Devam eden gençlik protestoları nasıl değerlendirilmeli?

Hafta sonu çeşitli Avrupa ülkelerinde çoğunluğu gençlerden oluşan binlerce kişi, daha iyi eğitim, toplumsal yaşama katılım ve daha uygun yaşam koşulları talebiyle yeniden sokaklara çıktı. Barışçıl gösterilerle başlayan protestolar, Almanya ve Fransa’daki bazı kentlerde olduğu gibi yer yer şiddet olaylarına dönüştü. Yorumcular, dinmeyen öfkeyi ve bu öfkenin nedenlerini değerlendiriyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
taz, die tageszeitung (DE) /

Devir artık daha sert

Yaşanan taşkınlıklar taz’a göre gençlerin öfkesinin meşruiyetini ortadan kaldırmıyor:

“Hatta pek çok durumda yanan çöp konteynerleri, bu şiddet tartışmasının bir sonucu bile olabilir: Nasıl gösteri yapacaklarının kendilerine dikte edilmesine izin vermediklerini göstermek için verdikleri inatçı bir tepki. ... Umutsuzluk duygusuna karşı şimdi özgürleştirici bir karşı hareketin en azından ilk işaretlerinin görülmesi sevindirici. ... Devir daha sert hale geldi; medyanın ve siyasetin yalnızca küçük bir kesiminin bu harekete olumlu yaklaşacağı da şimdiden belli. Dünyanın geri kalanına bakıldığında, ‘Gen Z regelt’ [Z kuşağı halleder] hareketinin yine de bir şeyler başarabileceği görülüyor. Ancak bunun için hareketin baskı kurması ve bölünmeye geçit vermemesi gerekiyor.”

Le Figaro (FR) /

Özgürlük için, özgürlüğe karşı

Le Figaro, protestoların çoğunluğun özgürlüğünü tehlikeye attığı uyarısında bulunuyor:

“Bu öğrenci hareketi daha ilk günden itibaren gösteri hakkını yıkma arzusuyla birbirine karıştırdı. ... Öğrenme ve öğretme özgürlüğü, pek çok lise ve üniversite öğrencisi ile öğretmen için şimdiden uzak bir anıdan ibaret. Son derece küçük azınlık grupları, bu kritik haftaları öğrenmek, bağımsız düşünmek ve yaşamak için değerlendirmek isteyen büyük bir genç çoğunluğu engelliyor, sindiriyor ve tehdit ediyor. İfade özgürlüğü de her yandan saldırı altında. ... ‘[LFI partisi] Insoumis’nin düşmanlarına özgürlük yok’: Jean-Luc Mélenchon’un daha cumhurbaşkanlığı seçimleri gelmeden dayatmak istediği ilke bu. Tüm demokratlar buna direnmeli.”

France Inter (FR) /

Büyük bir tarihsel referans noktası

France Inter, bunun Mayıs 1968’deki gibi daha büyük bir hareketin ilk kıvılcımı olabileceği görüşünde:

“Tüm bu hareketler birbirinin aynısı değil belki ama hepsinin şüphesiz bir ortak noktası var: kuşağa özgü çok belirgin bir öfke. Gençler, sistemi sömürerek kendilerine kaygı verici bir gelecek -hatta çarpık bir toplum- bıraktıkları gerekçesiyle yaşlıları suçluyor. Bu noktada insanın aklına Greta Thunberg ile 2019’da başlayan Fridays for Future ya da 2011’de [İspanya’daki] kemer sıkma politikalarına karşı gelişen ‘Öfkeliler’ hareketi geliyor. Ancak en büyük tarihsel referans noktası Mayıs 1968. ... Bugün yaşananlar, dönem başka olsa ve üzerinden neredeyse 60 yıl geçmiş bulunsa da belki biraz o meşhur baharı anımsatıyor.”

Expresso (PT) /

Portekiz solu için bulunmaz fırsat

Expresso, polisin Porto ve Lizbon’daki protesto kamplarını dağıtmasının ardından şu değerlendirmede bulunuyor:

“Polis şiddeti, daha önce yönünü kaybetmiş, motivasyonunu yitirmiş ve çökmüş durumda olan tüm solu silkeledi; solcular nihayet yeniden pek çoklarının kendisini özdeşleştirebileceği, halka yakın bir zemin buldu. Yıllarca vaktini, azınlıkları harekete geçirse de geniş halk kesimlerinden seçmenlerin çok önemli bir bölümünü uzaklaştıran kültür ve kimlik kavgalarıyla boşa harcamıştı. Konut meselesi ise bunun tam tersi. Ekonomik, toplumsal ve kuşaklar arası bir mesele olarak tüm sınıfları ve seçmen gruplarını ilgilendiriyor. ... Polis şiddeti ve hükümetin kibri sokakları doldurdu.”