Gazze-Refah sınır kapısı kısmen açıldı
İsrail makamları, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki tek sınır kapısını şimdilik sınırlı sayıda kişi için yeniden açtı. Avrupa basını, BM’nin barış planı kararının üzerinden iki aydan fazla süre geçtikten sonra bölgedeki duruma dair şüpheci bir durum değerlendirmesi yapıyor.
Somut yardımdan çok boş sözler
Der Standard, sınır kapısının açılmasının seyahat özgürlüğüyle pek ilgisi olmadığını vurguluyor:
“Günde toplam sadece 150 kişinin her iki yönde sınırı geçmesine izin verilecek. Trump, bölgede Filistinli teknokrat bir hükümetin söz sahibi olduğunu ne kadar vurgularsa vurgulasın: Bu hükümetin üyelerinin Gazze’ye girişi İsrail tarafından engelleniyor. Şu an delik deşik çadırlarda yaşayan Gazze halkı, yeniden inşa konusunda somut adımlara ve yardıma ihtiyaç duyuyor. Washington boş sözlerle, İsrail ise abluka jestleriyle meşgul olduğu müddetçe, boşuna beklemeye devam edecekler.”
Kimsede anlayış yok
Süddeutsche Zeitung, daha barıştan eser olmadığı tespitinde bulunuyor:
“Yeniden açılan Refah sınır kapısından birkaç Filistinlinin girişine ya da çıkışına izin veriliyor, hepsi bu kadar. Aslında İsrail’in daha da geri çekilmesi gerekiyordu, ancak tam tersi oldu. Aslında Hamas’ın silahlarını bırakması gerekiyordu, ancak yeni polis birimleriyle Gazze’de devriye geziyorlar ve sürekli İsrail askerlerine saldırıyorlar. Bazen büyük savaşların ya da anlamsız terörün ardından yeni bir yola ihtiyaç duyulduğu, şiddetin genelde çözüm değil, yalnızca daha fazla şiddet getirdiği anlaşılır. Fakat ne İsrail’de ne de Gazze’de böyle bir anlayış yok.”
İran krizi dikkatleri Filistinlilerin sefaletinden saptırıyor
France Inter köşe yazarı Pierre Haski şu değerlendirmede bulunuyor:
“Ateşkes, katiyen istikrarlı denilemeyecek bir durumu dondurdu. Trump’ın planı ikinci aşamasına daha anca geçiyor. ... Ufukta ne Gazze için planlanan uluslararası güç ne de büyük yeniden inşa süreci görünüyor. Siyasi önkoşullar da karşılanmaktan henüz çok uzak: Hamas kontrolü elinde tutarken, İsrail bir Filistin devletinin söz konusu dahi olamayacağını hatırlatıyor. ... Uluslararası irade -ki henüz tesis edilebilmiş değil- olmadan bu çıkmazdan kurtulmak mümkün değil. … İran rejimi, gösterileri acımasız ve gayriinsani bir şekilde bastırarak nihayetinde kendi düşmanı İsrail’e devasa bir hediye vermiş oldu: Vahşetin çıtasını çok daha yukarıya çıkardı ve dikkatleri halen gerçek bir zulüm gören Filistinlilerin kaderinden saptırdı.”