Milyarlarca avroluk AB kredisi Ukrayna'nın durumunu iyileştirir mi?
AB devlet ve hükümet liderleri, Kıbrıs’ta düzenlenen zirvede Ukrayna’ya yönelik 90 milyar avroluk krediyi onayladı. Karar, Drujba boru hattının onarılmasının ve Macaristan’ın vetosundan vazgeçmesinin ardından geldi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, alınan kararı överek ülkesinin AB’ye hızla üye kabul edilmesini istedi.
Savunma sanayiine ivme kazandıracak
Siyaset bilimci Ihor Petrenko, Unian’da paranın öncelikle Ukrayna’nın savunma sanayiine yatırılacağını belirtiyor:
“Bizim için asıl önemlisi, bu paranın nereye akacağı. Sıklıkla varsayıldığı üzere bütçe açıklarının kapatılmasına değil. İki yıl için verilecek 90 milyar, daha ziyade savunma sanayii için bir planlama ufku geliştirilmesini mümkün kılıyor. Örneğin Ukrayna bugün günde yaklaşık 1.000 önleyici insansız hava aracı üretiyor. Teknik olarak -ilave ekipman yatırımı yapmadan, sadece yeterli finansmanla- üretimi 2.000’e çıkarabiliriz. Eksik olan ne fabrikalar ne mühendisler ne de tasarım çözümleri - bir tek nakit akışı. Avrupa’dan gelen kredinin kapatması beklenen açık tam da bu.”
Petrol transitinde kısır döngü
Yazar Vitaliy Portnikov, NV tarafından alıntılanan bir Facebook gönderisinde şöyle yazıyor:
“Bir kısır döngüye giriyoruz: Transit statümüz bize Batı’dan para kazandırıyor - zira Batı, Macaristan ve Slovakya’nın Rus petrolü satın alarak savaşı daha da uzatmasını telafi etmek zorunda kalıyor. Ancak bu gelirlerin bir bölümü, Rusya’nın topraklarımız üzerinden yapılan transit taşımacılıktan para kazanması ve savaşı sürdürmesi nedeniyle yeniden etkisiz hale geliyor. Yani Batı aynı anda hem savunmamızı finanse ediyor hem de Putin’in savaş makinesinin bir bölümünü. Ve bu model değiştirilmediği sürece 2026, 2027 ve 2028’de de böyle devam edecek.”
AB'ya güvenin - bir sonraki vetoya kadar
Sydsvenskan daha kalıcı bir çözümde ısrarcı:
“Ama AB bunun yerine, tıpkı daha önce Macaristan’ın yaptığı gibi münferit üyelerin veto haklarını kötüye kullanma riskiyle yaşamayı sürdürecek. Bu uzun vadede böyle devam gitmez - AB’nin çözmesi gereken devasa bir zorluk söz konusu. Nihayetinde Ukrayna’nın savunmasına yönelik kredinin serbest bırakılması acil bir meseleydi. ... Yine de AB, hata ve eksikliklerine rağmen en zor sorunları dahi çözebileceğini gösterdi. Ukrayna’nın Avrupa’ya güvenebileceğini de. Hiç değilse kimilerinin muhtemelen yeniden zorluk çıkarmaya başlayacağı bir sonraki kredi ihtiyacına kadar.”
Verimli bir ihtilaf
Viktor Orbán’ın görev süresi sona eren Avrupa Bakanı János Bóka’nın Facebook’ta belirttiğine göre, Macar hükümeti doğru olanı yapmıştı:
“Macaristan, Ukrayna için ayrılan 90 milyar avroluk AB kredi mekanizmasını bloke etmemiş olsaydı, Drujba boru hattı üzerinden petrol sevkıyatı bir daha asla yeniden başlatılmazdı. Macaristan’ın taktiği işe yaradı: Ukraynalıların parası, bizim petrolümüzden daha önce bitti. ... Macaristan’ın çıkarlarını kabul ettirmek için kaçınılmaz, kontrol edilebilir ve verimli ihtilafların göze alınması gerekir. Her ihtilaf böyle değildir, ancak Ukrayna’nın petrol ablukası etrafında gelişen gerilim açıkça bunlardan biriydi.”
Savaşı çıkaranlar bedelini ödesin
Der Standard, Avrupa’nın şimdi de Rusya’nın dondurulmuş varlıklarıyla Ukrayna’ya yardım eli uzatmasını istiyor:
“Ukrayna kendi başına yalnızca kısa süreliğine nefes alabilir. Avrupa Komisyonu’nun yeni bir raporu, Avrupalıların sermaye piyasalarındaki AB tahvilleriyle güvence altına alınan kredisine rağmen, Kiev’in bu yıl savunma için hâlâ 20 milyar eksiği bulunduğunu ortaya koyuyor. Daha fazla paranın nereden geleceği ise belirsiz. Bir seçenek, savaşın sorumlusu olan Rusya’ya nihayet daha fazla bedel ödetmek olabilir. Sonuçta AB ülkeleri yıllardır yüzlerce milyar avroluk Rus varlığını dondurmuş durumda. Geçen yılın sonunda da gündeme gelen bu varlıklara el atılırsa, Ukrayna’nın savunması yıllar boyunca güvence altına alınmış olur.”
Hiç yoktan iyidir
La Stampa, AB’nin artık övünebileceği bir şeyi var, diyor:
“Çifte sinyal dün öğleye doğru geldi. ... Macaristan ve Slovakya büyükelçileri, Ukrayna’ya yönelik 90 milyar avroluk kredinin ve iki aydır bloke edilen Rusya’ya karşı 20. yaptırım paketinin nihai onayı için yazılı prosedürün başlatılmasına yeşil ışık yaktı. ... Hiçbir hükümetin itiraz etmemesi durumunda -ki çeşitli AB kaynaklarına göre bu pek olası değil- Avrupalı devlet ve hükümet liderleri bu akşam, Volodimir Zelenskiy’nin konuşmasıyla açılacak olan Kıbrıs’taki gayriresmi zirvenin ilk gününde bu çifte ‘başarıyı’ kutlayabilecek. Bu haber, çokça tartışmanın yaşanacağı ancak çok az kararın alınacağı bir zirvede imaj kurtarmaya hizmet edecek.”
Kendi kendini onaran mucize petrol hattı
Die Weltwoche, Orbán’ın seçim yenilgisinin hemen ardından hattan yeniden petrol akması karşısında şaşkın:
“Mucize üstüne mucize! Ukrayna aylarca, Rusya’dan Macaristan ve Slovakya’ya petrol taşıyan ve Rusların saldırısında hasar gördüğü iddia edilen Drujba boru hattına erişimi engellemişti. Budapeşte ve Bratislava, Kiev’in bu yolla Macaristan seçimlerini etkilemek istediğini iddia ediyordu. Çok da haksız sayılmazlardı. Orbán seçimi kaybedince, boru hattı bir gecede yeniden sapasağlam oluverdi. Artık salt petrol değil, mangır da akacakmış. ... Bunda art niyet arayan alçaktır. Sonuçta mucizeler hep olur. Bir boru hattı kendi kendini onarır bile.”
Kiev'in tutumu anlaşılır
Denník Postoj, Ukrayna’ya anlayış gösteriyor:
“Drujba boru hattı üzerinden petrol sevkıyatının kesilmesi, Rus bombardımanlarından kaynaklanıyordu. ... Ukrayna tarafının Drujba üzerinden petrol taşımacılığının onarımına ve yeniden başlatılmasına karşı sergilediği katılık ve hatta belki de isteksizlik, Ukrayna’nın hedefleri göz önüne alındığında anlaşılabilirdi. Düşman, size karşı yürüttüğü savaşı kendi topraklarınızdan geçen altyapı aracılığıyla finanse ediyorsa, bu altyapıya özel bir ihtimam göstermemeniz son derece doğal. Özellikle de petrol boru hattının diğer ucunda, en azından söylem düzeyinde sizden ziyade düşmana daha fazla sempati duyan iki ülke (Macaristan ve Slovakya) bulunuyorsa.”
Zelenskiy'nin her yaptığına göz yummamalı
Frankfurter Allgemeine Zeitung, petrolün şimdi birdenbire akmaya başlamasını şöyle açıklıyor:
“Boru hattındaki tesisat işçiliği açıkça siyasi bir takvime uyuyordu. ... Yıllardır Rusya yanlısı bir politika yürüten Viktor Orbán seçimi kaybetti. ... Dikkat çekici olan ise şu an ... sözünün arkasında durması: Petrol akınca yeşil ışığı yakıyor. Bu durum, 2014’ten bu yana Ukrayna’ya karşı düşmanca ve AB içinde sadakatsiz bir tutum izlediği gerçeğini değiştirmiyor. Ancak şu da bir gerçek: Kiev çıkarlarını hayli sert bir şekilde, bazen de ortak olarak kazanması daha iyi olacak ülkelere bile dayatıyor. Zelenskiy’nin her yaptığına da göz yumulmamalı.”
AB olan biteni usulca izledi
AB’nin Kiev’den boru hattındaki hasar için kanıt talep etmesi gerekirdi, diyor Pravda:
“Viktor Orbán, Ukrayna’ya yönelik 90 milyar avroluk AB kredisini bloke etmişti. Bunun üzerine AB devlet ve hükümet liderleri Budapeşte’ye öfkelendiler, Orbán’ı kınadılar, ancak Zelenskiy’den boru hattındaki hasara dair kanıtları istemediler. Olgulara dayalı bir toplumda bunun doğal karşılanması gerekse de öyle olmadı. ... Drujba etrafında dönen bu koca ‘savaş’ta asıl mesele neydi? Putin’i cezalandırmak mı, Orbán’ı yenmek mi? İkisi de değil. Zelenskiy yalnızca kimin söz sahibi olduğunu gösterdi. AB liderleri de itaat edip izledi.”