Saksonya-Anhalt seçimlerinden ne gibi sonuçlar çıkabilir?
6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’ta yeni eyalet meclisi seçimleri yapılacak. AfD anketlerde aylardır yüzde 40’ın üzerinde seyrederken, CDU’nun bariz kayıplar yaşayacağı öngörülüyor. Yorumcular, seçim sonuçlarının eyalet, federal hükümet ve Avrupa için doğurabileceği sonuçları tartışıyor.
Avrupa için tehlike
AfD’nin Saksonya-Anhalt’ta kazanması Almanya’yı ve Avrupa’yı istikrarsızlaştırır, diye uyarıyor La Stampa:
“Almanya’dan fazlası söz konusu. Almanya’nın güçlü olması, Avrupa’nın istikrarı için gerekli bir önkoşul. Berlin sanayisini, güvenliğini ve demokratik uyumunu kaybederse, Avrupa da ekonomik ağırlığını ve stratejik özerkliğini yitirir. Güçlü bir Avrupa’nın güçlü bir Almanya’ya ihtiyacı var. Almanya her ne kadar Fransa’nın askeri ve nükleer gücü ile Polonya’nın stratejik konumundan yoksun olsa da bunları Avrupa’nın siyasi eylem kapasitesine dönüştürmek için gereken sanayi ve finans gücüne sahip.”
Geleneksel partiler Doğu Almanya'yı kaybetti
Český rozhlas’ın eski Almanya muhabiri Pavel Polák, şu değerlendirmede bulunuyor:
“AfD’nin doğuda elde ettiği başarı, diğerlerinin yanı sıra bu partinin yıllar içinde biriken hayal kırıklıklarını -özellikle de Batı tarafından görmezden gelinme ve vesayet altında tutulma hissini, kötü ekonomik koşulları ve üstesinden gelinemeyen göç meselesini- sahiplenmesine dayanıyor. AfD, her şeyin kelimenin tam anlamıyla kötüye gittiği ve yıllardır iktidar olan partilerin buna karşı hiçbir şey yapmadığı yönündeki giderek güçlenen duyguyu yakaladı. ... Ancak geleneksel demokratik partilerin, iktidarda geçen otuz yılı aşkın sürenin ardından Doğu Almanya’yı fiilen kaybettikleri de tartışmasız bir gerçek.”
Ekonomi daha da zarar görecek
Süddeutsche Zeitung, mevcut ekonomik durum aslında AfD’ye oy verilmemesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor, diyor:
“Çünkü AfD, refah ve istihdam açısından da her şeyi çok daha kötü hale getirirdi. ... ‘Daha fazla milliyetçilik’, ihracata dayalı Almanya’nın ihtiyaç duyduğu şeyin tam tersi. ABD ve Çin ile durum daha da zorlaşmışken, Almanya’nın tam da şu sıralar olabildiğince çok yeni ticaret ortağı edinmesi gerekiyor. ‘İçten yanmalı motora geri dönüş’, tam da elektrikli otomobillere geçişi kaçırdığı için krize sürüklenen Alman otomotiv sanayiine vurulacak son darbe olur. ... Sağ popülistlerin iktidara gelmesi halinde Almanların durumunun ne kadar daha kötüleşeceği üzerine çok daha kapsamlı ve yoğun bir tartışmaya ihtiyaç var.”
Siegmund’un zaferi Merz için de sonuçlar doğurabilir
The Spectator'a göre AfD’nin seçim zaferinin Saksonya-Anhalt’tan ziyade Berlin’de deprem etkisi yaratması muhtemel:
“Siegmund kazanırsa iki sert gerçekle karşı karşıya kalacak. Birincisi, AfD’nin vaatlerini hayata geçirmek için para yok ve ikincisi, Almanya’daki eyalet başbakanlarının yetkileri sınırlı. ... Ucuz Rus doğalgazı ithal etmek ve Kuzey Akımı boru hattını yeniden işletmeye açmak mı? Bu Berlin’in ya da AB’nin karar vereceği bir konu. Göçmenleri kapı dışarı etmek mi? AfD, Saksonya-Anhalt’taki göçmenlerin hayatını zorlaştırabilse de bu da Berlin veya Brüksel’in yetki alanında. ... AfD kazanırsa, etkileri Berlin’de Saksonya-Anhalt’takinden daha büyük olabilir. ... Bu da Merz’e karşı bir saray isyanı tehlikesini artırır.”
Almanya kritik kavşakta
Almanya ya sağa ya da sola kayacak, diyor Trud:
“CDU devasa bir sorunla karşı karşıya, çünkü Saksonya-Anhalt için seçenekleri ya AfD’nin yönetmesine izin vermek ya da radikal solla koalisyonlar kurarak kendini tamamen manasız kılmak. Federal düzeyde de durum aşağı yukarı aynı. CDU’nun halihazırda iktidarda kalabilmek için Sosyal Demokratlara yaranmaya çalışması gibi, ülkeyi yönetmeye devam etmek istiyorsa da radikal solla işbirliği yapması gerekecek. Ya da Merkel’in aşırı sağ karşıtı politikasını [güvenlik duvarı] sonlandırmaya karar verecek.”