Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden çekilecek mi?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, geçtiğimiz hafta Türkiye’yi bir kez daha mahkûm ederek 2017’den beri cezaevinde bulunan kültür destekçisi Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını talep etti. Ankara, bu konuda daha önce verilmiş kararları hiçbir zaman uygulamamıştı. Şimdi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevresinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden çıkılması dahi dile getirildi.

Tüm alıntıları göster/kapat
Birgün (TR) /

Hukuk devletleri kararlarını seçerek uygulayamaz

Birgün Gazetesi, alınan kararların gerçekten uygulanacağından artık kimsenin emin olamaması halinde hukuk devletinin yalnızca bir görüntüden ibaret kalacağı uyarısında bulunuyor:

“Bir devlet, kendi taraf olduğu uluslararası sözleşmenin bağlayıcı kararlarını uygulamıyorsa, hukuk devleti iddiasını hangi zeminde sürdürebilir? Bir siyasal iktidar hoşuna gitmeyen kararlarla karşılaştığında mahkemeyi mi değiştirecek, yoksa hukuka mı uyacak? Bir uluslararası mahkemenin kararını beğenmediğimizde sözleşmeden çıkmak, hukuk devletinin hangi ilkesine sığar? ... Çünkü hukuk devletinin ölçüsü, siyasal iktidarın kendi lehine verilen kararları ne kadar sevdiği değildir. Siyasal iktidarın aleyhine verilen kararlara uyup uymadığıdır.”

Cumhuriyet (TR) /

Ankara Avrupa ile son bağını da koparıyor

Cumhuriyet, Strazburg ile kopuşun tek bir karara verilen tepkiden ziyade bir planın yansıması olduğunu belirtiyor:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin işadamı Osman Kavala'nın yaklaşık on yıldır tutuklu olmasını hukuka aykırı bulmasına ve tahliye kararı vermesine yönelik AKP hükümetinden gelen tepkiler, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerini yeniden tartışma konusu haline getirdi. ... AKP hükümetinin Avrupa ile bağlarını hem siyasi hem de kültürel açıdan kopartıyor olması sistematik ve planlı bir stratejidir. AKP'nin amacı Türkiye'yi Avrupa'dan uzaklaştırıp Ortadoğu'ya bağlamaktır. Çünkü demokrasi, düşünceyi ifade ve yayınlama özgürlüğü, serbest seçimler, insan hakları, bağımsız yargı, hukuk devleti, laiklik gibi değerlerin geçerli olduğu bir düzende AKP'nin iktidarda kalması olanaksızdır.”