Rusya yaptırımları: AB iki oligarkı listeden çıkardı

AB, yaklaşık 3.000 kişi ve kuruluşa yönelik Rusya yaptırımlarını üç yıl daha uzatma konusunda son dakikada uzlaştı. Ancak, Fransa ve Slovakya’nın girişimiyle Alişer Usmanov ve Mihail Fridman adlı iki oligark listeden çıkarıldı. Avrupa basını bu karara hiç de anlayışlı yaklaşmıyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
De Volkskrant (NL) /

Başına buyruk hareket edenler kararlı tutumu baltalıyor

De Volkskrant, Avrupa’nın birliği denen şeyin fazla kırılgan olmasından yakınıyor:

“Viktor Orbán ortadan kaybolduğundan beri -korkak Belçikalılardan bencil Yunanlara ve Slovakya Başbakanı Robert Fico gibi düpedüz Putin yandaşlarına kadar- Avrupa’nın kıtadaki büyük savaşı kışkırtanlara karşı sergilediği iddia edilen kararlı tutumun zaman zaman çok sarsak ve kırılgan olduğunu gösteren başkaları çıktı. Bunda, pek çok Avrupalının ileride izlenecek yol konusunda giderek daha az hemfikir olması da rol oynuyor. ... Bu daha ziyade, Putin’i Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta iyice vites büyütmeye teşvik edecek kör bir paniğe benziyor.”

Echo (RU) /

Yaptırımlar pazarlık konusu oldu

Hukukçu Anastasia Burakova, Echo tarafından alıntılanan bir Telegram paylaşımında Fridman ve Usmanov’a yönelik yaptırımların kaldırılmasını eleştiriyor:

“Kişisel yaptırımların amacı birilerini cezalandırmak değil, onları uluslararası saldırganlık eylemi gerçekleştiren bir ülkenin savaş makinesine, finansal dayanağına ve siyasi yönetimine verdikleri desteği kesmeye zorlamaktır. … Usmanov ve Fridman artık bu kriterleri karşılıyorlar mu? Hayır, eskiden ne yapıyorlarsa aynısına devam ediyorlar. Ve bu çok ama çok kötü bir karar - yaptırım aracının hukuki ve siyasi bir mesele olmaktan çıkıp sessiz sedasız bir pazarlık konusuna dönüştüğünü Kremlin’e ve çevresindeki kişilere gösteriyor.”

Postimees (EE) /

Macron Le Pen’den iyi değil

Postimees Genel Yayın Yönetmeni Sergei Metlev tepkili:

“Lüksemburg ve Slovakya’nın zayıf, çıkarcı ve ahlak anlayışları çarpık hükümetleri öngörülebilir hareket ediyor. Ancak Fransa, o büyük nükleer güç, Avrupa’nın birliğinin ve Ukrayna’ya verilen desteğin öncüsü neden bunu yapıyor? ... Böylesi bir tutum karşısında, olası bir cumhurbaşkanı olarak Marine Le Pen -savaştan önce Rusya’yı eleştirmekten dahi çekinen o Le Pen- yönetiminde bölgemizin çıkarları konusunda neredeyse hiç endişem kalmadı. Macron, konjonktürel ve kafa karıştırıcı bir emelin peşinden koşarak bu çıkarlara zaten zarar veriyor.”

La Stampa (IT) /

Paris Moskova’nın ekmeğine yağ sürüyor

La Stampa, Fransa’nın müttefiklerinin aleyhine hareket ettiği eleştirisinde bulunuyor:

“Bunun arkasında, Avrupa entegrasyonunun sözde savunucusu Fransa’nın ‘ulusal çıkarları’ gerekçesiyle fiilen Rusya’nın ekmeğine yağ sürdüğü sansasyonel bir casusluk hikâyesi gizli. Paris, Azerbaycan’ın Bakü kentinde tutuklanan iki Fransız vatandaşının serbest bırakılmasını kolaylaştırmak uğruna iki Rus milyarder için devreye girdi. Putin’e karşı son derece dostane bir tutum içindeki Bakü’nün iki Fransız ‘rehineyi’ serbest bırakması karşılığında, Paris de Avrupa’da [Usmanov ve Fridman] için uygulanan yaptırımların kaldırılmasını sağlamaya çalıştı. ... Fransa böylece Baltık devletlerinin direnişini boşa çıkardı. Büyüklükten ziyade küçüklüktür bu.”

Echo (RU) /

Para ilkelerden daha önemli

Muhalif siyasetçi Yuliya Navalnaya, Echo tarafından alıntılanan bir Telegram gönderisinde alaycı bir yorumda bulunuyor:

“Anlaşılan o ki savaşı destekleyip desteklemediğiniz ya da Putin’le dost mu yoksa düşman mı olduğunuz Avrupa için zerre önem taşımıyor. Nihayetinde hesaplarınızda ne kadar para yattığı belirleyici oluyor. Fakat Rusya’dan kaçtıysanız durum tamamen farklı: Size vize vermeyebilirler, hesap açmak istemeyebilirler ve yolunuza bir dizi engel çıkarabilirler. … Büyük siyasette paranın hâlâ ilkelerden daha önemli olduğunu ve sıradan insanların kaderinin öncelikler listesinin en altlarında yer aldığını bir kez daha hatırlattığı için AB’ye teşekkürler.”