Ankara Zirvesi'nin ardından: NATO yeniden birlik mi oluyor?

NATO üyesi devletler, Ankara’da düzenlenen zirvenin kapanışında birlik görüntüsü sergiledi. Sonuç bildirgesinde, Avrupa ve Kanada’nın bundan böyle savunmada daha büyük sorumluluklar üstleneceği ifade edildi. Silah sanayiine ve üye ülkelerin silahlı kuvvetlerinin modernizasyonuna devasa yatırımlar yapılması öngörülüyor. Ayrıca, Ukrayna’ya iki yıl içinde 140 milyar avro askeri yardım sağlanması vadedildi. Basın zirvenin bilançosunu çıkarıyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Süddeutsche Zeitung (DE) /

Daha iyi bir ittifak mümkün

Süddeutsche Zeitung gelecekten umutsuz değil:

“Trump Ocak 2029’da Beyaz Saray’dan ayrılırken mevcut olacak NATO, muhtemelen Trump’ın Ocak 2025’te ikinci görev süresine başladığı zamankinden daha iyi bir yerde duracaktır. Daha iyi demek şu: askeri ve siyasi açıdan daha güçlü. Avrupalıların Amerikalılara yönelik gerçekten sağlıksız bağımlılığının daha az göze çarptığı bir NATO - neden olmasın? ... Çünkü Avrupalılar, kendi güvenlik politikalarını kendileri düşünmeyi ve kendileri karar almayı öğrendiler. Ve kendilerini savunmak için ordular kurdular ... . Kulağa fazla mı iyimser geliyor? İlle de öyle sayılmaz. NATO’nun şu sıralar izlediği yol bu.”

Deutsche Welle (RO) /

Karadeniz'de ortak savunma sorumluluğu

Deutsche Welle Rumence Servisi’ne göre, Romanya Ankara’daki NATO Zirvesi’nin sonuçlarından memnuniyet duyabilir:

“Zira Karadeniz’e kıyısı olan üç müttefik ülkenin [Romanya, Bulgaristan, Türkiye] hepsi, gelecekte kıyılarının ve bölgedeki yatırımlarının savunulmasında birlikte çalışacak, böylece sorumluluk paylaşılacak. Romanya şimdi on diğer ülkeyle daha savunma işbirliklerine katılıyor, bu sayede Rus insansız hava araçları kendi hava sahasına girmeden önce durdurulabilecek. ... Sonuç belgesinde ‘Ukrayna’ya sarsılmaz destek’ ifadesine yer veriliyor ve bu vaat, Ukrayna ile uzun bir sınırı bulunan Romanya’ya da yarıyor.”

Eesti Rahvusringhääling (ERR Online) (EE) /

NATO 3.0 işte bu demek

ERR, Ankara Zirvesi’nden çıkan temel sonucun ittifak içinde Avrupa çağının başlaması olduğunu belirtiyor:

“Ankara’daki buluşma, Avrupa’nın bundan böyle ittifaktaki liderlik rolünü ABD’den devralacağına nihai olarak karar verilmesi bakımından tarihe geçebilir. ABD, Avrupa’daki konvansiyonel silahlı güçlerini kademeli olarak azaltıyor ama nükleer caydırıcılığını sürdürüyor. Bu da NATO 3.0 olarak adlandırılıyor. NATO 1.0 Soğuk Savaş demekti, 2.0 ise Afganistan. Burada hemen belirtmek gerekir ki, konvansiyonel güçlerdeki azalma konusu henüz tam net değil; zira denetim süreci denilen şey henüz önümüzde duruyor. Bu süre zarfında neler olabileceğini ise kimse bilmiyor.”

Delfi (LT) /

Siyasi engellere rağmen uzlaşıldı

Siyaset bilimci Linas Kojala, Delfi’de şu yorumu yapıyor:

“Ankara’daki NATO Zirvesi, günümüzde artık hiçbir şekilde olağan sayılmayan bir sonuçla tamamlandı: uzlaşı. Bu, ittifak içinde gerilimlerin sona erdiği anlamına gelmiyor. ... Siyasi ortam hâlâ inişli çıkışlı, hatta zaman zaman kaotik. Ancak verilen en önemli mesaj şu: Tüm çalkantılara rağmen NATO yola devam ediyor. ABD’nin sonuç bildirgesine attığı imza, ittifak içinde sorumluluklar yer değiştirse de Amerikalıların hiçbir şekilde bütünüyle geri çekilmek istemediklerinin göstergesi. ... ‘NATO’nun öldüğü’ yönündeki öngörüler açıkça abartılı.”

Handelsblatt (DE) /

Güven sarsılalı çok oldu

Handelsblatt’a göre ise NATO’dan geriye pek bir şey kalmamış durumda:

“Beyaz Saray’daki öfkeli adam, transatlantik ortaklarına yönelik küçümsemesini yine gizlemedi - Avrupalıların onu yatıştırmaya yönelik tüm çabalarına rağmen. ... Atlantik’in bu yakasında kimse Amerikalıların ittifak taahhüdüne güvenemiyorken, aslında Batılı savunma ittifakından geriye artık ne kaldığı sorusu gündeme geliyor. 5. Madde uyarınca karşılıklı yardım yükümlülüğü, NATO Antlaşması’nda yazılı bir paragraftan ziyade değer ortaklarının geçmişte birbirlerine duyduğu güvene dayanan narin bir çiçeğe benziyor. Ancak bu güven sarsılalı çok oldu.”

El Mundo (ES) /

Trump Avrupa'yı güçlendiriyor

El Mundo gayet memnun:

“Ankara Zirvesi büyük ölçüde olumlu bir tabloyla sonuçlandı. Donald Trump’ın defalarca ABD’yi transatlantik ittifaktan çekme tehdidinde bulunduğu bir dönemde, siyasi birlik en azından şimdilik korunabildi. Avrupa için en önemli kazanım, en büyük hamisi onu yüzüstü bırakmadan ve varoluşsal Rusya tehdidiyle tek başına karşı karşıya kalmadan silahlanmasını sürdürmek için zaman kazanması. ... Trump sürekli bir belirsizlik kaynağı ve öyle de kalacak. Dolayısıyla Avrupa, paradoksal bir şekilde Trump’ın önünü açtığı siyasi birlik ve savunma alanında özerklik yolunda daha kararlı ve daha hızlı ilerlemeye mecbur.”

Avvenire (IT) /

Silahlanma meraklıları ittifakı

Avvenire yeni bir militarizasyon çılgınlığından şikâyet ediyor:

“Bunun simgesi de NATO Genel Sekreteri Mark Rutte. Donald Trump İran’a yönelik yeni bombardımanları sahiplenirken, Rutte göstere göstere başını salladı. Milyarder Trump ittifakın bir üyesi olmasına rağmen İspanya’ya saldırırken, onaylarcasına gülümsedi. Ancak hepsinden önemlisi, trilyonlarca dolarlık silah siparişlerinden neredeyse çocuksu bir heyecanla söz etti. Bayıla bayıla yeni nesil mühimmatları, insansız hava araçlarını, fırkateynleri, füzeleri anlattı. … Ancak Rutte, artık neredeyse hiç dizginlenemeyen bir fanatizm türünün yalnızca buzdağının görünen kısmı. AB kurumlarının yöneticileri de ondan geri kalmıyor. ... Sanki meselenin ve içinde bulunduğumuz tarihsel evrenin ciddiyetine dair farkındalık büyük ölçüde yitirilmiş gibi.”

Milliyet (TR) /

Türkiye'nin önünde sayısız fırsat var

Milliyet’e göre Ankara Zirvesi’nin ev sahibi açısından asıl kazanımı diplomatik değil, ekonomik alanda:

“Çünkü yeni neo-merkantalist dönemde güvenlik ve ekonomi birbirinden ayrılmıyor. Savunma sanayii, teknoloji, enerji, yapay zekâ ve tedarik zincirleri artık birlikte değerlendiriliyor. Türkiye bu dönüşümü doğru okuyup jeopolitik avantajını yüksek teknoloji üreten, ihracatını artıran ve küresel değer zincirlerinde daha yukarı çıkan bir ekonomik modele dönüştürebilirse, bu zirvenin en kalıcı kazanımı diplomatik değil, ekonomik olacaktır.”

Corriere della Sera (IT) /

Zelenskiy çok şey kazandı

Ukrayna NATO zirvesinde büyük puan topladı, diyor Corriere della Sera:

“Daha bir buçuk yıl önce Volodimir Zelenskiy, Beyaz Saray’da Donald Trump ve JD Vance tarafından aşağılanmıştı. ... Ukrayna halkı, silahlı kuvvetleri ve teknolojik yaratıcılığı, güçler dengesini değiştirdi - bu dengenin ise Trump üzerinde her zaman belirleyici bir etkisi olmuştur. Daha evvel Pentagon, Ukrayna’nın bir kaynak olabileceğini fark etmiş ve insansız hava araçları sektöründe bilgi birikimini güvenceye almak için Kiev’in müşterisi olmuştu…. Trump Ankara’da, Ukrayna’nın kendi ülkesinde Patriot uçaksavar füzeleri üretmesine olanak tanıyan bir lisans verilmesi ihtimalini gündeme getirecek kadar ileri gitti. … İşte bu, kayda değer bir iadeiitibar hamlesidir.”