(© picture-alliance/dpa)

  Polonya'da yargı reformu

  24 yorum

Polonya ile AB arasındaki hukuk savaşı, Avrupa Adalet Divanı'nın Varşova'ya kestiği rekor cezayla sonuçlandı. Yargıçların, kuvvetler ayrılığını ihlal ettiğini düşündüğü tartışmalı Disiplin Dairesi feshedilmediği sürece Polonya günde bir milyon avro ceza ödeyecek. Yetki kargaşasına ışık tutmaya çalışan köşe yazarları AB'nin çatışmada daha güçlü olduğunu söylüyor.

Polonya'da hukuk devleti ilkesi tartışmasının tarafları geçtiğimiz salı günü Strazburg'ta bir araya geldi: AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, tartışmalı yargı reformları iptal edilene kadar Varşova'nın talep ettiği Korona yardımlarını durdurmakla tehdit etti. Polonya Başbakanı Morawiecki, AB'yi şantajla suçlamakla beraber geçtiğimiz hafta sonu Emmanuel Macron ve Angela Merkel'le ikili görüşmeler yaptı.

Polonya Anayasa Mahkemesi, AB hukukunun bazı bölümlerinin Polonya anayasasıyla uyumlu olmadığına karar verdi. Söz konusu bölümler, AB Komisyonu'nun hukuk devleti ilkesiyle ilgili konularda söz hakkına dair düzenlemeler. Basın, Brüksel'in bu karara vereceği tepkiyi ve yeni bir AB'den ayrılma vakasının mı söz konusu mu olacağını merak ediyor.

AB Komisyonu, Polonya'ya mali ceza uygulanması talebiyle Avrupa Adalet Divanı'na (AAD) gitti. Gerekçe olarak AAD'nin, Polonya Yüksek Mahkemesi bünyesinde yer alan ve yargıç ve savcıların denetlenmesini ve görevden alınmasını düzenleyen tartışmalı Disiplin Dairesi'nin kaldırılması hükmü gösterildi. Polonya hükümeti bu talebe henüz karşılık vermedi. Ceza başvurusu bir fark yaratacak mı?

Polonya hükümeti AB'yle soruna neden olan Yüksek Mahkeme Disiplin Dairesi'nde reform yapacak. PiS lideri Jarosław Kaczyński hukuk reformuyla bağlantılı ilk değişiklik önerilerinin eylül ayında hazır olacağını açıkladı. Avrupa Adalet Divanı, Polonya'nın yargıçlar aleyhinde disiplin işlemleriyle Avrupa hukukunu ihlal ettiğine karar vermişti.

Polonya'nın yargı reformu konusundaki tartışmalar sertleşiyor. Lüksemburg'taki Avrupa Adalet Divanı perşembe günü (bugün) Polonya Disiplin Dairesi'nin AB hukukuna aykırı olduğuna karar verdi. Yine bugün Polonya Anayasa Mahkemesi ise Avrupa hukukunun Polonya anayasasıyla uyumlu olup olmadığına karar verecekti, ancak kararı gerekçe göstermeden erteledi. Gözlemcilere göre, Polonya anayasası AB hukukundan üstün kabul edilirse tek bir sonuç mümkün.

Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, muhalefetin ve AB'nin sert eleştirilerine rağmen, yargıçları cezalandıracak yasayı geçtiğimiz hafta onayladı. İktidardaki PiS'in 2016'dan bu yana adım adım uygulamaya koyduğu yargı reformunu sorgulayan yargıçlar, bundan sonra para cezası ödeyecek, kıdemleri düşürülecek, hatta görevden bile alınabilecek. Gazeteciler, AB ile Varşova arasındaki yargı kavgasının tırmandığını düşünüyor.

Polonya Yüksek Mahkemesi, yargıçları ve savcıları denetleyip gerektiğinde görevden alacak yeni Disiplin Kurulu'nun hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Kurul üyeleri, parlamento tarafından seçilen Ulusal Hukuk Komisyonu'nca belirleniyor. Mahkeme, böylece üye seçiminin hükümetten yeterince bağımsız olmadığı görüşünde birleşti. Yargının bu kararının nasıl bir sonucu olacak?

Avrupa Komisyonu, Polonya'nın tartışmalı yargıçlara zorunlu emeklilik uygulamasını Avrupa Adalet Divanı'na götürdü. AB Komisyonu'nun öne sürdüğü gerekçe, Varşova'nın yürüttüğü Yüksek Mahkeme reformunun yargının bağımsızlığını ihlal etmesi. Köşe yazarları Brüksel'in hamlesini alkışlarken geç kaldığını söylemeyi de ihmal etmiyor.

Varşova hükümetince açığa alınan yüksek mahkeme yargıçları, Avrupa Adalet Divanı'nı devreye soktu. Yargıçlar, milliyetçi muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi PiS hükümetinin tartışmalı yargı reformu uyarınca emekliliğe ayrılmamakta direniyor. Yorumcular çatışmanın risklerini ele alıyor.

Polonya'daki yargı reformu nedeniyle diğer Avrupa Birliği ülkeleri, Polonya'nın AB ülkelerine gönderdiği tutuklama taleplerini reddedebilecek. Lüksemburg'taki Avrupa Adalet Divanı kararınca, adil yargılama olmayacağı kanaati oluşması durumunda diğer üye ülke sanıkları Polonya'ya iade etmeyebilecek. Yorumcular için karar, hem ferahlama hem de facia anlamına geliyor.

Polonya'da 73 yüksek mahkeme yargıcından 27'sinin zorunlu emekliliğe ayrılmasını öngören yasa yürürlüğe girmesine rağmen, yargıçlar çarşamba sabahı işlerinin başındaydı. AB, Polonya'yı "hukuk devletinin sistematik olarak tehlikeye atmakla" suçluyor. Gazeteciler demokrasinin gördüğü tahribatın yıllarca sürebileceğinden ve başka ülkelere de sıçrayabileceğinden endişeli.

İrlanda'da bir mahkeme uyuşturucu ticareti nedeniyle Avrupa'da tutuklama emriyle aranan bir Polonyalının iade sürecini durdurdu. PiS hükümetinin yargı reformlarının ardından Polonya yargısının bağımsızlığından endişe duyan Dublin'deki yüksek mahkeme, Avrupa Adalet Divanı'na başvurdu. Çatışma nasıl sonlanacak?

AB Komisyonu bugün AB sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca Polonya'ya karşı ceza yaptırımı uygulayıp uygulamamaya karar verecek. Kararın perde arkasında hükümet partisi PiS tarafından başlatılan ve AB'de birçok kişiye göre kuvvetler ayrılığına zarar verecek yargı reformu var. Yaptırım sürecinin sonunda Polonya AB Konseyi'ndeki oy hakkını bile kaybedebilir.

Cumhurbaşkanı Andrzej Duda tartışmalı yargı reformuyla ilgili alternatif taslağını açıkladı ve anayasa değişikliği önerdi. Burada yargıç atamalarında hükümetin değil, cumhurbaşkanının daha etkili olması öngörülüyor. Köşe yazarları taslağı eleştiriyor ve bunu kısmen PiS lideri Kaczyński'ye bir saldırı olarak değerlendiriyor.

AB Komiseri Frans Timmermans, perşembe günü Polonya hükümetini kıyasıya eleştirdi. Eleştiriler arasında Varşova'nın yargı reformu kavgasında ödün vermeye hazır olmaması ve AB Komisyonu'nun kaygılarını ortadan kaldırmak için çaba göstermemesi yer alıyor. Bu eleştiri Polonya'da öfkeyle karşılandı. Polonya medyası nedenlerini araştırıyor.

Polonya'daki hukuk reformu tartışması giderek büyüyor. Varşova hükümeti pazartesi günü Avrupa Komisyonu'nun koyduğu süreye uymayacağını açıkladı ve reforma yöneltilen eleştirilerin anlamsız olduğunu söyledi. Avrupalı gazeteciler Varşova ile Avrupa Komisyonu arasındaki sorundan endişeli.

Polonya'daki tartışmalı yargı reformu konusunda diğer AB ülkelerinden birçok ses Varşova'ya karşı daha sert bir tutum izlenmesini talep ediyor. Polonya'daysa bu talepler, Avrupa ve Almanya karşıtı bir ruh halini destekliyor. PiS'e yakın medya organları geçen haftaki gösterilerin Almanya tarafından finanse edildiğini ileri sürüyor. Yorumcular Berlin ve Brüksel'in Polonya'daki imajını ele alıyor.

Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda'nın yargı reformuyla ilgili üç yasadan ikisini veto etmesinden iki gün sonra Avrupa basını hala işin perde arkasını merak ediyor. Bazıları Duda'nın vetosunu göstericilerin başarısı olarak görüyor, başkaları içinse cumhurbaşkanı, hala PiS Genel Başkanı Jarosław Kaczyński'nin kuklası.

Polonya Cumhurbaşkanı Duda sürpriz bir şekilde PiS'in savunduğu yargı reformunu veto etmekle tehdit etti. Duda ancak kendi değişiklik önerisi kabul edilirse üst mahkemenin hakim atamalarıyla ilgili yasa reformunu imzalayacağını söyledi. Bu sözlerle yargı bağımsızlığıyla ilgi mücadelede ikinci raunt başlamış oldu. Konu köşe yazılarında çokça ele alınmaya devam ediliyor.

Polonya'da bu haftasonu binlerce insan yargı reformunu protesto etti. Protestocuların umudu, Devlet Başkanı Duda'nın, pazartesi günü ilan ettiği üzere yeni yasaları onaylamaması. Polonya medyası, bu kadar çok genç insanın sokağa çıkmasını takdirle karşılıyor ancak protesto hareketini farklı biçimlerde değerlendiriyor.

Tüm uyarılara karşın Polonya'daki iktidar partisi PiS tartışmalı yargı reformunu hayata geçirmekte kararlı. İşi ciddiye alan Avrupa Komisyonu ise sözleşme ihlali soruşturması başlatıyor. Bu gelişme yorumcuların bir kısmınca demokrasinin yıkılması, diğerleri tarafındansa dışarıdan uygunsuz müdahale olarak değerlendiriliyor.