Fransa: Mélenchon cumhurbaşkanı olmak istiyor
Jean-Luc Mélenchon, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylığını açıkladı. Sol popülist La France Insoumise partisinin kurucularından olan siyasetçi, böylece 2012, 2017 ve 2022’den sonra dördüncü kez yarışa katılacak. Basın, Mélenchon’un şansını ve aşırı sağcı Rassemblement National karşısındaki başarı potansiyelini irdeliyor.
Demokratları birleştirecek figür nerede?
El País’e göre Mélenchon’un adaylığı Avrupa için iyi bir haber değil:
“Avrupa’daki siyasi mücadelede [Marine] Le Pen ya da [Jordan] Bardella’nın elde edeceği bir zafer, dengeleri aşırı sağ lehine değiştirir. Fransa, atom bombasına sahip tek ülke ve Almanya ile birlikte öteden beri entegrasyonun itici gücü. ... Solun, merkezin ve geleneksel sağın bölünmüşlüğü nedeniyle, olası bir ikinci turda Le Pen veya Bardella, Avrupa şüphecisi solun lideri Jean-Luc Mélenchon ile karşı karşıya gelebilir. Anketlere göre bu senaryoda aşırı sağın kazanması muhtemel. Tüm demokratları birleştirebilecek bir figür hâlâ çıkmadı.”
Sol şansını heba ediyor
Politis, Fransa’daki sol partilerin ortak bir cumhurbaşkanı adayı belirlemeyi başaramamasını üzücü buluyor:
“Herkes kendi alanını, kendi aygıtını, kendi meşruiyetini korumak istiyor. Sonuç, aşırı sağın önünü açan organize bir bölünmüşlük. Hakikat anı gelip çattı. Sol ya pratikleri, lider figürleri ve karar alma süreçleri bakımından kendini köklü bir şekilde yeniden yaratmaya hazır hale gelecek ya da 2027’de aşırı sağın iktidarı devralmasını aciz bir şekilde izlemeye kendini mahkûm edecek.”
Seçimin sonucunu uçlar belirleyecek
Frankfurter Allgemeine Zeitung’un Paris muhabiri Michaela Wiegel, Mélenchon’un başlangıç pozisyonunun en azından 2022’den iyi olduğuna inanıyor:
“Merkez sağ cephesi bölünmüş durumda ve (henüz) bir aday üzerinde uzlaşabilmiş değil. Sosyalistler, Komünistler ve Yeşiller ortak aday çıkarmaktan oldukça uzak. ... Mart ayındaki yerel seçim sonuçları, sol seçmenin önemli bir bölümünün Mélenchon’un yeniden paylaşım ve kapitalizm eleştirisine dair radikal tezlerine heyecan duyabildiğini gösterdi. Neredeyse hiç gizlemediği İsrail nefretiyle birleştirdiği Filistin yanlısı tutumu, göçmen oranının yüksek olduğu seçim bölgelerinde insanları yeniden sandık başına çekti. Mélenchon’un radikal sistem eleştirisi, sonucun uçlarda belirleneceği bir seçim kampanyasının fitilini ateşledi.”
Hani nerede halk devrimi?
L’Obs, Mélenchon’un adaylığının “yeni Fransa” vaadiyle katiyen örtüşmediği eleştirisinde bulunuyor:
“La France insoumise kendisini uyanık bir halkın demokrasi laboratuvarı olarak görüyor. ... Ancak en kritik anda parti, adayın gerçek bir tartışma yaşanmadan kendini kabul ettirdiği dikey bir aygıt gibi işliyor. ... Halkın olmadığı bir ‘halk devrimi’. Aslında Mélenchon belki de yeni Fransa’nın adayı olmaktan ziyade, eski Fransa’nın son büyük aktörüdür. Parti okullarında yetişmiş bir hatip, klasik Cumhuriyetçi kültürle yoğrulmuş bir stratejist, eski usul siyaset uzmanı - otoriter dil, güçlü kişi kültü, liderin merkezi rolü.”