Rusya: Putin’in partisi Duma’da yine bir numara
Seçim komisyonuna göre oyların yüzde 58’ini alan Birleşik Rusya partisi, Rusya’daki parlamento seçimlerinden açık bir zaferle çıktı. Ancak doğrudan kazanılan vekillikler dolayısıyla, Kremlin’in partisi Duma’daki 450 sandalyeden yaklaşık 350’sini alabildi. Geri kalan sandalyeler yine Kremlin’e sadık dört partiye giderken, gerçek muhalif güçlerin seçime katılmasına izin verilmedi.
Savaşa alternatifsiz bağlılık beyanı
Süddeutsche Zeitung, seçim sonucunun aynı zamanda Kremlin’in savaş politikasını sürdürmesi için verilmiş bir açık çek olduğunu vurguluyor:
“Demokrasilerden farklı olarak Rusya’da halk sandıkta hükümete ders vermiyor; aksine, devlet halka ders veriyor. Verilen mesaj da şu: Kremlin duruma hâkim. Bundan şüphe duyanlara, birkaç yılda bir düzenlenen seçim ritüeliyle şüphelerinde bir başlarına oldukları ve çoğunluğun rejime sıkı sıkıya inandığı hatırlatılıyor. ... Dolayısıyla, mutlak çoğunluğun her şeyden önce şu olması amaçlanıyor: halkın savaşa bağlılık beyanı. Oy pusulasında başka hiçbir seçenek yer almasa da bunun bedelini sonunda yine halk ödüyor.”
Herkes aynı hizada
Siyaset bilimci Alexander Shmelev, Facebook’ta Rusya’daki siyasal sistemi tam bir tektipleşme olarak tasvir ediyor:
“Bundan böyle ülkede kamuoyuna mal olmuş tüm kişiler, tek tip bir zihniyetle Vladimir Putin’in tüm kararlarını, ‘geleneksel değerleri’, toplumsal ‘bağları’, savaşı, Batı’yla çatışmayı vs. desteklemek zorunda. Bu meselelerde herhangi bir sapma söz konusu olamaz. ... Bu modelde ‘seçimler’, asıl amacı ulusun mutlak birliğini yeniden vurgulamak olan sembolik bir ritüele dönüşmüş durumda. Bunların ‘sonuçları’ önceden belirlenir ve onaylanır. Sürprizlere yer yoktur.”
Ruslar istikrarı tercih etti
Kremlin’e yakın Kommersant’a göre seçimler, zorlu koşullara rağmen toplumdaki sürekliliğin göstergesi:
“Rus yurttaşlarının tercihleri, ülkedeki koşulların bu süre içinde köklü biçimde değişmesine rağmen, son beş yılda genel olarak neredeyse hiç değişmedi. Bu da muhtemelen 2026 Duma seçimlerinin en büyük sürprizi. Zira seçimler, siyasi atmosferin keskin biçimde radikalleşmesinin yanı sıra -tam tersine- siyasi ilgisizlikte belirgin bir artışa da yol açabilirdi. Ancak son derece istikrarsız dış ve iç koşullar altında Ruslar istikrarı tercih etti.”
Yeni bir seferberliğin işaretleri
Delfi uyarıyor:
“Vladimir Putin, iktidardaki partisinin zaferini halkın hem bizzat kendisine hem de savaşa ve Avrupa’ya karşı giderek daha çatışmacı bir hal alan tutuma verdiği destek olarak sunuyor. Aynı zamanda seçimlerle birlikte, bugüne dek halkın sevmediği kararları almayı zorlaştırabilen ya da önleyebilen iç siyasi fren mekanizması da ortadan kalkıyor. Bu nedenle hem Ukrayna’da hem de Rus muhalefeti ve Batılı düşünce kuruluşları nezdinde seferberlik ilan edilmesi bekleniyor. ... Avrupa’da şu an için konvansiyonel geniş çaplı bir saldırıdan endişe duyulmuyor. Ancak Batılı istihbarat servislerinin bulguları ve Rusya’nın bugüne kadarki tutumu, Kremlin’in gölge savaş yöntemleriyle NATO’yu sınamaya hazırlanabileceğine işaret ediyor.”
Yaşam boyu başkan mı?
The Times, Putin’in elde ettiği ezici çoğunlukla, iktidarını kalıcı biçimde güvence altına almak için artık çok daha geniş bir hareket alanına sahip olduğunu yazıyor:
“Devlet Başkanı’nın müttefikleri artık başka bir tartışmaya gerek kalmadan olağanüstü hal yetkilerini ve sıkıyönetimi ilan edebilir, sınırları değiştirebilir, halkoylamalarına ilişkin kuralları yeniden düzenleyebilir, devlet bütçelerini hızlandırılmış bir usulle kabul edebilir, savunma harcamalarını artırabilir ve savaş zamanında ekonomik denetimleri genişletebilir. Parlamentodaki muhalefet, ulusal güvenlik ve dış politika meselelerinde zaten blok halinde Putin’le aynı yönde oy kullandığından, bu seçim otokratik bir göz boyama gibi görünebilir. Ancak asıl belirleyici olan, bu zaferin Devlet Başkan’ına iktidarını sonsuza dek sürdürüp sürdürmeyeceğine kendisinin karar verme esnekliği tanımasıdır.”