basına mesafeli yaklaşmış, kendi hakkında yapılan haberleri daha sıkı kontrol etmeye çalışmış ve bazı gazetecileri Elysée Sarayı’na almamıştı. Fransız Parlamentosu Kasım 2018’de Macron’un planları doğrultusunda tartışmalı iki yasayı geçirdi; bu yasalara göre parti ya da adaylar, ülke çapındaki bir seçime üç ay kala kamusal alanda yaygınlaştırılmış söylenti ya da yalan haberlere karşı dava açabilecek. Aralarındaki gazeteciler örgütlerinin de bulunduğu, yasaya karşı çıkan bir kesim, bunların ifade özgürlüğünü kısıtlayacağı ve sansürün önünü açacağı uyarısında bulundu ve bu hamlenin cumhurbaşkanının, hoşuna gitmeyen haberleri engellemek için seçtiği bir yol olduğu sonucuna vardı.

İslamcıların Ocak 2015 tarihinde düzenlediği ve on iki gazetecinin ölümüyle sonuçlanan kanlı Charlie Hebdo saldırısının ardından Fransa denetleme yasalarını katılaştırmıştı. “Önemli dış politik çıkarlar” açısından ve “Cumhuriyet kurumlarını saldırıya karşı koruma” adına gizli servislere internet verilerini depolama ve erişim sağlayıcılara direkt müdahale yetkisi verildi. Gözlemciler, bu koşullar belirsizlik içerdiği ve net bir şekilde tanımlanmadığı için, politik eylemcilerle gazetecilerin izlenmesine gerekçe gösterilebileceğinden endişe ediyorlar.

Bu arada Fransa’da basın özgürlüğü uzun geçmişe sahip geleneksel bir olgudur: İlk gazete Strassburger Relationen adıyla 17. yüzyılda yayına başladı. Fransız Devrimi sırasında gazete sayısı bine ulaştı. 1881 yılında basın özgürlüğü anayasa ile güvence altına alındı. Dünya çapında ilk haber ajansı da yine Fransa’da 1835 yılında kuruldu: Agence France Presse.

Televizyon, toplumsal tartışmalarda merkezi bir rol oynuyor, özellikle özel TV kanalı TF1 ile kamu kurumu olan France 2’nin Saat 20 haberleri. Fransa Cumhurbaşkanı halka daima France 2’den seslenir. Fransa, 900 radyo istasyonu ile en çok radyoya sahip ülkelerden biridir. Kamu kurumu Radyo France haber, kültür ve bölgesel yayınlar yapar.

Yazılı basın açısından da Fransa çok çeşitliliğe sahip bir ülke; en çok okunan ulusal gazeteler Le Parisien, Le Figaro ve Le Monde. Birkaç yerel gazete de oldukça fazla okuyucuya hitap ediyor, örneğin Ouest-France gibi. Pek çok gazete ve dergi tirajların düşmesinden yakınsa da geçtiğimiz yıllarda Mediapart, L'Opinion, Causeur ve Les Jours ile benzeri yeni gazeteler ve dergiler yayınlanmaya başlandı. Bu medyanın çoğunluğu fikir değiş tokuşuna önemli yer ayırıyor. Bu nedenle Fransız gazeteleri Fransa dışındaki okuyucuya da yöneliyorlar: Katolik günlük gazete La Croix 2016 yılında İngilizce internet versiyonunu devreye soktu ve Charlie Hebdo da Almanya’da bir deneme baskısı denemesinde bulundu.

Basın özgürlüğü sıralamasındaki yeri (Sınır Tanımayan Gazeteciler):
33. sıra (2018)

Ocak 2019 itibariyle
Medya arama

euro|topics'te Fransa medyası

Medya arama