ABD ara seçimleri: Başkan Trump’ı hezimet mi bekliyor?
ABD ara seçimlerine yalnızca birkaç gün kaldı: 3 Kasım’da Temsilciler Meclisi üyeleri ile Senato’nun üçte biri yeniden seçilecek. Anketlere göre Demokrat Parti’nin Kongre’nin iki kanadından birinde, hatta her ikisinde çoğunluğu elde etmesi ihtimal dışı değil. Bu gerçek olursa, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkeyi yönetmesi hayli zora girecek. Bu nedenle yorumcular seçimleri büyük bir heyecanla takip ediyor.
Partilerdeki muhalif sesleri göz ardı etmemeli
Konfront, Senato’da Demokratların sayısal çoğunluğa sahip olmasının henüz bir politika değişikliği anlamına gelmeyebileceği konusunda uyarıyor:
“Demokrat Parti Senato’da az farkla çoğunluğu sağlar ama bu çoğunluk parti içi bölünmeler nedeniyle yalnızca kâğıt üzerinde kalırsa, bunun sonuçları felaket olur. Şayet birileri parti çıkarlarının her şeyden üstün olduğunu ve bu yüzden böyle bir senaryonun gerçekleşemeyeceğini düşünüyorsa, mevcut Temsilciler Meclisi’ne dikkatle baksınlar. Son iki yılda Cumhuriyetçi Parti’nin kıl payı çoğunluğu, her ne kadar sorunsuz olmasa da yasa çıkarılmasına imkân tanıyabilirdi. Ancak bu durum, parti içindeki aşırı muhafazakâr güçlerin direnişi nedeniyle defalarca ve çarpıcı biçimde başarısızlığa uğradı.”
ABD'nin kalbi ihanete uğramış hissediyor
Revista 22’ye göre seçimin kaderini Ortabatı belirleyecek:
“Ekim ayında Trump bu eyaletlerde yoğun bir kampanya yürüttü. Bu sırada pek çok şey vadederken, politikasını esaslı biçimde değiştirmeye yanaşmadı. Aksine Trump, ABD ekonomisinin altın çağının çoktan başladığına ve herkesin bundan keyif duyduğuna inanıyor. Demokratlar ise mevcut gerçeklik karşısında bu tür açıklamaları memnuniyetle karşılıyor. Bu sözler onlara zafer için daha büyük şanslar sunuyor. Ortabatı seçmenlerinin Demokratlara olan sevgilerini yeniden keşfettiklerinden değil. Anketlerde birçoğu, Demokratlar iktidara gelse bile hiçbir şeyin değişmeyeceğini belirtiyor. Ancak seçmenler derin bir hayal kırıklığı içinde ve Cumhuriyetçiler, özellikle de Trump tarafından ihanete uğratılmış hissediyor.”
Ülkeyi zaten kararnamelerle yönetiyor
Amerika uzmanı Maksim Suçkov, Kommersant’ta Cumhuriyetçilerin olası yenilgisinin Trump için aşırı büyük bir felaket anlamına gelmeyeceğini yazıyor:
“Trump, elinin altında sadık bir Kongre varken dahi önemli kararları başkanlık kararnamesi denilen düzenlemelerle hayata geçirmeyi tercih ediyor: Ocak 2025’ten bu yana bu türden 290’ın üzerinde kararname çıkarmış. Kendisine karşı düşmanca tutum sergileyen bir Kongre varken ülkeyi yöneten Bill Clinton da benzer bir yol izlemiş, sekiz yıllık başkanlığı döneminde 364 başkanlık kararnamesine imza atmıştı. Başkanlar açısından siyaseten artı puan toplamak ve ‘burada ve şimdi’ etkinlik göstermek, politikanın sürekliliğinden daha önemli.”
Karnesi zayıf
Öt.hu internet portalına göre, Trump’ın vaatlerini hayata gerçirmesi konusunda olumlu bir şeyler söylemek zor:
“Başkan, önceki vaatlerinin aksine ABD ekonomisini gerçekten canlandırmadı, kamu borcunu düşürmedi, daha önce yurt dışına taşınmış olan Amerikan sanayiinin büyük bir kısmını ülkeye geri getirmedi ve hepsinden önemlisi de dünya barışını sağlamadı. Ayrıca, şatafatlı iddialarına rağmen Washington’daki büyük siyaset bataklığını da kurutmadı. ... Aksine Başkan Trump, öngörülemez ve çoğu zaman irrasyonel kararlarıyla Amerikan toplumundaki bölünmeyi ve iç siyasetteki krizi daha da derinleştirerek Washington’daki ‘bataklığın’ yeni hâkimi haline gelmiş görünüyor.”
Ara seçimler yangını körükleyecek
Siyaset bilimci Dominykas Kaminskas, ekonomi dergisi IQ’da ara seçimlerin Trump’ı daha da öngörülemez hale getirebileceği uyarısında bulunuyor:
“Demokrat Parti hem net bir vizyondan hem de öne çıkan lider şahsiyetlerden yoksun. ... Şu anda onları birleştiren tek gerçek şey Donald Trump karşıtlığı. ... Ara seçimler, nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın Trump’ın gücünü kısıtlamayacak. Aksine, akabinde üzerinde oluşacak ilave baskı ABD Başkanı’nı fazlasıyla kışkırtacak ve daha da agresif bir tutum sergilemeye sevk edecek. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde ABD Kongresi’nin desteğini güvenceye almak Litvanya ve Avrupa açısından kritik önemde.”
Demokrasi için kritik sınav
Siyaset bilimci Liudas Dapkus, Delfi’de yaptığı değerlendirmede Trump’ın muhtemel bir seçim yenilgisini kabul etmemesi durumunda tehlikeli bir tablonun ortaya çıkabileceğini belirtiyor:
“Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi’ndeki kontrolü kaybederse ne olacak? Bu Başkan, çalınmış oylardan, sahte seçim tutanaklarından ve seçim komisyonlarındaki komploculardan söz edebilecekken böyle bir seçim sonucunu nasıl kabul etsin? ... Dahası bu kez Başkan, yürütme aygıtının tamamına ve kendisine çok daha sadık bir siyasi çevreye sahip. ... Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, 1993’te parlamento ile yaşadığı çatışmayı tankların yardımıyla çözmüştü. ABD Başkanı’nın böyle yetkileri olmasa da siyasi kaos çıkarmanın başka yolları var.”
Avrupa’nın umudu Trump’ın frenlenmesi
Ilta-Sanomat’a göre Demokratların zaferi AB için arzu edilir bir sonuç olur:
“Son haftalarda Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i yeniden pohpohlarken Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi köşeye sıkıştırdı. ... Demokratların ara seçimlerde kazanacağı net bir zafer, partiye Trump’ın Ukrayna politikasını daha da fazla engelleme olanağı sağlayacaktır. Demokratların etkisi, Temsilciler Meclisi’ni, Senato’yu ya da her ikisini birden kazanmayı başarıp başaramayacaklarına bağlı. Ara seçimlere rağmen Trump başkan olarak ABD’nin dış politikasını belirlemeye devam edecek, ancak belli bir fren etkisinin oluşması dahi Ukrayna ve Avrupa için iyi bir haber sayılır.”