Paris buluşması: Ukrayna'da barış yakın mı?

Fransa, Büyük Britanya ve Ukrayna, salı günü Paris’te Ukrayna’ya çok uluslu askeri birlik gönderilmesine yönelik bir niyet beyanı imzaladı. “Gönüllüler Koalisyonu” buluşmasında, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff da Ukrayna’nın güvenliği için destekte bulunma sözü verdi. Basında umut ile şüphe arasında değişen tepkiler var.

Tüm alıntıları göster/kapat
Postimees (EE) /

Rusya diplomatik baskı altında

Güvenlik uzmanı Rainer Saks, Postimees’te iyimser konuşuyor:

“Bu bildiri, Avrupa’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı sona erdirme ve Ukrayna ile Avrupa’nın gelecekteki güvenliğini sağlama konusundaki rolünün daha net şekilleneceği önemli bir adım. ... Ukrayna’daki barış süreci çok somut adımlarla başladı ve Rusya’nın sürece kendi koşullarıyla dâhil olması giderek zorlaşıyor. Moskova diplomatik baskı altında; ancak bu durum, Rusya ile kısa sürede bir uzlaşmaya varılabileceği anlamına henüz gelmiyor. Rusya’nın diplomatik manevra alanı daralsa da Rus hükümeti süreci kendi lehine çevirmek için muhakkak yeni girişimlerde bulunmayı sürdürecektir.”

Ilta-Sanomat (FI) /

Muğlak vaatler

Ilta-Sanomat’ın beklentileri pek yüksek değil:

“Güvenlik garantileri vaadi, Ukrayna’ya destek cephesinin sürdürüldüğünün -zayıf da olsa- bir kanıtı; ancak bu vaadin şartı olan ateşkes eksik olduğu sürece gelecek için belirsiz bir vaat olarak kalıyor. Rusya, Ukrayna’daki acımasız ve hukuka aykırı saldırı savaşını sürdürüyor ve şimdiye dek ateşkes, silahların susması ya da barış yönünde hiçbir isteklilik veya niyet göstermedi. … Buna ilaveten güvenlik garantilerinin inandırıcılığı, bunların önemli ölçüde Amerika Birleşik Devletleri’ne ve onun garantör rolüne dayanması dolayısıyla -üstelik güvenilirliği eskisi kadar sağlam kabul edilmezken- iyice baltalanıyor.”

Irish Examiner (IE) /

Fazla itiraz etme korkusu

Irish Examiner, Gönüllüler Koalisyonu’nun gerçek bir dayanışma sergileyememesini eleştiriyor:

“Avrupa’nın ‘Gönüllüler Koalisyonu’, Washington’ın siyasi normlara yönelik süregelen saldırıları karşısında parçalanıyor. Koalisyonun bütün üyeleri Ukrayna’ya yönelik güvenlik garantilerinde ilerleme kaydedildiğini duyursa da, Danimarka ile dayanışma bildirisini yalnızca bazıları imzaladı. Kimi devlet ve hükümet liderleri, Grönland meselesinde Trump’a itiraz etmekten panik derecesinde korkuyor gibi görünüyor. Ukrayna’nın ve nihayetinde Avrupa’nın kendisinin ve ötesinin savunulması söz konusu olduğunda, Amerikalıları yanlarında tutma gerekliliğinin farkındalar.”

La Stampa (IT) /

Üyelik sürecinin önü engel dolu

Garantilerin kısmen Ukrayna’nın AB’ye hızlı katılımını içermesini La Stampa şüpheyle karşılıyor:

“Sorun şu ki Zelenskiy, anlaşmayı vatandaşlarına daha iyi ‘satabilmek’ için belgenin bir üyelik tarihi içermesini istiyor. Pek çok AB’li kaynağa göre Ukrayna Devlet Başkanı, barış planını -ve dolayısıyla toprak meselesini de- devlet başkanlığı seçimleriyle birleştirilecek bir referanduma sunmaya kararlı. ... Ancak Avrupa hükümetlerinde, Ukrayna’nın AB’ye katılması için şimdiden tarih kararlaştırılabileceğine dair pek çok şüphe var. Ayrıca birçok başkent, Kiev’e tanınacak ayrıcalıklı muamelenin daha uzun süredir bekleyen Batı Balkanlar’daki aday ülkelere zarar verebileceğinden endişe ediyor.”

Igor Eidman (RU) /

Putin'e ültimatom verin

Sosyolog Igor Eidman, Facebook’ta Ukrayna’nın Batılı müttefiklerinin gereğinden fazla tereddütlü olmasını eleştiriyor:

“‘Gönüllüler Koalisyonu’, ateşkesin başlamasının ardından Büyük Britanyalı ve Fransız birliklerin gönderilmesi de dahil Ukrayna için güvenlik garantilerini ciddi biçimde tartışıyor. Ama bu anlamsız. Putin ateşkese katiyen hazır değil ve hele ki sonrasında NATO ülkelerinden birlikler Ukrayna’ya girecekse bunu asla kabul etmeyecektir. Bu tür birliklerin konuşlandırılmasına ilişkin karar ateşkesin ardından değil, ateşkese ulaşmak için alınmalı. Putin’e basitçe bir ültimatom verilmeli: Savaşı sona erdirmezsen, 1 Şubat’ta birlik göndermeye başlarız. Putin ancak o zaman korkabilir ve durabilir, daha önce değil.”