Dört yıllık savaş Rusya'yı nasıl etkiledi?
Rusya, 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal ettiğinden bu yana kendi içinde de büyük bir değişime uğradı: Kremlin rejimi dizginleri iyice sıktı. Devasa devlet siparişleri ve yüksek petrol fiyatları sayesinde başlarda patlama yapan ekonomi artık aksarken, ölen asker sayısı ise 300 bine dayanmış durumda.
Eskiden huzur veren istikrar artık yok oldu
Siyaset bilimci Abbas Galliamov, Facebook’ta Putin’in Ukrayna işgaliyle halk nezdindeki eski desteği kaybettiğini yazıyor:
“Putin, kazanamayacağı bir savaşı başlatarak ve ülkeyi toplumu hızla tüketen, adeta suyunu sıkan bir histeri durumuna sürükleyerek, uzun yıllar boyunca çoğunluğun sempatisini güvenceye aldığı o temel argümanı, yani istikrarı yok etti. Eskiden insanlar, ülkeyi yarın ve öbür gün nelerin beklediğini bilirdi. Bu artık geçmişte kaldı. Ancak istikrar olmayınca Putin’e bağlı kalmak için de hiçbir neden kalmıyor. Ülke aniden öylesine huzursuz bir hale geldi ki, bundan daha kötüsü olamazmış gibi görünüyor.”
Asıl kazanan Çin
Club Z, Moskova'nın ekonomik bakımdan Pekin'e bağımlı hale geldiğini vurguluyor:
“Rusya kendi elleriyle Çin'in çıkarlarının esiri oldu, Moskova'nın Pekin'e yönelik bağımlılığı geçmişte eşi görülmemiş bir seviyeye ulaştı. Çin Rusya'nın en önemli ticaret ortağı konumundayken, Rusya Çin için ancak yedinci sırada yer alıyor. Çin Rus enerji kaynaklarını piyasa fiyatının yüzde 40 altında satın alırken, Rusya'daki Çin yatırımları giderek düşüyor. Çin'in ülkedeki toplam yatırım portföyü 200 milyar ABD doları tutarında; ancak bu rakam 2022'den sonra yüzde sıfır büyüdü. Ne var ki bu, savaşın çok yakında ekonomik nedenlerle sona ereceği anlamına gelmiyor. Rusya'daki ölüm seviciler ekonomiyle ilgilenmiyor. Onların tek derdi ölüm.”
Gelecek korkusu felç edici boyutta
Eski bir Navalnıy çalışanı olan Liliya Çanışeva, Echo tarafından aktarılan bir Telegram gönderisinde Rusya’daki insanların hayal kırıklığını anlatıyor:
“Milyonlarca insan savaşın bitmesini bekliyor ve yarın korkusuyla yaşıyor. ... Aynı zamanda fiyatlar artıyor, olanaklar kısıtlanıyor, bağımsız medya ve sivil toplum kuruluşları kapatılıyor, internet ve mesajlaşma uygulamaları engelleniyor. ... Giderek daha sık şu cümleyi duyuyorum: Yorgunuz. İnsanlar öngörülebilirlik istiyor. ... Ülke giderek daha izole ve baskıcı hale geliyor. ... Kararlar kamusal tartışma olmadan alınıyor ve bu kararların sonuçlarına hepimiz katlanıyoruz. Bu savaş Rusya’yı şimdiden değiştirdi. Ancak asıl soru şu: Ülkemiz gelecekte nasıl olacak?”
Kendi bir yaşam tarzımızın sığınağı
Kremlin yanlısı İzvestiya, iyileştirici bir sınav olduğu gerekçesiyle savaşı övüyor:
“Bu zorlu dört yılın en önemli sonucu, gerçek egemenliğin elde edilmesiydi. ... Dünyanın en güçlü ve en gelişmiş ekonomilerinin yaptırımlarına onurla karşı koyabildik. ... Geleneksel manevi ve ahlaki değerlerin muhafaza edildiği ve korunduğu bir tür sığınağa dönüştük. Küreselci elitin öfkesini tetikleyen şey her şeyden önce kendi keyfimize göre yaşama arzumuz. ... Rusya, bizi düşüncesiz tüketimin ve neokolonyalizmin bu çürüyen dünyasına bağlayan tüm yolları ve zincirleri koparıp attı.”
Zafere ulaşamayan Putin'in elileri boş kaldı
Svenska Dagbladet’e göre savaş Kremlin için bir kader meselesi haline geldi:
“Savaş, Putin rejiminin meşruiyetini dayandırdığı yegâne gelecek vizyonu ve rejim içeriden çürüdükçe, ülkenin bekası için giderek daha fazla önem kazanıyor. Ancak başarı görüntüsünü korumak giderek zorlaşıyor. Umutlar, Donald Trump ile olan yakınlığa bağlanmış durumda. Devam eden müzakerelerde Kremlin, Ukrayna’nın kaybettiği (toprak ve egemenlik) ve Rusya’nın bonus olarak ekonomik ve askeri gücünü genişletme imkânı elde ettiği bir ‘barış anlaşması’ hedefliyor.”
Tıpkı Reagan'ın vaktiyle Kremlin'i mahvettiği gibi
Tageblatt, Moskova’ya dışarıdan baskıyla daha önce bir kez diz çöktürülebildiğine dikkat çekiyor:
“Tıpkı ABD Başkanı Ronald Reagan’ın 1980’lerde Sovyetler Birliği’ni ‘silahlanmayla çökerttiği’ gibi, Avrupalıların Ukrayna’ya yönelik askeri desteği artırmasıyla da Putin Rusyası baskı altına alınabilir. Benzer ve aynı ölçüde belirleyici koşullar mevcut: Rus ekonomisi, günbegün daha yüksek devlet harcamaları gerektiren savaştan giderek daha fazla zarar görüyor, petrol fiyatları ve gelirleri Rusya’nın aleyhine seyir gösteriyor.”