Avrupa’daki göç tartışması nereye varacak?
Ceuta krizi bitti ama göç politikası Avrupa siyasetini karıştırmayı sürdürüyor. Şimdi de İtalya ve Danimarka başbakanları Giorgia Meloni ve Mette Frederiksen, birlikte yaptıkları açıklamada kontrolsüz göçün sonuçlarına karşı uyarılarda bulundu. İkili, daha katı bir tutumdan yana olduklarını ifade etti. Avrupa medyası, göçmenlere yönelik yaklaşımda oluşan yeni siyasi fay hatlarına dikkat çekiyor.
Tuhaf bir ittifak
La Stampa, Meloni ve Frederiksen’in siyasi cepheleşmelerin ötesine geçen alışılmadık bir dayanışma sergilediği yorumunda bulunuyor:
“Bu tuhaf ikilinin yaptıkları, göç konusuna yaklaşımın öteden beri sağı ve solu birbirinden ayıran Avrupa arenasında emsali görülmemiş bir durum. ... Bugüne değin, ‘yasadışı göçmenlere sempati duyan sol’ polemiklerinden vazgeçen muhafazakâr bir siyasetçi ya da yakınlaşma ihtimalini yoklamak amacıyla ‘yabancı düşmanı sağ’ karşısında silahlarını bırakan ilerici bir isim hiç görülmemişti. Belki de bu yalnızca bir oportünizm, Ceuta sonrası oluşan karmaşadan kurtulmak üzere başvurulan bir taktiktir. Her ne olursa olsun: İki cephede de ortalığın karışacağı kesin.”
Değerler ikinci sırada
Siyaset bilimci Bernardo Ivo Cruz ise Diário de Notícias’ta Avrupa hükümetlerinin göç politikasında bir ortak paydadan yoksun olduğunu yazıyor:
“Pek çok hükümet, dengeli her tutumun popülist partilerce seçimlerde istismar edilebileceği endişesi duyuyor. Kimileri üsluplarını sertleştirirken, diğerleri meseleden tamamen kaçınıyor. Ancak popülizm ve onun basitleştirici çözümleri her şeyi açıklamıyor. Üye devletler arasında yetki paylaşımı, geri gönderme mekanizmaları, entegrasyon modelleri ve ortak göç politikasının finansmanı konusunda derin görüş ayrılıkları eskisi gibi sürüyor. Ortaya ise değerlerden ya da rasyonaliteden ziyade aciliyetin ve korkunun damgasını vurduğu bir tartışma çıkıyor.”
Göç Paktı’nın etkisi
Almanya Federal Hükümeti, yeni AB Göç Paktı kapsamında göçmenleri İtalya ve Yunanistan’a geri göndermek istiyor. Avvenire, sığınmacıların siyaseye alet edildiğini söylüyor:
“Yollarına [diğer AB ülkelerine doğru] devam ederlerse, yetkililerin onları geri gönderme hakkı var - tavlada taş kırıyormuşçasına. Meloni hükümetinin fikir babalığını üstlendiği 2024 tarihli Yeni Göç ve İltica Paktı, bu ilkeyi daha da katılaştırdı. Şimdi Şansölye Merz de -aşırı sağcı AfD’nin baskısıyla ve seçimlerin yaklaşmasıyla- bundan siyasi çıkar sağlamak istiyor.”
Avrupa’nın ikiyüzlülüğü
Neue Zürcher Zeitung, İspanya’nın Ceuta’daki göçmenlere yönelik eylemlerine sessiz kalınmasını eleştiriyor:
“İnsanlar Sánchez’in tutumundan apaçık memnuniyet duyuyor - Merkel örneğini izleyip göçmenlere kucak açmış olsaydı, Ceuta’da yaşanacak kaosu düşünmek dahi istemezdik. Bazı sivil toplum kuruluşları hâlâ haklı olarak, burada muhtemelen AB hukukunun ve uluslararası hukukun ihlal edildiğine dikkat çekiyor. Medyada bu sesler neredeyse hiç duyulmuyor. Geri itmelerin başarısı gizleniyor, çünkü bunların resmi Avrupa göç politikasında yeri olmasın isteniyor. Bu ikiyüzlüce ve yanlış; zira göç krizine çözüm yollarına bakmamızı engelliyor.”