“Made in Europe” kuralı: İyi bir plan mı?
AB Sanayi ve İç Pazar Komiseri Stéphane Séjourné, Brüksel’de Avrupa’nın belirli ürünlere yönelik iç talebi nasıl teşvik etmesi gerektiğine dair planlarını tanıttı. Bundan böyle AB ülkeleri, kamu ihalelerinde ancak çelik, çimento, elektrikli araç veya temiz teknoloji gibi ürünler “Made in Europe” oldukları sürece kilit sektörlere fon aktarabilecekler.
Rekabet gücü daima öncelikli hedef olmalı
L’Opinion uyarıyor:
“Dikkat: Bu maskelenmiş korumacılığın Avrupa’yı çöküşten kurtarmaya yeteceğine inananlar yanılıyor. Çünkü engeller, karmaşıklıkları nedeniyle etraflarından dolanılabildiği için zayıf kalıyor ve AB, Yeşil Mutabakat’ta belirlenen karbonsuzlaştırma ajandasının esnetilmesini gerektirse bile rekabet gücünü yeniden tesis etme fırsatını kaçırdığı takdirde illüzyondan ibaret oluyor. Engeller, kıtayı -21. yüzyıl yarışına ayak uydurmak için vazgeçilmez iki faktör olan- rekabetten ve inovasyondan izole ederse tehlikeli dahi olabilir.”
Hassas bir yaklaşımla başarı sağlanabilir
Verslo žinios'un değerlendirmesi şöyle:
“AB, elinde kalan sanayisini desteklemek için gerçekten yeni yollara ihtiyaç duyuyor. Ancak bu, Avrupa’nın ekonomik büyümesi için daha önemli olan diğer önceliklerden -düzenlemelerin azaltılması, iç pazarın daha fazla entegrasyonu ve ulusal sosyal güvenlik sistemlerinde reformlar- dikkatleri başka yöne çekmemeli. ... Bir yandan, kapsamlı korumacılık hiçbir piyasada özellikle iyi sonuçlar getirmez. Öte yandan Avrupa Komisyonu ve önerdiği kurallar, yeterince akıllıca tasarlanırlarsa Avrupa sanayisi için sağlam bir destek noktası haline gelebilir.”
Brüksel eski alışkanlıklarına dönüyor
Helsingin Sanomat, AB'nin düzenlemeleri artırmak yerine azaltma yönündeki orijinal planından sapmakta olduğunu gözlemliyor:
“Yeni kurallar, istemeden de olsa AB’nin düştüğü sıkıntılı durumu gözler önüne seriyor. Örneğin, AB’de yeşil dönüşüm için gerekli olan teknolojilerden çok az üretiliyor. Bunlar kendiliğinden ortaya çıkmadığı için, dış kaynaklı teknik birikimin kısıtlanabileceği vaadiyle üretim canlandırılmaya çalışılıyor. Bu da yeşil dönüşümü hem daha pahalıya getirebilir hem de yavaşlatabilir. ABD Başkanı Donald Trump yurtdışıyla rekabete karşı rüşvet ve tehditlerle mücadele ederken, AB’nin silahları yönetmelikler ve kısıtlamalar. Mevcut Komisyon daha önce düzenlemeleri azaltmayı hedeflemişti, ancak dünya değişti ve AB de buna uyum sağlıyor.”