(© picture-alliance/dpa)

  Avrupa Parlamentosu seçimleri

  15 yorum

İtalya İçişleri Bakanı Salvini, Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ardından Avrupa'nın sağını bir parlamento grubunda toplamak istiyor. Pazartesi günü Milano'da Avrupa Halklar ve Uluslar İttifakı'nı tanıtan Salvini'ye Alman AfD, Finler Partisi ve Danimarka Halk Partisi başkanları eşlik etti. Yorumcular bu hamlenin başarısından neden şüphe ettiklerini açıklıyor.

Mayıs sonunda yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri için kıta genelinde seçim mücadelesi başladı. Tahminlere göre AB karşıtları koltuk kazanacak, geleneksel büyük partileriyse oy kaybedecek. Britanyalıların seçimlere katılıp katılmayacağı henüz kesinlik kazanmadı. Yorumcuların siyaset dünyası ve seçmenden beklentileri var.

Avrupa Halk Partisi EPP'de tüm gelişmeler, Orbán'ın Fidesz Partisi ile yolların ayrılacağına işaret ediyor. Orbán, EPP Grup Başkanı Weber'in talep ettiği, Avrupa karşıtı sözler ile Brüksel karşıtı afiş kampanyası için özür dilemeyi reddediyor. EPP, 20 Martta partinin gruptan ihraç edilip edilmemesini oylayacak. Macar yorumcular partinin EPP'den kendi isteğiyle ayrılma konusunu tartışıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Avrupa'da yeni bir başlangıç yapmak için üye ülkelere güvenlik ve ticaret politikalarıyla sosyal politikalarda daha yakın işbirliği çağrısı yaptı. Macron'un konuk yazar olarak kaleme aldığı yazısı 28 üye ülkenin tamamında, belli başlı gazetelerde yayınlandı. Yorum köşelerinde de hem olumlu, hem de olumsuz büyük yankı buldu.

Mayıs ayının sonunda yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri, Brexit'in gölgesinde ve güçlenen milliyetçi partiler nedeniyle kader seçimine dönüştü. Köşe yazarları şu sıralar etnik grupların da seçimi takip etmesini salık veriyor ve en azından bir milliyetçinin seçim mücadelesini ele geçiremediğini söylüyor.

Avrupa'dan 30 aydın ve yazar, kamuoyunu AB'den kurtulmak isteyen popülistlere karşı çıkmaya davet etti. Yazıda, bunlara karşı çıkacak çoğunluk yakalanamadığı takdirde Avrupa seçimlerinin bir dehşet senaryosuna dönüşebileceği yer alıyor. Manifestonun bir kısmını yayınlayıp bunun tetiklediği tartışmayı aktarıyoruz.

Avrupa Parlamentosu seçimlerine yaklaşık beş ay kala gözlemciler köklü parti gruplarının kayıp yaşayacağını öngörüyor. Liberaller ve Yeşiller'in güç kazanacağı düşünülürken muhafazakarlar ve sosyal demokratlar, sağcı ve aşırı sağcı partiler nedeniyle zor durumda. Bu partilerin Avrupa politikasını ne kadar değiştirecekleri hakkında yorumcular arasında fikir ayrılığı var.

İtalya ve Fransa'nın aşırı sağ partileri, Avrupa seçimleri için ortak kampanyalarına start verdi: Salvini ve Le Pen, Roma'da yaptıkları basın toplantısında mayıstaki seçimden sonra 'Ulusların Avrupası'nı kuracaklarını söylediler. Kimi köşe yazarları AB'nin sonunu görürken, diğerleri sağcı popülistlerin başarısızlığa mahkum olduğunu düşünüyor.

Köşe yazarları uzun süredir mayıstaki AP seçimlerinin, sağ popülist ittifakların güçlerini pekiştirmesi ve radikal sağcı Steve Bannon'ın 'The Movement'inin seçimlere karışması nedeniyle de, Avrupa'nın kaderini belirleyeceğine inanıyor. Yorumcular bunun sebepleri ve popülistlerin başarı ihtimalini değerlendiriyor.

Trump'ın eski baş stratejisti Steve Bannon, önümüzdeki birkaç ay boyunca Avrupa'da kalıp sağ partilere AP seçimlerinde destek olmayı planlıyor. Bannon bu niyetini, milliyetçi İtalya Kardeşleri Partisi'nin Roma kurultayında açıkladı ve pazar günü Çekya Cumhurbaşkanı Zeman'la buluştu. Köşe yazarları bu girişiminin neden başarısız olacağını ve AB'nin kendini nasıl baştan yaratacağını açıklıyor.

Yaz tatilinin ardından AB'de siyaset, mayıs ayında yapılacak AP seçimleri için gaza bastı. AB'nin en önemli makamları için poker çoktan başladı. AB Komisyonu Başkanı Juncker, yaz-kış saati uygulamasının kaldırılmasını istiyor. Yorumcular iki cephenin kendilerini nasıl konumlandırdıklarını inceliyor.

Alman Hıristiyan Sosyal Birlik CSU'nun Avrupa siyasetçisi Manfred Weber 2019 Avrupa seçimlerinde Avrupa Komisyonu Başkanı Juncker'in halefi olmak istediğini açıkladı. EPP (Avrupa Halk Partisi) grup başkanını liste başı adayı yapıp yapmayacağına 8 Kasımda karar verecek. Avrupa medyası Weber'in olası başkanlığının artılarını ve eksilerini tartışıyor.

Avrupa şu sıralar 2019'taki AP seçimlerine hazırlanıyor ve adayları belirliyor. ABD'li aşırı sağcı Steve Bannon'ın, Avrupalı sağcı popülistleri destekleyeceği açıklamasının ardından illiberal partilerin oy oranlarında ciddi bir artış olasılığı korkuları da arttırıyor. Gazeteciler buna karşı alınacak önlemleri tartışıyor.

Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, Romanya'daki Macar azınlığın yıllık Tusványos festivalinde, Avrupa Parlamentosu seçimlerinin belirleyici konusunun göç olacağını ve "68'li seçkinler sınıfından" kurtulmanın vaktinin geldiğini dile getirdi. Yorumcular Orbán'ın sözlerini ciddiye almak konusunda farklı görüşler sergiliyor.

ABD Başkanı Trump'ın eski başdanışmanı Steve Bannon, kurduğu "The Movement" vakfı aracılığıyla Avrupa'daki popülist sağı desteklemeyi planlıyor. Medya Bannon'un bu vakıf aracılığıyla 2019'daki AP seçimleri öncesinde 'sağ popülist bir ayaklanmayı' kışkırtmak istediği görüşünde. Bu planlar Avrupa için ne kadar tehlikeli?