Polonya'nın Yahudi Soykırımı Yasası nelere gebe?

Polonya'nın tartışmalı "Yahudi Soykırımı Yasası" Polonya devleti ve yurttaşlarının Nazi suçlarında ortak sorumluluk taşıdıklarını ileri sürenlerin üç yıla kadar hapisle cezalandırılmasını öngörüyor. Yasanın onaylanması çeşitli nedenlerle gazetecileri alarma geçirdi.

Tüm alıntıları göster/kapat
Polityka (PL) /

Milliyetçi devrim hız kazandı

Liberal muhalefet partisi Vatandaş Platformu (PO) üyesi, eski bilim ve teknoloji bakanı Lena Kolarska-Bobińska, yasanın doğuracağı sonuçlar konusunda uyarıyor:

“Hükümet her halükarda daha zor bir durumda. Günümüzde gözlemlediğimiz milliyetçi devrimin hızlandırılması, Mateusz Morawiecki'nin teknokrat hedeflerine ters düşen bir gelişme. Başbakanın görevi, yatırımcıları ve merkez seçmeni ikna edebilmekti. Ama şimdi giderek artan bir yabancı düşmanlığı ve antisemitizmle uğraşmak zorunda.”

Lietuvos rytas (LT) /

Örtbas etmek işleri daha da kötüleştirir

Lietuvos rytas, Nazi soykırımına ortak olmakla suçlamayı yasaklama çabaları konusunda Litvanya'yı da uyarıyor:

“Saygın Litvanyalı tarihçiler bile Almanların Yahudi Soykırımı'ndaki rolünü hafifletmeye yönelik bilinçli ya da bilinçsiz çabalardan söz etti -hem de birden fazla kez. ... Litvanya, Polonya ve diğer Doğu Avrupa ülkelerindeki kapsamlı araştırmaların ve kamuoyundaki tartışmalarının tamamı karanlıkta el yordamıyla bir şey aramaya benziyor. ... Tarihteki kara bir lekeyi, bir ceza yasasıyla örtmeye çalışmak çok saçma. Böyle yasalar sorunu çözmediği gibi çatışmayı daha da arttıracaktır.”

Népszava (HU) /

Mağdur rolü inancı yanlış

Macar asıllı ABD'li siyaset bilimci Charles Gati, solcu Népszava gazetesindeki yazısında, yasanın tarihi çarpıttığını ileri sürüyor:

“Bu yasa, Polonyalıların masum mağdurlar olduklarını ve dış güçlerin ülkenin problemlerinin sorumlusu olduğu hayalini besliyor. Öyle ya, Polonyalılar tarihte hep iyi şeyler yaptı ve bugün de örnek insanlardan oluşan bir uluslar. Bu açıdan bakıldığında kader onların yüzüne daha çok gülmeliydi, ama günahkar ve seçkin Batı bunun değerini bilmiyor. Bütün bunlar bir kocakarı masalından, tarihin ve gerçeğin çarpıtılmasından ibaret. Ancak belki de bunları burada yazmamıza bile gerek yok, sonuçta Orbán rejiminde yaşayan Macarlar için bilinmedik şeyler değil bunlar.”

Dagens Nyheter (SE) /

Tartışmayın!

Dagens Nyheter yasanın ifade özgürlüğünü kısıtladığını, bu yüzden tehlikeli olduğunu düşünüyor:

“Buradaki en büyük risk, tartışmanın daha başlamadan boğulması. Tarihçilerle ve mağdurlarla alay etmek demek bu. Hükümet, bilim insanlarının işlerini yapabileceği konusunda güvence veriyor. Peki çalışmalarını nasıl yayınlayacaklar? Önce profesör mü olmak gerekiyor bunun için? Siyasetçiler ve yurttaşlar, bir bilim insanın ulaştığı sonuçları öğrenmek ve onaylamak hakkına sahip mi? ... Polonya'daki hakim sınıfın tuhaf bir demokrasi anlayışı var. Ülkede televizyon ve radyo, birer propaganda aracına dönüştü, yargı siyasi denetime tabi. ... Polonya'nın adını lekeleyen ve gurur duyduğu tarihini yerle bir edense ifade özgürlüğünün sürekli saldırıya uğraması.”

Gość Niedzielny (PL) /

Kötü bir yasa, ama yine de kötünün iyisi

Gość Niedzielny, Cumhurbaşkanı Duda yasayı imzalamadan önce çaresiz bir durumdaydı, diyor:

“Duda için kullanabileceği iyi bir çıkış yolu zaten yoktu. İsrail ve ABD'nin isterik tepkisi Duda'nın hareket alanını büyük ölçüde sınırladı. Uluslararası baskıyla yasayı veto etmesi imkansızdı. Çünkü bunu yapması, Polonya'nın bu kadar önemli bir meselede egemen bir devlet gibi yasasını çıkaramaması anlamına gelecekti. Duda, kötünün iyisinde karar kılıp yetersiz bir yasayı imzaladı. Ama şimdi söz konusu yasayı anayasa mahkemesine taşıyarak, iyileştirilmesinin önünü de açmış oldu.”

Wpolityce.pl (PL) /

Her şeyi yutmayız

Hükümete yakın çevrimiçi haber portalı wPolityce.pl Duda'nın yasayı imzalamasından övgüyle söz ediyor:

“Cumhurbaşkanının kararı karşısında şapka çıkarmak gerek. ... Devletin başı, hem yurtiçinde hem yurtdışında büyük bir baskı altındaydı. ... Andrzej Duda buna rağmen boyun eğmedi. Yasayı onayladı. Polonya Yahudi Soykırımı'nın sorumluluğunun kendisine yüklenmesine izin vermediğini net bir şekilde gösterdi, saygınlığını korumak için mücadele etmeye de devam edecek. ... Polonya için ölüm kalım meselesi olan bu konuda cumhurbaşkanı ve hükümet, birlik ve beraberlik içinde hareket etti. Bu konu yargı reformundan çok daha önemli. Zira bir kez Yahudi Soykırımı'yla suçlanırsak bize kafalarına estiği gibi davranabilirler.”

Financial Times (GB) /

Şimdi akademisyenler de mi yurtdışına kaçacak?

Polonya asıllı Amerikalı tarihçi Jan Tomasz Gross'un Financial Times'taki yazısına göre, Polonya toplumu kalıcı bir dönüşümün arifesinde olabilir:

“Bu kadar yalan dolan propagandayla harekete geçirilen bir toplumda yabancı düşmanlığı giderek artar ve en özgür düşünceli gençler bile vatanlarını, yaşayamayacakları derecede kötü ve sevimsiz bir yer olarak görmeye başlar. Bu çok tehlikeli. AB vatandaşları için başka bir ülkeye taşınmak çok kolay. Son kez 50 yıl önce komünist parti iktidarında, Polonya hükümeti Yahudi düşmanı propagandaya başladığında ve bunu takip eden etnik temizlik döneminde Yahudi Soykırımı'ndan kurtulan binlerce insan ve çocukları Polonya'yı terk etti. Günümüz mono-etnik Polonya'sında sıra eğitimli seçkinlere gelmiş olabilir ve bu insanlar ülkeden göç edebilir. Bunun insan sermayesi açısından sonuçlarını tahmin bile edemeyiz.”

İzvestiya (RU) /

İktidardaki seçkinler güçlerini pekiştiriyor

Günlük Izvestia gazetesi Polonya hükümetinin tutumunu anlamaya çalışıyor:

“Polonya, Rusya ve Ukrayna'nın da aralarında bulunduğu komşularının tümüyle ilişkisini bozmayı başardı. Hatta zaman zaman AB'ye karşı bile sert, atak ve saldırgan bir tavır takınabiliyor. Polonya tabii ki büyük ve ciddiye alınması gereken bir ülke. Ancak bir taraftan da dış yardımlara bağımlı; üstelik dünyanın lider ekonomilerinden birine sahip değil. Polonya hükümeti buna rağmen yeni bir aidiyet ve kimlik duygusu yaratılmasını ve böylece seçkinlerin mevkilerini koruyabilmesini çok önemsiyor.”

La Stampa (IT) /

Sümen altı edilmemesi gerekenler

Polonya sadece kurban değil, aynı zamanda suç ortağıydı da, diyor tarihçi Giovanni Sabbatucci, La Stampa'daki yazısında:

“Sadece geniş kapsamlı ve kökleri oldukça derine inen antisemitizmden değil, özellikle Alman işgal güçlerinin ülkeye girmesiyle, örgütlü toplu saldırılara [pogrom] ve katliamlara katılanlardan bahsediyorum. Jedwabne'de Temmuz 1941'de yüzlerce Yahudi, gönüllü Leh cellatlar tarafından infaz edildi. İşin kötüsü, sonrasında, savaşın bitmesinden bir yıl sonra, Temmuz 1946'da Kielce'de yaklaşık 40 Yahudi, [iddialara göre Yahudiler tarafından] öldürülen bir çocuk söylentisi nedeniyle ilkel silahlarla komşuları tarafından öldürüldü. ... Kendi geçmişiyle yüzleşme ve yaralara parmak basmaktan kaçınmadan bunları tartışabilme becerisi, bir demokrasinin kalitesi için önemli bir gösterge.”

La Vanguardia (ES) /

İnkarcıların işini kolaylaştırmayın

La Vanguardia, bu yasanın tehlikeli olduğunu söylüyor:

“Yasa gazetecilere ve öğretim görevlilerine yönelik ve tarihçileri muaf tutuyor ama olanları 'o zamana göre değerlendirme' ve inkar etmenin de yolunu açıyor. ... Mateusz Morawiecki'nin milliyetçi hükümeti, bu yasayla Yahudi Soykırımı'nın salt Almanlara ait bir suç olduğuna dair tehlikeli bir görüşü destekliyor. Oysa Avrupa çapında, örneğin Fransa'da çok sayıda karar makamı ve yurttaşın da katıldığı biliniyor. ... Yasanın vereceği zarar, faydasından çok daha büyük. Yahudi Soykırımı öylesine korkunç, kurbanlarına ve onların çocuklarına gösterilecek saygı öylesine vazgeçilmez ki, olayların sıradanlaştırması ve hangi ülkenin hükümeti için olursa olsun milliyetçi çıkarlara uygun hale getirilmesi düşünülemez.”

Wpolityce.pl (PL) /

İsrail'in saldırısı kabul edilemez

İsrail'de hükümet, Polonya'da kabul edilen yeni yasayı sert şekilde eleştirdi, tarihçiler ve soykırımı yaşayanlar derinden sarsıldı. Hükümete yakın haber portalı wPolityce.pl, Polonya'nın geri adım atmaması gerektiğini savunuyor:

“Lehler, kendilerine ait bir vatanları olması için öylesine çok can verdi ki, şimdi birilerinin kendi devletimizde yasalarımızı nasıl yapacağımıza karışmasına izin vermemiz düşünülemez bile. ... Tam da Polonya ile Yahudiler arasındaki ilişkilerin hiçbir zaman olmadığı kadar iyi bir düzeye çıktığı bu dönemde, Polonya'ya karşı kabul edilemez bir saldırının yapılıyor olması son derece üzücü. Geri adım atmamalıyız, çünkü bunu yapmak için bir sebebimiz kesinlikle yok. Bizler doğrunun tarafındayız.”

Lidové noviny (CZ) /

Benzer bir yasa Çekya'da da düşünülebilir

Lidové noviny, yasanın başka ülkelere de ilham olabileceği uyarısında bulunuyor:

“Kendi egemenlik bölgesinde bulunan, Almanlara ait eski toplama kamplarına 'Polonya kampları' denmesinin Polonya'nın hoşuna gitmediğini herkes anlayabilir. Ama bunu yasayla düzenlemek gerçekten gerekli mi? Polonya'nın herhangi bir yardım ve yataklığını düşünmeyi bile reddeden bir yasayla hem de? Burada bahsedilen yardım ve yataklık, ulus olarak değil, tarihsel olarak kanıtlanmış bireysel vakalar özelindedir. Böyle bir yasayı, kendine güvenmeyen bir devlet çıkarır. ... Polonya başkalarına da ilham olabilir. Çeklerin, Südet Almanlarının sürülmesinden herhangi bir şekilde sorumlu olduğunu söylemeyi suç sayan bir yasanın önerildiğini düşünün. Sizce de bu yasa parlamentodan geçmez mi?”

Nowoje Wremja (UA) /

Ukrayna avukatını kaybediyor

Yasanın ardındaki itici güç, PiS ve Kukiz'15 partilerinin ideologları, diye açıklıyor eski diplomat Bohdan Jaremenko, Novoye Vremya için kaleme aldığı yazısında:

“Bunlar milliyetçi bir söylem ideolojisiyle seçmenlerini konsolide etmeye çalışan şoven güçler. Bu da Polonya'nın sadece Ukrayna ile değil, özellikle Brüksel ile ilişkilerini zora sokuyor. ... İktidar partisinin dünya görüşü çerçevesinde devlet politikasının revizyonu gerçekleşiyor. Polonya, Ukrayna'nın aktif biçimde desteklenmesine olan ilgisini yitiriyor ve 20 yıldan uzun süredir yaptığından farklı olarak artık AB'ye karşı avukatlığımızı üstlenmiyor. Zaten Polonya kendi uluslararası ilişkilerini böylesine başarılı şekilde mahvederken, yakında kendisi bir sözcüye ihtiyaç duyacaktır.”

Newsweek Polska (PL) /

Polonya masumiyet timsali

Yeni yasayı hazırlayan PiS parlamenterleri için önemli olan hangi sözcüklerin kullanılacağı değil, tarihi sansürlemek, diyor Newsweek Polska:

“Kendileri için önemli olanın 'Polonya toplama kampı' sözcüğünden çok, [Polonya'nın, Nazi işgali sırasında Yahudileri katlettiği] Jedwabne hakkındaki gerçekleri söyleyen [tarihçi ve yazar] Jan Tomasz Gross'a hesap sormak istediklerini gizlemeye bile gerek görmüyorlar. ... Yasanın PiS eliyle daha da katılaştırılmasının amaçlarından biri de Polonya'nın, diğer 'vahşi' ulusların şiddetine maruz kalmış masum ve edilgen bir kurban olduğu fikrinden farklı şekilde temsil edilmesini engelleyecek, önleyici bir sansür getirmek.”

The Irish Times (IE) /

Eski nefret yeniden diriliyor

Eski Doğu Bloku devletlerinin geçmişle yüzleşmede yetersiz kalmasının ceremesi bugün çekiliyor, diyor The Irish Times:

“Avrupa Birliği'nin kurulmasında Yahudi Soykırımı deneyimi merkezi bir rol oynamıştı. Bu nedenledir ki, bu soykırımın inkârı birçok ülkede cezaya tabidir. Ancak bu düzenlemelerle, gizli, saklı görüşlerin tamamen değiştirilebildiği ileri sürülemez. ... Avrupa eski Sovyet uydu devletlerini mümkün olduğunca hızlı şekilde AB'ye almak istedi. Bu sırada milliyetçilik eksenindeki çözüme ulaşmamış birçok konu hızla göz ardı edildi. Ancak tüm bu konular şimdi bir kez daha gün ışığına çıkıyor. Bunu hem Suriyeli sığınmacıların Macaristan ve Çekya gibi ülkelere geldiklerinde gösterilen ırkçı ve yabancı düşmanı tepkilerin kötücül biçimlerinde görebiliriz, hem de aşırı sağcı, popülist siyasetçilerin yükselişinde.”

Die Tageszeitung taz (DE) /

Varşova tartışmayı öteliyor

Geçmişle hesaplaşmayı yasayla yasaklamak uzun vadede işe yaramayacaktır, diyor taz:

“Polonya Nazilere yardım ve yataklığını bilimsel olarak kamuoyunda açıkça tartışılmasını engellemeye çalışıyor. ... Geçmişte Polonya'da büyük tartışmalar, ancak bir bilim insanı mükemmel bir makale yazdığında yaşanırdı. Bunlardan biri de sosyolog Jan Tomasz Gross'un makalelerinden oluşan 'Komşular' kitabıydı. Polonya iki yıl boyunca Jedwabne Katliamı'nı konuştu. Milliyetçi-popülist PiS hükümeti şimdi [sansür yasası] 'Lex Gross'la eleştirel bir tarihle hesaplaşmayı engellemek istiyor. Hükümet kısa vadede bir başarı şansı yakalayacak olsa da uzun vadede bu yaklaşım çıkmaz bir sokaktır.”

Gazeta Polska Codziennie (PL) /

Polonya imajına yatırım yapmalı

Gazeta Polska Codziennie'ya göre Polonya hükümeti, ülkenin yurtdışındaki imajını düzeltmek için ne paradan ne çabadan kaçınmalı:

“Tarihimiz ve onunla bağlantılı her şey hakkında kamuoyunu, burada, Vistula Nehri'nin kıyısında biz belirlemeliyiz. Polonya dışında hakkımızda olumlu şeyler yazmaya meraklı hiç kimse yok. ... Bize kulak verilmesini sağlamak da hükümetin görevi. Sesimizin yurt dışında duyulması için bol para ve çok sayıda tarihçinin ve halkla ilişkiler uzmanının titizlikle çalışması gerekiyor. Ancak buna değecektir.”

Irish Examiner (IE) /

"Çalışmak özgürleştirir" cümlesi Lehçe değil

Irish Examinere göre, bu yasaya gerekçe olacak mantıklı bir neden yok:

“Hadi iyi niyetli olalım ve yasanın ardında gerçekçi bir neden olduğunu varsayalım. Böyle bir durumda bazı insanlar, ölüm kamplarının Polonya tarafından inşa edildiğini, en azından soykırıma dahil olduğunu düşünebilir. Avrupa'da Nazi işgali altındaki her ülkede işbirlikçiler olduğunu biliyoruz zaten. Ama bu korkunç tesislerin kimler tarafından inşa edildiği hususunda günümüzde hiç kimsenin en küçük bir şüphesi olabilir mi? İşaretler çok net ve açık: 'Çalışmak özgürleştirir' sözü Lehçe değil. Bir soru: 'Mutlak derecede abartılmış siyaseten doğruculuk' sözcüklerini Lehçeye kim çevirebilir?”

Gazeta Wyborcza (PL) /

İsraillilerin haklı öfkesi

Gazeta Wyborcza, soykırımla ilgili hatırlananlar manipüle edilmeye başlandığında İsrail'in müdahalesini haklı buluyor:

“Söz konusu yasanın İsrail'de öfkeye neden olması boşuna değil, özellikle de Uluslararası Soykırım Anma Günü'ne bu kadar az zaman kalmışken parlamentodan geçirilmesi nedeniyle. İsrail Başbakanı Netanyahu, yasayı senatoda engelleme çağrısı yaptı. Bunun üzerine Twitter, İsrail'in Polonya'nın yasamasına müdahalesini protesto eden 'milliyetçi' seslerle çalkalandı. Seslerin çoğu açık bir antisemitizm sergiliyor. Bu yasa, bugüne kadar utanç içinde saklı tutulan, ancak şimdi 'yurtseverler' tarafından açıkça ilan edilen antisemitizm cinini şişeden çıkardı.”

La Repubblica (IT) /

Polonya'da antisemitizmin kökleri derin

Polonya bu yasayla sadece tarihi reddetmekle kalmıyor, yeni antisemitik güçleri de koruyor, diyor La Repubblica:

“Polonya hükümeti, [İsrail'in yasaya gösterdiği itirazlara] verdiği tepkiyle yasanın kapsamını daraltıyor görüntüsü vermek istedi. Oysa İsrailli tarihçilerin işaret ettiği üzere, Polonya antisemitizminin derin Katolik kökleri var. Bu durum komünizm döneminde de varlığını sürdürdü ve 1968 yılındaki antisemitik takibata yol açtı. Nitekim günümüzde bile aşırı sağcı köktenciler, yurtsever anma günleri gerekçesiyle simge ve sloganlarla Varşova sokaklarını arşınlayabiliyor.”

Rzeczpospolita (PL) /

İsrail yasayı yanlış anladı

Tam da İsrail gibi bir ülke, Polonya'nın tarih politikasına saygı göstermeli, diyor Rzeczpospolita:

“[Çatışmanın nedeni,] Yasa değişikliğini kaleme alanların niyetlerinin doğru anlaşılmamış olması. Yasanın amacı soykırımı yok saymak değil, Polonya devletini, Almanya'nın işlediği savaş suçlarına katıldığı yönündeki alenen haksız ithamlara karşı korumak. Polonya devletinin böyle bir adım atmak için geçerli sebepleri var ve tam da İsrail gibi, tarihin çarpıtılması konusunda büyük hassasiyeti olan bir devletin bunu tanıması ve anlaması gerekirdi. Oysa burada tehlikeli bir dinamik barındıran bir çatışmayla karşı karşıyayız ve bu konudaki gelişmeler her iki ülke arasındaki ilişkileri zora sokabilir.”