(© picture-alliance/dpa)

  Brexit

  96 yorum

Yetersiz gıda, ilaç ve benzin, gümrük kontrolleri ve kuyruklar, protestolar ve olaylar. Sunday Times'a sızdırılan gizli bir hükümet belgesi anlaşmasız Brexit'in olası korkunç sonuçlarını sıralıyor. Britanya Parlamentosu milletvekilleri, yaz tatilinin erken bitirilmesini istedi. Avrupa basınındaki köşe yazılarına endişe damgasını vurmuş.

Boris Johnson'ı başbakanlık görevine gelmesinden bu yana, anlaşmasız bir Brexit konusundaki ısrarı, İskoçya ve Kuzey İrlanda'da tepkiyle karşılanıyor. Öyle ki Kuzey İrlandalı Katolik ulusalcı parti Sinn Féin, Kuzey İrlanda'nın AB'de kalabilmesi için İrlanda'yla yeniden birleşme fikrini bile gündeme getirdi. İrlandalı yorumcular yeni bir devletin kurulduğunu şimdiden görüyor.

Büyük Britanya'nın AB'den çıkış tarihine üç aydan kısa süre kaldı. Her geçen günle beraber gözlemcilerin, 31 ekimde anlaşmasız Brexit'in engellenebileceğine ilişkin umutları daha çok sönüyor. Başbakan Johnson, çıkış anlaşmasından Backstop'un çıkarılmasını istiyor, AB Komisyonu ise bunu reddediyor.

Britanyalı milletvekilleri, büyük olasılıkla yeni başbakanları olacak ve parlamentonun karşı çıktığı anlaşmasız Brexit'e göz kırpan Boris Johnson'ın planlarını suya düşürdü. Vekiller parlamentonun, 31 Ekimde planlanan Brexit'le ilgili zorunlu bir tatile girilmesini zorlaştırmak yönünde oy kullandı. Doğru bir hamle mi?

Britanya başbakanlığı için şansı en yüksek aday Boris Johnson, medyada yer alan haberlere göre sevgilisiyle büyük bir kavga yaşadı. Sesler karşısında endişelenen komşuların aradığı polis müdahale edilecek bir durum görmedi. Dışişleri eski bakanının özel hayatının kamuda tartışılıp tartışılmaması konusunda köşe yazarlarının fikirleri farklı.

Muhafazakar Parti'nin genel başkanlığı ve başbakanlık için yarışan Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt'ın iki turlu seçimdeki rakibi Boris Johnson. Son söz parti üyelerinin; temmuz ayı sonunda yapılacak referandumda sonuç belli olacak. On aday Theresa May'in ardılı olmak için yarışmıştı. İkinci turda Brexit şahini Boris Johnson favori; ancak kimi köşe yazarları Hunt'ın da şansı olduğuna inanıyor.

Büyük Britanya Başbakanı Theresa May parti başkanlığını 7 Haziranda bırakacağını açıkladı. Böylece başbakan olarak da sayılı günleri kaldığı söylenebilir. May bu kararından önce Brexit anlaşması için aradığı desteği yine bulamamıştı. Genel başkanlığını yaptığı Muhafazakar Parti, Avrupa seçimlerinde kötü sonuç aldı. Avrupa basını May'in sorumluluğunu tartışıyor.

Büyük Britanya'da yapılan yerel seçimlerde en büyük iki parti olan Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi büyük kayıplar yaşadı. Brexit'i engellemek isteyen Liberal Demokratlar ise oylarını arttırdı. Başbakan May seçim sonucunu, büyük partilere verilen, Brexit konusunda artık ilerleme gerektiği mesajı olarak yorumladı. Bazı yorumcular bu görüşü paylaşmıyor.

Britanyalıların AB seçimlerine katılmaları ihtimali giderek güçleniyor. Zira ufukta, AB'den düzenli çıkış için herhangi bir mutabakat görülmüyor. Anketlere göre -en ateşli Brexit taraftarlarından olan- Nigel Farage'ın yeni kurulan Brexit Partisi epey oy alabilir. Brexit karşıtları buna rağmen başarılı olabilecek mi?

AB üye ülkeleri, Büyük Britanya'nın talebi üzerine Brexit'i ekim ayı sonuna ertelemeyi kabul etti. Üyelerin çoğu süreyi yıl sonuna kadar uzatmak isterken, Paris yönetimi AB'nin çalışmasının daha fazla engellenmemesi için mümkün olduğunca kısa bir mühlet istedi. Derin bir nefes alabilir miyiz, yoksa Brexit dramı sadece gereksizce uzatılmış mı oldu?

AB devlet ve hükümet başkanlarının çarşamba günü (bugün) Brexit'in ertelenmesini büyük bir olasılıkla kabul etmeleri bekleniyor. Bir karar taslağına göre, Britanya'nın bu durumda Avrupa seçimlerine katılması ve ayrılığa kadar 'yapıcı' ve 'sorumluluk bilinciyle' davranması öngörülüyor. Britanya'nın Avrupa seçimlerine katılmasının iyi bir fikir olduğu konusunda köşe yazarları hemfikir değil.

Theresa May AB'den Brexit'in 30 Hazirana kadar ertelenmesini istedi. Avam Kamarası bunun öncesinde, hükümeti yeni bir ertelemeye mecbur bırakan bir yasa geçirmişti. Başbakan May, İşçi Partisi lideri Corbyn'le birlikte Britanya'yı AB'ye, belki de şimdiye kadarki önerilerden çok daha yakınlaştıracak yeni bir Brexit versiyonu hazırlamak istiyor. Masada hangi seçenekler var?

Avam Kamarası'nın cuma günü May'in Brexit anlaşmasını üçüncü kez reddetmesinin ardından, 12 Nisanda Britanya'nın anlaşmasız olarak AB'den ayrılması tehlikesi kapıya dayanmış durumda. Bir başka seçenekse yeni bir referandum ya da May'in anlaşmasının kabul edilmesi. Köşe yazarları hangi senaryonun daha olası olduğunu tartışıyor.

Allah'ın hakkı üç mü? Avam Kamarası cuma günü öğleden sonra Başbakan May'in müzakere ettiği Brexit anlaşmasını bir kez daha oylayacak. AB'yle gelecekteki ilişkiler konusu anlaşma dışında bırakıldığı için, parlamento başkanı üçüncü bir oylamaya izin verdi. Bu oylamanın da başarısız olmaması için May yakın zamanda istifa etmeyi önerdi. Köşe yazarları, bu taktiğin işe yarayacağından emin değil.

Muhafazakar Britanya medyası Başbakan May'e karşı harekete geçti. The Sun, "Zaman doldu, Theresa," manşetiyle çıktı. Brexit şahini Johnson The Telegraph'ta, May'i Brexit konusunda korkak bir tavşana benzetti. Öte yandan May'in bakanlar kurulu tarafından istifaya zorlanabileceği söylentileri var. Kimi köşe yazarları gelişmelerle hemfikirken, diğerleri May'in bonservis bedeli karşısında uyarıyor.

AB'nin 27 üyesi, Brexit'in ertelenmesini onayladı. Ancak Theresa May'in istediği gibi üç aylığına değil, sadece 2 haftalığına. Britanya Parlamentosu önümüzdeki hafta ayrılık anlaşmasını üçüncü kez oylayacak. Anlaşma kabul edilirse AB ertelemeyi Avrupa seçimlerine kadar bir kez daha uzatacak. Bu durum basında, ya hep ya hiç, sözleriyle yorumlanıyor.

Britanya Başbakanı Theresa May, çarşamba günü (bugün) Brexit anlaşmasını bir kez daha oylamaya sunmak istese de Parlamento Başkanı John Bercow oylamayı engelledi. May'in şimdi yapması gereken, ya çıkış anlaşmasını değiştirmek, ya parlamentoyu feshetmek ya da milletvekillerinin çoğunluğunu üçüncü bir oylamaya ikna etmek. Bercow'un hamlesi akıllıca mıydı?

Avam Kamarası ikinci bir Brexit referandumu yapılmasını reddetti ve AB'den çıkışın ertelenmesini istedi. Anlaşmasız bir Brexit seçeneği, çarşamba günü reddedilmişti. Şimdiyse sürenin uzatılmasının önümüzdeki hafta yapılacak zirvede 27 AB üyesi tarafından onaylaması gerekecek. Üye ülkeler uzatmaya razı olmalı mı?

Britanya'da Avam Kamarası, Başbakan May'in AB'yle müzakere ettiği Brexit anlaşmasını, yapılan tüm değişikliklere rağmen yeniden reddetti. Parlamento, çarşamba akşamı (bugün) anlaşmasız Brexit'i oylayacak. Milletvekilleri bunu da reddederse, Perşembe günü Brexit'in ertelenmesi için Londra'nın başvuruda bulunup bulunmaması oylanacak. Avrupa basını, yola nasıl devam edilebileceğini açıklıyor.

Britanya milletvekilleri, Brüksel ile imzalanacak Brexit anlaşması için 12 Martta yeni bir oylama yapacak. Anlaşma bir kez daha reddedilecek olursa, bundan iki gün sonra anlaşmasız Brexit'i önlemek için AB'den çıkışın ertelenmesi oylanacak. Yorumcular ertelemenin avantaj ve dezavantajlarını irdeliyor.

Muhafazakar Parti'den ayrılan üç milletvekili, hafta başında İşçi Partisi'nden ayrılanların kurduğu Bağımsız Grup'a (Independent Group) katıldı. Üç milletvekili ayrılma nedenlerinin, partinin "korkunç Brexit çizgisi" olduğunu dile getirdiler. Gazeteciler on bir kişilik grubun Britanya siyasetinde nasıl bir etki yaratacağını heyecanla bekliyor.

Britanya'da Avam Kamarası perşembe günü (bugün), Theresa May'in AB ile Brexit görüşmelerini devam ettirmek için yaptığı başvuruyu oylayacak. AB Konseyi Başkanı Tusk, açmazı aşmak için Londra'dan somut öneriler istemişti. Köşe yazarları en kötü ihtimalin hala önlenebileceğine inanıyor.

May perşembe günü (bugün) düzenli bir Brexit'in hala mümkün olup olmadığını tartışmak üzere yeniden Juncker ve Tusk ile buluşuyor. Birinci konu 'backstop', yani İrlanda Adası'nda sınırın açık olmasının garantisi. AB daha önce bundan vazgeçmenin imkansız olduğunu açıkça ortaya koymuştu. Pek çok köşe yazarı da sınır sorunu çözümünün Brüksel'de olamayacağını düşünüyor.

Avam Kamarası'nın hem anlaşmasız ayrılığı hem de İrlanda'da açık sınır garantisini reddetmesinin ardından Theresa May Brexit'le ilgili yeni müzakereler yapılmasını istedi. AB'nin önde gelen temsilcileriyse bu talebe hızla karşı çıktı. Ancak kulislerde yol haritasıyla ilgili seçenekler görüşülürken, Avrupa basını da Brexit dosyasının yeniden açılıp açılmamasını tartışıyor.

Britanya parlamentosu, Başbakan May ile AB arasında varılan anlaşmayı reddettikten sonra bu Salı akşamı diğer Brexit tekliflerini oylayacak. Tekliflerdeki başlıca konular 'Backstop'un, yani Kuzey İrlanda ile AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasında fiziki sınır olmamasının garanti altına alınması ile anlaşma olmadığı takdirde AB'den ayrılma tarihinin ertelenmesi. Gazeteciler çıkmaza girmiş duruma artık pek anlayış göstermiyor.

Cumartesi günü Kuzey İrlanda'daki Londonderry'de infilak eden araç, emniyetten alınan bilgilere göre New IRA adlı yeraltı örgütünün işi olabilir. Yorumcular Brexit müzakerelerinin İrlanda adasındaki barış üzerinde nasıl etkileri olabileceğini tartışıyor.

Brexit Anlaşması'nın Britanya Parlamentosu'ndan geçmemesinin ardından Theresa May pazartesi öğleden sonra, AB'den çıkış için kendi alternatif planını açıkladı. Burada İrlanda için ayrılık anlaşmasında yer alan 'backstop'un yeniden müzakere edilmesi yer alsa da AB bunu reddediyor. Köşe yazarları May'in inadına anlayışla yaklaşamıyor.

Theresa May güvensizlik oylamasını atlattıktan sonra Brexit anlaşması için bir B planı geliştirmek üzere muhalefet partileriyle buluştu. Londra'nın, başta işçi dolaşımı serbestisi olmak üzere 'kırmızı çizgilerini' gevşetmesi durumunda, AB müzakereye hazır olacağı sinyalini verdi. Ancak yorumcular çok fazla ödün verilmemesini öneriyor.

Avam Kamarası'nda hesaplaşma: Bu salı akşamı, milletvekilleri AB ile Britanya hükümeti arasındaki Brexit anlaşmasını oylayacak. Bir yenilginin eşiğinde bulunan Başbakan May, Brexit'in iptal edilmesinin ya da anlaşmasız bir ayrılığın yaratacağı kaos karşısında uyarıda bulundu. Yorumcular, İngiltere'deki kaosu dillendirmeye çalışıyor.

29 Mart 2019 Brexit'in yürürlüğe gireceği tarih. Ancak Britanya Parlamentosu'nda ne AB'den düzenli bir çıkış ne de yeni bir referandum konusunda daha hala çoğunluk sağlanabilmiş değil. Bu yüzden Brüksel de, Londra da bir "anlaşma yok" senaryosuna karşı acil eylem planı hazırlığı içinde. Köşe yazarları için Brexit müzakereleri ufukta sadece küçücük bir ışığın göründüğü bir trajediydi.

AB Komisyonu da, Britanya hükümeti de Britanya'nın anlaşmasız olarak AB'den ayrılması olasılığına hazırlanıyor. AB planlarında hava trafiğinin, mal ve insan dolaşımının nasıl düzenleneceği de yer alıyor. Londra ciddi durumlarda ülkeye giriş ve çıkışları kontrol edecek askeri birlikleri harekete geçirmeye başladı bile. Anlaşmasız bir Brexit'in getirebileceği tehlikeler neler?

Britanya hükümeti Brexit sonrası uygulamaya konacak göç yasasını kamuoyuna sundu. Yeni yasaya göre, Britanya'ya çalışmak için gelenlere bir yıllık vize verilecek. Ancak yılda yaklaşık 33 bin avro kazancı olanlar beş yıllık vize alabilecek. Kimi köşe yazarları işçilerin gelecekte daha da sömürüleceğini düşünürken, diğerleri bu planı adalete doğru atılan bir adım olarak yorumluyor.

Theresa May, parti grubu içindeki güvensizlik oylamasını 117'ye karşı 200 oyla kazandı. Ancak May'in AB'yle Brexit anlaşmasının akıbeti hala belli değil. Başbakanın buna rağmen duruşunu bozmaması bazı yorumcularca şaşkınlıkla, bazıları tarafındansa saygıyla karşılanıyor.

Büyük Britanya Başbakanı May, Brexit anlaşmasını 21 Ocak tarihine kadar Avam Kamarası'nda oylamaya sunmak istiyor. O zamana kadar da AB'den taviz koparmaya çalışacak. Ancak bu çabası Lahey, Berlin ve Brüksel'deki zirvelerde sonuçsuz kaldı. May tüm bunlara ilave olarak parlamentodaki güvensizlik oylamasına da maruz kalacak. Bir mutabakat mümkün mü?

Avam Kamarası AB'yle müzakere edilen Brexit Anlaşmasını salı akşamı oylayacak. Geçtiğimiz hafta parlamentonun hükümeti AB'yle yapılacak anlaşmayla ilgili yasal tavsiyeyi açıklamaya zorlamasına bakılırsa, anlaşmanın kabul edilmeyeceği neredeyse kesin. Ancak medyada Theresa May'ın oylamayı erteleme ihtimalinden de söz ediliyor. Köşe yazarları durumun ana hatlarını çizmeye çalışırken son derece tereddütlü.

AB'li devlet ve hükümet başkanları, Büyük Britanya ile müzakere edilen çıkış anlaşmasını onayladı. Artık tek eksik Britanya ve Avrupa parlamentolarının onayı. Brüksel'de toplanan siyasiler pazar günü üzgün görünüyordu, ama zorlu bir git-gelin ardından nihayet bir mutabakata varılmış olması karşısında da rahatlamış durumdaydılar. Haklılar mı?

İspanya Başbakanı Sánchez son dakikaya kadar Brexit müzakerelerini sabote etmekle tehdit etti ve AB sonunda İspanya'nın yanında yer aldı. Cebelitarık, Britanya ile AB arsında gelecekte yapılacak müzakerelerde ele alınmayacak ve bu konuda ancak Madrid'in onayı alındıktan sonra karar verilecek. Ancak İspanya medyası durumdan hoşnut değil.

Britanya Başbakanı Theresa May, Brexit planlarını kabineden geçirmeyi başarmış olsa da parlamentonun onay verip vermeyeceği hala kesin değil. Üstelik partisinden bir güvensizlik oylaması talebi de gelebilir. Gözlemciler ikinci bir Brexit referandumunun yapılmasını mümkün görüyor. Kimi yorumcular yeni bir halkoylaması yapılmasını umarken, diğerleri bu fikri saçma buluyor.

Theresa May, Brexit anlaşmasını kabineden geçirdi, ancak Avam Kamarası'nın anlaşmayı kabul edip etmeyeceği hala belirsizliğini koruyor. Brexit Bakanı Dominic Raab da dahil olmak üzere pek çok bakan ve müsteşar istifa etti. Brexit şahinleri, May'e karşı bir güvensizlik oylamasını hayata geçirmeye çalışıyor. Gazeteciler ülkenin ve başbakanın maruz kaldığı baskıyı inceliyor.

Brexit Bakanı Dominic Raab'a göre 21 Kasım'a kadar AB ile Britanya arasında bir AB'den çıkış anlaşması imzalanacak. Anlaşma yılbaşından önce parlamentoda oylanabilir. Ancak şu ana kadar getirilen önerilerden hiçbir çoğunluğu kazanabilmiş değil. Yorumcular bu nedenle Büyük Britanya'nın anlaşmasız ayrılıp ayrılamayacağını bir kez daha tartışmaya açtı.

Yüzbinlerce insan bu haftasonu Londra'da yapılan Halkın Oyu Yürüyüşü'nde [People's Vote March] yeni bir Brexit referandumu yapılmasını istedi. Organizatörler 600 bin kişi toplandığını ileri sürüyor. Ancak Başbakan May daha gösteri yürüyüşü başlamadan önce, halkoylamasının tekrarının olmayacağını açıklamıştı. Büyük Britanya rotayı hangi yöne kırıyor?

AB devlet ve hükümet başkanları, Britanya'yla yaşanan Brexit krizine Brüksel'deki zirvede de çözüm bulamadı. Bu nedenle Mart 2019'da gerçekleşecek ayrılık sonrası için daha uzun bir geçiş dönemi önerildi. Bunun faydasından emin olmayan gözlemciler de var.

Başbakan Theresa May Muhafazakarlar'ın parti kongresinde kendi Brexit planını savundu. May, partisi kendisini savunmazsa ya İşçi Partisi'nin güçleneceğini ya da AB'den ayrılamayacaklarını söyledi. Kimi köşe yazarları May'in dinamik performansına bakarak Brexit'i olumlu bir şekilde sonuna erdireceğine ikna olmuş görünürken diğerleri bunu başaramayacağını düşünüyor.

Britanya Muhafazakar Partisi kongresinde Başbakan May ile eski dışişleri bakanı Johnson arasına ciddi bir tartışma bekleniyor. May'in Brexit planlarını gülünç bulan Johnson, AB'den ayrılışı altı ay ertelemek istediğini dile getirdi. Muhafazakar Parti üyelerinin Brexit konusunda ortak noktaya gelmesi mümkün mü?

Liverpool'daki İşçi Partisi genel kurulunun başından beri göstericiler konferans salonu önünde AB bayrakları sallıyor. Partilerinin tutumunu değiştirip yeni bir Brexit referandumu talep etmesini umuyorlar. Anketlere göre parti üyelerinin yüzde 86'sı yeni bir referandum istiyor. Brexit konusunda açık konuşan Avrupalı yorumcular, Britanya'nın eski güçlü günlerinin yasını tutuyor.

Londra ile AB, Brexit müzakerelerinde yerlerinde sayıyor. Salzburg'ta düzenlenen zirvede devlet ve hükümet başkanları, Britanya Başbakanı May'in önerisini reddetti. AB'nin ödün vermeye yanaşmadığını gözlemleyen yorumcular, tarafların kendilerine çekidüzen vereceğini umuyor.

Londra Belediye Başkanı Sadık Han bir gazete için kaleme aldığı bir yazıda Brexit hakkında yeniden bir referandum yapılmasını talep etti. Brexit'in sonuçlarının ekonomik açıdan ve Britanyalıların hayat standartları açısından çok ciddi olduğunu vurgulayan Han, ülkesi insanlarının bir kez daha bu konuda söz sahibi olmalarının engellenmemesini istedi. Bazı köşe yazarları olası bir oylamaya umutla bakıyor, diğerleri ise bu işte bir bit yeniği olduğunu düşünüyor.

Britanya hükümeti gerek halkı gerekse Britanyalı şirketleri, AB'yle uzlaşmadan yapılacak sert bir Brexit'e hazırlamaya başladı. Londra hükümeti 25 farklı belgede Brexit'in gıda ve ilaç tedariki, nükleer güvenlik ve hava trafiği v.b. gibi konularda doğuracağı sonuçları ele aldı. Bütün bunlar AB'yi ödün vermeye zorlamak için düzenlemiş bir oyun olabilir mi?

Planlanan Brexit'e sekiz ay kala, AB ile anlaşmaya varmadan yapılacak sert bir Brexit'in etkileri karşısındaki korku büyüyor. Bazı yorumcular, medya organlarının dehşet senaryolarıyla yurttaşları korkutmasını eleştirirken diğerleri hem Britanya'yı hem de diğer ülkeleri Brexit'in sonuçlarını küçümsememeye çağırıyor.

Britanya hükümeti Brexit planını ilan etti. Planın merkezinde, mallar ve tarım ürünleri için AB ile serbest ticaret bölgesi yer alıyor. Hizmetler içinse özel düzenlemeler geçerli olacak. Londra AB'den gelen göçü sınırlamak istiyor. Yerinde bir ödün mü, yoksa Londra 'seçmece' mi yapıyor?

Britanya'nın AB'den ayrılması kavgasında Brexit Bakanı Davis'in ardından Dışişleri Bakanı Johnson da istifa etti. İki bakan, Başbakan May'in, fazla yumuşak buldukları Brexit yol haritasını eleştiriyor. Kimi köşe yazarları ülkenin bilerek isteyerek felakete sürüklenmesi karşısında şaşkına dönmüşken diğerleri AB'nin daha uzlaşmacı olmasını arzu ediyor.

Britanya kabinesinden Brexit müzakereleri konusunda uzlaşı çıktı. Başbakan May AB'yle serbest ticaret bölgesi hedefini kabul ettirdi. Bunun üzerine sert bir Brexit'ten yana olan Brexit Bakanı Davis istifasını verdi. Kimi gazeteciler hükümetin yumuşak Brexit çizgisine öfkelenirken, diğerleri son sözün henüz söylenmediğini düşünüyor.

Brexit taraftarları bordo yerine lacivert renkli yeni Britanya pasaportlarını alacaklarına ne kadar da sevinmişti. Şimdiyse pasaportların, eskiden adet olduğu üzere yerel bir şirket tarafından değil, bir Fransız-Hollanda şirketi olan Gemalto tarafından Fransa'da üretileceği ortaya çıktı. Basın için bulunmaz nimet.

AB ile Britanya, Mart 2019'daki Brexit'ten sonra yürürlüğe girecek geçiş döneminin koşulları konusunda uzlaştı. Britanya bu süre içinde AB kurallarına uyacak, ama karar mekanizmalarında yer alamayacak. Buna karşın Ortak Pazar, Gümrük Birliği'ne erişim ve yurttaş hakları geçerliliğini koruyacak. Müzakerelerde büyük bir aşama kaydedildiği söylenebilir mi?

Britanya'da Brexit taraftarları Kuzey İrlanda'yla imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması'nın yeniden masaya yatırılmasından yana. Aynı kişiler bu anlaşmanın sert bir Brexit'i engellediğini düşünüyor. 1998 tarihli anlaşma Kuzey İrlanda'da Katolikler ile Protestanlar arasında on yıllarca süren iç savaşı sona erdirmişti. Köşe yazarları öfkeli.

Macar asıllı ABD'li milyarder George Soros, Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılmasına karşı bir kampanyayı destekliyor. Vakıflarından yaklaşık yarım milyon Avro, Best for Britain [Britanya İçin En İyisi] örgütüne akıtıldı. Britanya medyası Soros'un hamlesini farklı şekillerde yorumluyor.

Theresa May yeni Brexit müzakere turu öncesinde Avrupa Birliği'yle herhangi bir gümrük birliği kurma olasılığına kapıları kapattı. Bu katı tutumun nedeninin iç siyasette May'e uygulanan baskılar olduğunu düşünen köşe yazarları, Britanya'nın AB'den ayrıldıktan sonra umduğu ekonomik canlanmanın hayalden ibaret olduğu görüşünde.

AB'den ayrılmak Büyük Britanya'nın neredeyse tüm sektör ve bölgeleri için olumsuzlukları beraberinde getirecek, ekonomik büyümeyi zayıflatacaktır. Britanya hükümetinin yaptırdığı gizli bir analiz tam da bu bulguları ortaya koydu. Avrupa'daki gazeteler Britanya yönetimini kıyasıya eleştiriyor.

AB Konseyi Başkanı Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Juncker, Londra'ya AB içinde kalma fırsatı sundu ve böylelikle ikinci bir referandum olasılığını bir kez daha gündeme taşımış oldu. Tusk Strazburg'taki Avrupa Parlamentosu'nda, Britanyalılar görüşlerini değiştirirse, "kalplerimiz onlara açık" dedi . Bu sözlere Juncker de katıldı. Londra ise konuya ilgisiz.

Büyük Britanya eski başbakanlarından Tony Blair, görüşlerini kaleme aldığı bir yazısında AB'den yeni ayrılmalara karşı uyardı ve Büyük Britanya'nın AB'de kalıp kalmaması için yeni bir referandum yapılmasını önerdi. Eski hükümet başkanının Brexit'i kabullenmemesine öfkeli yorumcular olduğu gibi, İşçi Partisi'ne Blair'in sözlerini dikkatle okumasını salık verenler de var.

Britanya Parlamentosu, Brexit müzakerelerinin sonucunu oylama hakkını aldı. Parlamenterlerin çoğunluğu çarşamba günü yapılan oylamada hükümetin iradesinin aksine, AB'den çıkış yasasının değiştirilmesini istedi. Bu gelişme, May için acı bir yenilgi mi? Yoksa Britanya başbakanı bu durum karşısında rahatladı mı?

Brexit kapsamında Britanya'nın AB'ye yapacağı ödemeler yüzünden aylardır süren kavgada uzlaşma sinyalleri. Medya Londra'nın 45-55 milyar avro ödemeye hazır olduğunu bildiriyor. Köşe yazarları Britanya halkının Brexit'in maliyeti hakkında kandırıldığını ve Başbakan May'in kan kaybetmeye devam ettiğini düşünüyor.

AB Başmüzakerecisi Barnier, son Brexit müzakere turunda da herhangi bir ilerleme kaydedilemeyince Britanya hükümetine ödünler için iki haftalık bir süre tanıdı. Bazı yorumcular, Başbakan May'in boynundaki ilmikten ancak kabinede değişiklik yaparak kurtulabileceğini düşünürken, diğerleri Muhafazakar Parti'nin yaşadığı kargaşayı, başka ülke hükümetlerinin de yaşadığı çalkantılı bir dönem olarak görüyor.

Büyük Britanya Başbakanı Theresa May, Brexit müzakerelerinin durması nedeniyle Avam Kamarasını, gerektiğinde ülkeyi bir anlaşma olmaksızın AB'den çıkarmak üzere 250 milyon Sterlin ayırdığı konusunda bilgilendirdi. Yorumcular böyle bir senaryonun hangi tehlikeleri barındırdığını ele alıyor.

19 ve 20 Ekimdeki AB zirvesinden hemen önce Büyük Britanya ve AB alt müzakerecileri, Brexit ile ilgili beşinci müzakere turuna başlayacak. Yorumcular Brüksel'i, inatçı bir tutum sergileyerek müzakerenin ilerleyişini tıkamamaya çağırıyor. Diğerleri ise yeni bir referandum çağrısında bulunuyor.

Britanya Başbakanı Theresa May Floransa'da yaptığı ilkelere ilişkin konuşmasında Brexit'in ardından iki yıllık bir geçiş dönemi önerdi. Öneriye göre Büyük Britanya geçiş döneminde AB bütçesine katkı yapmayı sürdürebilecek. Kimi yorumculara göre May nihayet ödün vermeye hazır. Diğerleri ise temel sorulara hala yanıt bulunmadığı görüşünde.

Britanya'da yeni bir göç yasa taslağı planları heyecana neden oluyor. The Guardian gazetesine sızdırılan belgede, Brexit sonrası çok daha katı kuralların uygulanması yer alıyor. Buna göre düşük nitelikli işgücü en fazla iki yıllık oturma izni alabilecek ve Britanyalı şirketler yerel nüfusu tercih etmek konusunda teşvik edilecek. Söz konusu plan hem hükümette hem de medyada hararetli bir biçimde tartışılıyor.

Brexit müzakerelerinin üçüncü turu da somut bir ilerleme sağlanamadan sonuçlandı. AB yurttaşlarının haklarına ve İrlanda ile Kuzey İrlanda arasındaki sınırın gelecekte nasıl olacağına ilişkin temel meseleler aydınlatılmış değil. Britanyalıların AB'ye karşı mali yükümlülükleri konusundaysa yeni anlaşmazlıklar doğdu. Yorumcular bu inadın hangi tarafa daha büyük zarar vereceğini tartışıyor.

Londra ve AB arasındaki yeni müzakerelerin eşiğinde Brexit'ten yana olduğunu açıklayan İşçi Partisi, Britanya'nın AB'den ayrıldıktan sonra dört yıllık bir geçiş süreci boyunca Ortak Pazar ve Gümrük Birliği'nde kalması gerektiğini dile getirdi. İşçi Partisi bu tutumuyla Theresa May'in muhafazakar rotasına karşı bir tutum almış oldu. Brexit'te kartlar yeniden mi karılıyor?

Britanya Başbakanı Theresa May, Brexitçi şahinlere, AB'den ayrılmanın ardından Londra'nın kendi içtihadı üzerinde tam egemenlik kazanacağı sözünü verdi. Hükümetin hazırladığı bir raporda "Divan'ın doğrudan yargılaması" döneminin sona erdiği, kararların bundan sonra referans olacağı yazıyor. Yorumcular bunun iyi bir hamle olup olmadığı konusunu ele alıyor.

Brexit, AB üyesi İrlanda ile Britanya toprağı Kuzey İrlanda arasındaki açık sınırı tehlikeye atıyor. Londra sorunu, gümrük birliği müzakerelerine bağlamak, böylece Britanya AB'den ayrıldıktan sonra, İrlanda Adası'nda sıkı pasaport ve mal kontrolü uygulamaları getirmek istiyor. Ancak köşe yazarlarına göre bu plan hiç gerçekçi değil.

Büyük Britanya Avrupa Birliği'ne Brexit sonrası için geçici bir gümrük birliği önerisinde bulundu. Öneriye göre üç yıla kadar sürecek bir geçiş dönemi boyunca Avrupalı komşularla yapılacak ticarette değişiklik yapılmayacak. Bazı köşe yazarları bunu akılcılığın bir zaferi olarak değerlendirirken, diğerleri Britanyalılar'a fazla ödün verme konusunda uyarıda bulunuyor.

Londra, Brexit görüşmelerinde AB'den ayrıldıktan sonra da birliğin bütçesine para ödeme yönündeki taahütlerinden vazgeçmişe benziyor. AB, Brexit'in 2020 yılına kadar bütçede 60 ila 100 milyar Avroluk bir açık oluşturacağını hesapladı. Bu kavga nasıl giderilebilir?

Brexit kararını değiştirmek mümkün mü? Yeni seçimlerin ardından May hükümetinin gücünü yitirmesi ve AB'yle müzakerelerin zorluklarının ortaya çıkması, yeni bir referandumu zorunlu kılmıyor mu? Britanya'da bu türden tartışmalar hızla yayılıyor.

Büyük Britanya Başbakanı Theresa May parlamentodaki bir konuşmada, muhalefetteki İşçi Partisi'ni ülkenin AB'den çıkışı konusunda destek vermeye çağırdı. Yorumcular May'in bu hamlesini eleştiriyor ve işbirliği önerisinin ciddiyetini tartışıyor.

Britanya hükümeti pazartesi günü Brexit'ten sonra ülkede yaşayan 3,2 milyon AB yurttaşının geleceğine ilişkin planlarını açıkladı. Buna göre beş yıldan uzun bir süre Büyük Britanya'da yaşayanlar süresiz oturum izni ile eğitim, emeklilik ve sağlık sisteminden sınırsız yararlanabilecek. Daha kısa süre ülkede yaşayanlar ise süreli bir oturum izni alabilecek. Medyada yer alan köşe yazılarının bir kısmı, bu planların henüz olgunlaşmadığını düşünüyor.

Büyük Britanya ile AB bu pazartesi Brexit müzakerelerinin ikinci turuna başlıyor. Konu ilk kez mali talepler ve Britanya'daki AB yurttaşları ve AB'deki Britanyalılar gibi somut meselelere geldi. Avrupalı köşe yazarlarına bakıldığında, referandumdan bir yıl sonra daha aydınlatılmamış çok şey olduğu görülüyor.

Britanya Kraliçesi II. Elizabeth, parlamentoda yaptığı konuşmada, Başbakan May'in muhafazakar hükümetinin programını tanıttı. 27 farklı yasa girişiminin neredeyse üçte biri, Büyük Britanya'nın AB'den çıkışıyla ilgiliydi. Yorumcular kraliçenin konuşmasını Avam Kamarası seçimleri ve yakında yürütülecek Brexit müzakereleri ışığında yorumluyor.

Britanyalıların AB'den çıkmayı seçmesinin üzerinden neredeyse bir yıl geçtikten sonra, Brexit müzakereleri Brüksel'de başladı. Köşe yazarları, Avam Kamarası seçimlerinde gücünü yitiren Britanya hükümetinin daha açık ve daha insani bir Brexit'e razı olduklarını söylüyor ve müzakerecilerin yeteneklerine güveniyorlar.

Büyük Britanya'da Başbakanı Theresa May sürpriz bir şekilde 8 Haziran'da erken seçim yapılacağını açıkladı. May, böylece Brexit pazarlıklarında sağlam bir çoğunluğa sahip olmak istediğini vurguladı. Anketlere göre muhafazakarlar açık ara önde. May'in stratejisi tuttu denebilir mi?

Brexit sürecinin başlaması, AB'nin gelecek bütçesi etrafındaki kavganın başlama vuruşu olacak. Aralarında Avusturya ve Vişegrad Grubu olmak üzere birçok ülke, Britanya'nın katkısının kalkmasının AB bütçesinde yaratacağı açığın kendilerinin değil, bütçeden aldığından fazlasını yatıran üyelerce kapatılmasını savunuyor. Gözlemciler bütçe kavgasının AB'ye yeni bir yük getirieceği görüşünde.

Edinburgh parlamentosu başbakan Nicola Sturgeon'un yeni bir bağımsızlık referandumu planını destekliyor. Bu plana göre, Britanya İskoçya halkına yeni bir referandum yapma imkanı vermeli; hem de Brexit'ten önce, yani en geç Mart 2019'a kadar. Basın, İskoçya'nın yeniden alevlenen bağımsızlık çabalarını anlayışla karşılıyor.

Brexit sürecinin resmi olarak başlamasının ardından AB ve Britanya başlayacak müzakerelerdeki saflarını belirledi. Son olarak Londra'dan uzlaşmaya açık sesler duyuldu. Maliye Bakanı Hemmon gelecekteki ödeme yükümlülüklerine ve bir serbest ticaret anlaşmasına açık oldukları sinyalini verdi. Taraflar müzakerelerde ne kadar kan kaybedecek?

Britanya parlamentosunun, hükümetin AB'den çıkış yasasını onaylamasının ardından Brexit, tüm sonuçlarıyla adım adım yaklaşıyor. İskoçya Hükümet Başkanı Sturgeon'ın, yeni bir bağımsızlık referandumunun yapılması ve İrlanda ile Kuzey İrlanda'nın yeniden birleşmesi ihtimaline yönelik açıklamaları ışığında yorumcular, Birleşik Krallığın dağılmanın eşiğinde olup olmadığını sorguluyor.

İskoçya Hükümet Başkanı Nicola Sturgeon yurttaşlarını, beklenen katı Brexit öncesinde bir kez daha Britanya'dan ayrılma referandumuna çağrı yapıyor. Britanya Başbakanı Theresa May, AB'de kalmak isteyen İskoçların çıkarlarına saygı gösterme sözü vermişti. Ancak Sturgeon'a göre May bu sözünü yerine getirmedi. Basına göre bu kavgada iki taraf da fazla el yükseltiyor.

Britanya Avam Kamarası hükümetin hazırladığı Brexit yasa taslağını çarşamba günkü oylamada son şekliyle kabul etti. Çoğu parlamenter Brexit'e karşı olmasına rağmen, 122 red oyuna karşı 494 kabul oyu çıktı. Bu karar kimileri için büyük bir hata, diğerleri içinse, referandumun doğal sonucu.

İşçi Partisi Genel Başkanı Jeremy Corbyn, partisinin parlamento grubundan May-Hükümetinin Brexit kararına parlamentoda onay vermesini talep etti. Birçok milletvekili ise grup disiplinine aykırı davranıp Brexit'e karşı oy kullanacağını açıkladı. Corbyn'ın gölge kabinesinden istifalar oldu. Basın da İşçi Partisi'nin sol bir parti olarak Brexit'e onay verip veremeyeceğini tartışıyor.

Britanya Yüksek Mahkemesi, hükümetin parlamento onayı olmadan Brexit'i hayata geçiremeyeceğine hükmetti. Böylece Londra Yüksek Mahkemesi'nin Kasım ayında verdiği hükmü onaylamış oldu. Basın mahkeme kararının ışığında Brexit'in May'in düşündüğünden daha az katı uygulanması, hatta parlamenterlerin Brexit'i tamamen kaldırma olasılıklarını tartışıyor.

Theresa May, Britanya'nın Brexit'in ardından Ortak Pazardan da çıkacağını söyledi. Konuşmasında AB'den ülkesine gerçekleşen göçü denetleme sözü veren May, Avrupa Adalet Divanı içtihadının Britanya için bağlayıcı olmadığını sözlerine ekledi. Yorumcular diğer AB üyelerinin Brexit'ten çıkar sağlayacaklarına yönelik coşkunun yersiz olduğu görüşünde.

Britanya'nın AB daimi temsilcisi Sör Ivan Rogers, hükümetini keskin bir dile eleştirerek istifa etti. Çalışanlarına attığı bir e-postada, Londra'yı müzakere deneyimi konusunda yetersizlikle itham etti. İstifasının resmi gerekçesi, AB'den çıkış müzakereleri başlamadan önce halefinin mevkine geçmesini sağlamaktı. Gözlemcilere göre diplomatın istifası, Brexit kampının birçok zayıf halkasından biri.

AB alt müzakerecisi Michel Barnier'e göre, Ekim 2018'e kadar Brexit tamamlanmış olacak. Barnier, salı günü Brüksel'de yaptığı açıklamada, Büyük Britanya'nın çıkış talebini önümüzdeki mart ayında vermesi durumunda AB'nin müzakareler için sadece 18 ayı olduğunu belirtti. Yorumcular kozların Brüksel'in elinde olduğunu, Londra'nın koşulları dayatamayacağı görüşünde.

Britanya'da Yüce Divan geçtiğimiz pazartesiden beri AB'den ayrılma planı için parlamentonun söz hakkını tartışıyor. İfadelerin dinlendiği dört günün ardından divan başkanı, meselenin siyaset değil, hukuk olduğunu söyledi. Kimi yorumcular bunun doğru olmadığını ifade ederken, diğerleri parlamentonun Brexit'i engellemeyeceğinden emin görünüyor.

Britanya Maliye Bakanı Philip Hammond çarşamba günkü ilk bütçe tasarısı konuşmasında vergi kolaylıkları ve daha çok kamu yatırımı vaadederken, Brexit sonrası daha düşük bir büyüme ve daha yüksek bir enflasyon beklendiğini söyledi. Yorumculara göre Hammond'un ölçülü tavrı, Başbakan May'ın Brexit politikasıyla örtüşmüyor.

Başbakan May, parlamenterleri halkın Brexit oylaması hakkındaki görüşlerine karşı çıkmamaları konusunda ikaz etti. Geçtiğimiz hafta Londra'da bir mahkeme, Büyük Britanya'nın AB'den ayrılmasının parlamentonun onayı olmadan başlatılamayacağı yönünde karar vermişti. Kimi yorumcular parlamentonun Brexit konusunda söz hakkı olmadığını savunurken, kimileri de milletvekillerinin görüş belirtmek zorunda olmalarından memnun.