Ankara Zirvesi'nin ardından: NATO yeniden birlik mi oluyor?
NATO üyesi devletler, Ankara’da düzenlenen zirvenin kapanışında birlik görüntüsü sergiledi. Sonuç bildirgesinde, Avrupa ve Kanada’nın bundan böyle savunmada daha büyük sorumluluklar üstleneceği ifade edildi. Silah sanayiine ve üye ülkelerin silahlı kuvvetlerinin modernizasyonuna devasa yatırımlar yapılması öngörülüyor. Ayrıca, Ukrayna’ya iki yıl içinde 140 milyar avro askeri yardım sağlanması vadedildi. Basın zirvenin bilançosunu çıkarıyor.
Siyasi engellere rağmen uzlaşıldı
Siyaset bilimci Linas Kojala, Delfi’de şu yorumu yapıyor:
“Ankara’daki NATO Zirvesi, günümüzde artık hiçbir şekilde olağan sayılmayan bir sonuçla tamamlandı: uzlaşı. Bu, ittifak içinde gerilimlerin sona erdiği anlamına gelmiyor. ... Siyasi ortam hâlâ inişli çıkışlı, hatta zaman zaman kaotik. Ancak verilen en önemli mesaj şu: Tüm çalkantılara rağmen NATO yola devam ediyor. ABD’nin sonuç bildirgesine attığı imza, ittifak içinde sorumluluklar yer değiştirse de Amerikalıların hiçbir şekilde bütünüyle geri çekilmek istemediklerinin göstergesi. ... ‘NATO’nun öldüğü’ yönündeki öngörüler açıkça abartılı.”
Güven sarsılalı çok oldu
Handelsblatt’a göre ise NATO’dan geriye pek bir şey kalmamış durumda:
“Beyaz Saray’daki öfkeli adam, transatlantik ortaklarına yönelik küçümsemesini yine gizlemedi - Avrupalıların onu yatıştırmaya yönelik tüm çabalarına rağmen. ... Atlantik’in bu yakasında kimse Amerikalıların ittifak taahhüdüne güvenemiyorken, aslında Batılı savunma ittifakından geriye artık ne kaldığı sorusu gündeme geliyor. 5. Madde uyarınca karşılıklı yardım yükümlülüğü, NATO Antlaşması’nda yazılı bir paragraftan ziyade değer ortaklarının geçmişte birbirlerine duyduğu güvene dayanan narin bir çiçeğe benziyor. Ancak bu güven sarsılalı çok oldu.”
Trump Avrupa'yı güçlendiriyor
El Mundo gayet memnun:
“Ankara Zirvesi büyük ölçüde olumlu bir tabloyla sonuçlandı. Donald Trump’ın defalarca ABD’yi transatlantik ittifaktan çekme tehdidinde bulunduğu bir dönemde, siyasi birlik en azından şimdilik korunabildi. Avrupa için en önemli kazanım, en büyük hamisi onu yüzüstü bırakmadan ve varoluşsal Rusya tehdidiyle tek başına karşı karşıya kalmadan silahlanmasını sürdürmek için zaman kazanması. ... Trump sürekli bir belirsizlik kaynağı ve öyle de kalacak. Dolayısıyla Avrupa, paradoksal bir şekilde Trump’ın önünü açtığı siyasi birlik ve savunma alanında özerklik yolunda daha kararlı ve daha hızlı ilerlemeye mecbur.”
Silahlanma meraklıları ittifakı
Avvenire yeni bir militarizasyon çılgınlığından şikâyet ediyor:
“Bunun simgesi de NATO Genel Sekreteri Mark Rutte. Donald Trump İran’a yönelik yeni bombardımanları sahiplenirken, Rutte göstere göstere başını salladı. Milyarder Trump ittifakın bir üyesi olmasına rağmen İspanya’ya saldırırken, onaylarcasına gülümsedi. Ancak hepsinden önemlisi, trilyonlarca dolarlık silah siparişlerinden neredeyse çocuksu bir heyecanla söz etti. Bayıla bayıla yeni nesil mühimmatları, insansız hava araçlarını, fırkateynleri, füzeleri anlattı. … Ancak Rutte, artık neredeyse hiç dizginlenemeyen bir fanatizm türünün yalnızca buzdağının görünen kısmı. AB kurumlarının yöneticileri de ondan geri kalmıyor. ... Sanki meselenin ve içinde bulunduğumuz tarihsel evrenin ciddiyetine dair farkındalık büyük ölçüde yitirilmiş gibi.”
Türkiye'nin önünde sayısız fırsat var
Milliyet’e göre Ankara Zirvesi’nin ev sahibi açısından asıl kazanımı diplomatik değil, ekonomik alanda:
“Çünkü yeni neo-merkantalist dönemde güvenlik ve ekonomi birbirinden ayrılmıyor. Savunma sanayii, teknoloji, enerji, yapay zekâ ve tedarik zincirleri artık birlikte değerlendiriliyor. Türkiye bu dönüşümü doğru okuyup jeopolitik avantajını yüksek teknoloji üreten, ihracatını artıran ve küresel değer zincirlerinde daha yukarı çıkan bir ekonomik modele dönüştürebilirse, bu zirvenin en kalıcı kazanımı diplomatik değil, ekonomik olacaktır.”
Zelenskiy çok şey kazandı
Ukrayna NATO zirvesinde büyük puan topladı, diyor Corriere della Sera:
“Daha bir buçuk yıl önce Volodimir Zelenskiy, Beyaz Saray’da Donald Trump ve JD Vance tarafından aşağılanmıştı. ... Ukrayna halkı, silahlı kuvvetleri ve teknolojik yaratıcılığı, güçler dengesini değiştirdi - bu dengenin ise Trump üzerinde her zaman belirleyici bir etkisi olmuştur. Daha evvel Pentagon, Ukrayna’nın bir kaynak olabileceğini fark etmiş ve insansız hava araçları sektöründe bilgi birikimini güvenceye almak için Kiev’in müşterisi olmuştu…. Trump Ankara’da, Ukrayna’nın kendi ülkesinde Patriot uçaksavar füzeleri üretmesine olanak tanıyan bir lisans verilmesi ihtimalini gündeme getirecek kadar ileri gitti. … İşte bu, kayda değer bir iadeiitibar hamlesidir.”