(© picture-alliance/dpa)

  Sağın yükselişi

  22 yorum

Eskiden beri sosyalistlerin kalesi olarak bilinen Endülüs'te pazar günü Başbakan Sánchez'in PSOE'si (İspanyol Sosyalist İşçi Partisi) bölgesel seçimlerde sadece oy kaybetmekle kalmadı, Vox Partisi'yle Franco diktatörlüğünden bu yana ilk kez aşırı sağcı bir parti İspanya parlamentosuna girmiş oldu. Yorumcular, Vox'un hayal kırıklığına uğramış seçmenleri köklü partilerden nasıl kopardığını anlamaya çalışıyor.

İsveç'te hükümet kurma çabaları başarısızlıkla sonuçlandı. Muhafazakar "Moderaterna" partisinin genel başkanı Ulf Kristersson başbakan olmak istedi. Ancak kuracağı hükümet İsveç Demokratları'nın oylarına mahkum olacağı için Liberal Halk Partisi ile Merkez Partisi ittifaktan ayrıldılar. İsveç siyaset dünyası sağ popülizmle nasıl baş etmeli?

Aşırı sağcı Jair Bolsonaro'nun, Brezilya devlet başkanlığı seçimlerindeki zaferi, gazetecileri ilgilendirmeye devam ediyor. Gazeteciler bu Latin Amerika ülkesinde yaşananların başka ülkelere bulaşmasından endişe ediyor ve konunun Avrupa'yı neden ilgilendirdiğini inceliyor.

İsveç'te pazar günü yapılacak parlamento seçimleri öncesinde iki siyasi blok başa baş görünüyor. Ne solun ne de muhafazakar cenahın çoğunluğu alması mümkün. Sağ popülist İsveç Demokratları ise yüzde 20'ye ulaşabilir. Köşe yazarları seçimin bu şekilde sonuçlanmasının ülke için ne anlama geleceğini tartışıyor.

Disk atıcısı Daisy Osakue'ye yapılan saldırının ardından İtalya'da ırkçılık tartışılıyor. Genç sporcu yanından geçen bir otomobilden atılan yumurtalara hedef olmuş, hafif yaralanmıştı. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) yabancı düşmanı saldırılarda artış gözlemlerken muhalefet saldırılardan, İçişleri Bakanı Salvini'nin sığınmacı politikasını da sorumlu tutuyor. Avrupa basını muhalefetle aynı görüşte.

ABD Başkanı Trump'ın eski başdanışmanı Steve Bannon, kurduğu "The Movement" vakfı aracılığıyla Avrupa'daki popülist sağı desteklemeyi planlıyor. Medya Bannon'un bu vakıf aracılığıyla 2019'daki AP seçimleri öncesinde 'sağ popülist bir ayaklanmayı' kışkırtmak istediği görüşünde. Bu planlar Avrupa için ne kadar tehlikeli?

Vişegrád devletleri, Avusturya ve İtalya: Avrupa'da giderek daha çok ülkenin dümeni, ulus-devletlerin egemenliğine ve göç konusunda yalıtımcılığa vurgu yapan hükümetlere teslim. Yorumcular bu eğilimi kaygıyla izliyor, sebeplerini araştırıyor ve sürecin geri çevrilmesine ilişkin öneriler getiriyor.

İsveç'te Eylül ayında yapılacak parlamento seçimleri öncesindeki anketler, sosyaldemokrat-yeşil hükümetin oy kaybettiğini gösteriyor. Sağcı popülist İsveç Demokratları son zamanlarda, özellikle Kuzey bölgelerde yükselişe geçti. İsveçli köşe yazarları siyasetçilerin büyük kentler dışında yaşayan insanları unuttuğunu söylüyor.

Avusturya'da muhafazakar-aşırı sağcı koalisyon hükümetinin göreve başlamasının ardından yapılan ilk eyalet seçimlerinde, sağcı popülist FPÖ, Aşağı Avusturya'da oylarını arttırmayı başardı; üstelik öğrenci derneğinde nasyonal sosyalizmi öven şarkılar söylediği ileri sürülen ana adayları Udo Landbauer etrafındaki skandala rağmen. Gazetecilerin bir kısmı bu gelişme karşısında dehşete kapılırken, diğerleri FPÖ'nün zafer yürüyüşü yapamamış olmasını olumlu bir işaret olarak yorumluyor.

Polonya'nın bağımsızlık günü protestolarında çekilen fotoğraflarda, havai fişek patlatan ve Yahudi karşıtı sloganlar atan, karalara bürünmüş insan kitleleri görülüyor. Her ne kadar bu hafta vahşi ortam baskın görünse de yorumculara göre sağ kanat, aslında tarz değiştirdi. Ancak bu değişiklik, sağı daha az tehlikeli yapmıyor.

Yakın zamanda İtalya'daki birçok önemli belediye muhafazakar ve sağ partilerin eline geçmiş olacak. Berlusconi'nin Forza İtalia'sı ve popülist-sağ Kuzey Ligi partisi Verona ve Como gibi kentlerde sosyal demokrat Demokrasi Partisi'ni (PD) mağlup etti. PD'nin yanı sıra Beppe Grillo'nun protest partisi Beş Yıldız Hareketi de (M5S) ağır bir hezimete uğradı. İtalya sağa kayıyor denebilir mi?

Muhafazakar STK'lardan oluşan Rumen "Aile Koalisyonu" hükümeti baskı altına aldı. Koalisyon önce eşcinsel evliliklere karşı üç milyon imza toplamıştı. Şimdi ise kürtajın kısıtlanmasını istiyor. Gelişmeler köşe yazarlarına eski karanlık zamanları hatırlatmış.

Le Pen beklendiği kadar başarılı olamadı, çoğu köşe yazarı Macron'u çoktan yeni cumhurbaşkanı ilan etti. Avrupa basını Fransa'daki ilk turdan sonra rahat bir nefes aldı. Pek çok yazar Hofer'in Avusturya'da, Wilders'in Hollanda'da aldığı yenilgilerden sonra sağ popülistlerin yeniden sınırlarına çekildiğini düşünüyor. Avrupa'daki popülist hareket gerçekten geriliyor mu?

Aşırı sağcı Ulusal Cephe'nin genel başkanı Marine Le Pen, Fransa'nın İkinci Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Yahudi takibatına katıldığını reddetti. Le Pen'e göre Fransa, 1942'de binlerce insanın Nazilerin ölüm kamplarına yollandığı Paris'teki Vélodrome d'Hiver baskınından sorumlu değil. Basın, Le Pen'in ifadelerini eleştirirken, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen öncesi gelen bu kışkırtmanın hesaplı olduğunu öne sürüyor.

Seçim sonrası Hollanda'da görülen rahatlamanın yerinde olduğuna kuşkuyla yaklaşan gazeteciler, Geert Wilders'in yabancı karşıtı partisinin beklenenden daha az oy alması karşısında liberal toplumu kendilerini fazla güvende hissetmemeleri için uyarıyor. Kimileri ise sağ-popülistlerin yaklaşımlarında bazı çelişkiler gözlemliyor.

Brexit referandumu ve Trump'ın seçim zaferinin ardından gözlemciler 15 Mart'ta Hollanda'da yapılacak seçim bağlamında Geert Wilders ve onun yabancı düşmanı partisi PVV'yi izlemeye aldı. Sağ-popülist siyasetçi aylarca anketlerden birinci çıktı, ancak şimdi başbakan Mark Rutte ve sağ-liberal partisi VVD burun farkıyla önde. Basın, Avrupa için son derece önemli bu 2017 yılı seçimlerinde seçmenlerin nasıl oy kullanacağını merak ediyor.

Slovakya'da yeni bir polis birimi özellikle sosyal medyada terörizmle ve radikal gruplarla mücadele edecek. Başbakan Robert Fico, ülkesinin faşizm ve radikalizmdeki "yeni dalgayı" şimdiye değin azımsadığını söyledi. Ülke basını önlemleri olumlu bulurken, parlamentodaki Neonazilere artık bir şey yapılamayacak olmasını eleştiriyor.

Avrupa sağının büyük oyuncuları, hafta sonu Koblenz'de bir araya geldi. AfD Partisi sözcüsü Frauke Petry ilk kez böyle bir toplantıya katıldı. Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen 2017 yılının, "Avrupa halklarının uyanış yılı olacağını," söyledi. Yorumcular bu kanadın yakında ciddi bir darbe alabileceği görüşünde ve aşırı sağ karşısında bir ittifak oluşturulması çağrısında bulunuyor.

Avrupa karşıtlarının yanı sıra milliyetçi ve yabancı düşmanı hareketler, Avrupa'da alışılagelenin dışında bir ivme kazandı. Tüm bu gelişmeler ışığında gazeteciler, sosyaldemokrat ve sol siyasetçilerin buna cevabının ne olması gerektiğini tartışıyor.

Sağ popülizmin oluşumundaki belirleyici etmen, geleneksel değerlerden ziyade küreselleşme karşısında duyulan korku. Nitekim Bertelsmann Vakfı'nın yaptırdığı güncel bir araştırma bu sonuca varıyor. Sağ demagogların birçok Avrupa ülkesi ve ABD'deki başarıları üzerine, çeşitli yorumcular sağ popülizme karşı yapılabilecekleri tartışıyor.

Le Pen, Twitter üzerinden Donald Trump'ı ilk tebrik edenlerden oldu. Avrupa'daki diğer aşırı sağcı siyasetçiler gibi Le Pen de, Trump'ın seçim başarısıyla yükselişe geçtiklerini düşünüyor. Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde şansı arttı mı? Yoksa Trump rüzgarının ona faydası yok mu?

Avrupalı sağcı popülistler Trump'ın başkan seçilmesini sevinçle karşılarken, üst düzey AB siyasetçileri pragmatik davranıp yeni başkana işbirliği öneriyor. Uzmanlar, Le Pen ve Wilders gibi siyasetçilerin seçilmiş ABD başkanının başarısından ilham alacaklarından endişe edip, alternatif olarak solun yenilenmesini öneriyor.