Minsk'teki Bağımsızlık Meydanı'nda toplanmış protestocular (20 Ağustos 2020). (© picture-alliance/dpa)

  Belarus

  26 yorum

Belarus'ta muhaliflere karşı günbegün yeni davalar açılıyor. Geçtiğimiz hafta Lukaşenka'nın en önemli rakiplerinden, eski bankacı Viktor Babarika'nın sanık olduğu dava görülmeye başlandı. Kasım ayında protestoları canlı yayınlayan iki gazeteci kadın parmaklıklar arkasına gönderildi. Hafta başında bir mahkeme, gösterilere katılmış gençleri yüksek hapis ya da çalışma kampı cezalarına çarptırdı.

Polonya'da yerleşik Belsat kanalının iki kadın muhabiri, Belarus Devlet Başkanı Lukaşenka aleyhinde protesto örgütledikleri iddiasıyla Minsk'te iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. Katerina Andreyeva ve Daria Chultsova kasım ayında yaptıkları canlı yayında, muhalefetin düzenlediği bir gösteriyi haberleştirmişti. Yorumcular konuyla ilgili ayrıntılardan ve olayın perde arkasından bahsediyor.

Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası'nın mayıs ayında Riga ve Minsk kentlerinde başlaması planlanıyor. Ancak siyasi sebeplerle Belarus'un ev sahibi ülke olması konusunda ciddi çekinceler söz konusu. Gözlemciler Dünya Buz Hokeyi Federasyonu'nun, şampiyonanın Minsk'te yapılmasını engellemek için Koronayı bahane edebileceğini ileri sürüyordu. Ancak Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu IIHF Başkanı René Fasel, alenen Lukaşenka tarafından Minsk'te ağırlandı. Eleştiriler dur durak bilmiyor.

Belarus Devlet Başkanı Lukaşenka, Rusya Ulusal Muhafızları'nın desteğinden emin. İçişleri Bakanlığı, cuma günü şimdilik eğitim ve ortak tatbikatlar yapılmasını kapsayan bir işbirliği anlaşması yapıldığını açıkladı. Bu anlaşma Belarus'taki siyasi durum hakkında ne ifade ediyor? AB buna tepki vermeli mi?

Minsk'te şiddet kullanılarak gözaltına alınırken başından yaralanan 31 yaşındaki bir gösterici öldü. Sivil kıyafetli polisler daha önce bir apartmanın avlusundaki kırmızı-beyaz-kırmızı şeritleri sökmüş, apartman sakinlerinin protestosuyla karşılaşmıştı. Genç adam, rejimin ciddi baskısına rağmen devam eden gösterilerde ölen ilk kişi değil.

Belarus'ta muhalefet lideri Tikhanovskaya'nın Devlet Başkanı Lukaşenka'ya verdiği ültimatomun süresi doldu. Tikhanovskaya, Lukaşenka 25 Ekim'e kadar görevi bırakmayacak olursa ülke çapında genel greve gidileceğini duyurmuştu. Gerçekten de özellikle büyük protestolar yapıldı, Lukaşenka "terör"den söz etti. Yorumcular kimin üzerindeki baskının daha yüksek olduğundan emin değil.

Avrupa Parlamentosu'nun fikri özgürlük alanında verdiği 2020 yılı Sakharov Ödülü'ne Belarus'taki muhalifler layık görüldü. Parlamentonun açıklamasına göre ödül koordinasyon kuruluna, Svetlana Tikhanovskaya gibi sivil haklar için mücadele edenler ve Svetlana Aleksiyeviç gibi angaje olan kişilere verilecek. Ancak Avrupa basını 50 bin avronun gerçek bir destek olacağından şüpheli.

Alexander Lukaşenko pazar günü tutuklu bulunan muhalefet temsilcileriyle cezaevinde buluştu. Medyada yayınlanan habere göre, Lukaşenko anayasa reformu için destek arayışındaydı. Görüşmeye katılanların ikisi ertesi gün serbest bırakıldı, aynı anda bir gösteri vahşice bastırıldı. Buluşmayı nasıl yorumlamak lazım: Bir diyalogun başlangıcı mı yoksa danışıklı dövüş mü?

Belarus'taki durum ve bilhassa tanınmış bilişimcilere uygulanan baskılar nedeniyle özellikle Letonya ve Litvanya, kendilerini Belarus'ta güvende hissetmeyen şirketleri kendilerine çekme fırsatı görüyor. Letonya, bürokratik engellerin azlığıyla göz doldururken, devlet ekonomi ajansının verilerine göre daha şimdiden bazı taşınma teyitleri almış durumda. Baltık basınında gergin bir heyecan gözlemlenebiliyor.

AB, insan hakları ihlalleri nedeniyle Minsk'e uygulanacak yaptırımları tartışmaya devam ediyor. AB'ye giriş yasağı konması ve banka hesapları dondurulması düşünülen 40 kişiyi kapsayan bir liste hazır gerçi, ama Kıbrıs oybirliğiyle alınması gereken bir kararı engelliyor. Gözlemciler vetonun sebeplerinin yanı sıra Berlin ile Brüksel'in gevşek tepkisini de inceliyor.

Soçi'de gerçekleşen Lukaşenka-Putin buluşmasının ardından Belarus'un akıbeti hala belirsizliğini koruyor. Avrupa basını, Rusya ile iyi ilişkilerin Belarus için hayati önemi haiz olduğu konusunda hemfikir. Ama bir taraftan da ne Lukaşenka'nın ne de Belarus muhalefetinin Moskova'nın arzu ettiği partnerler olduğu dile getiriliyor.

Belarus'da kitlesel gösteriler aynı hızla devam ederken yıllardır devlet başkanlığı koltuğunda oturan Lukaşenka pazartesi günü Vladimir Putin'le görüşmek üzere Soçi'ye gitti. Dostça karşılandığı Soçi'de Putin ona 1,5 milyar dolar tutarında kredi sözü verdi ve destekleyici ifadeler kullandı. Yine de basın, Kremlin'in 1 numaralı isminin zor durumdaki mevkidaşına net bir destek vermediğini düşünüyor.

Rusya, Belarus'taki protestoların başından itibaren tereddütlü davranmış olsa da gözlemciler Moskova'nın Lukaşenka'ya desteğinin günbegün arttığını görüyor. Yorumcular Lukaşenka'ya karşı kitlesel bir hareket varken, bunun doğru strateji olup olmadığını soruyor ve bölgede ilişkilerin gelecekte nasıl olabileceğini ele alıyor.

Belaruslu muhalefet lideri Maria Kolesnikova ve iki arkadaşının kaybolmasının ardından salı günü çelişkili haberler dolaşmaya başladı. Belaruslu yetkililer Kolesnikova'nın Ukrayna'da olduğunu söylüyor. 38 yaşındaki kadının çevresi ise gözaltına alındığını belirtiyor. Bu vakanın Minsk'teki muhalefet ve rejime ne gibi etkileri olacak?

Aleksandr Lukaşenka pazartesi günü ilk kez, Belarus'ta rejiminin otoriter özellikler taşıdığını ve başkanın kişiliğine odaklandığını itiraf etti. Devlet Başkanı uzmanların ve anayasa yargıçlarının hazırlayacağı bir anayasa reformu önerdi, ama muhalefetle diyalogdan söz etmedi. Gözlemciler öneriye kuşkuyla yaklaşıyor.

Belarus'ta yapılan seçimlerin ardından baş gösteren protestolarla beraber gözlemciler hem kaygılar hem de beklentilerle Rusya'ya bakıyor. Herkesin ortak görüşü, uzun zamandır devlet başkanı olan Lukaşenka'nın başkentteki kaderinin Kremlin'in vereceği tepkiye bağlı olduğu yönünde.

Belarus devlet başkanlığı seçiminden sonraki gelişmeler belirsizliğini koruyor. Protestolar devam ediyor, fabrikalar grevde ama Devlet Başkanı Lukaşenka'nın muhalefete ödün vermeye ya da istifa etmeye hiç niyeti yok. Avrupa medyası ülkede bundan sonra işlerin nasıl yürüyeceğini tartışıyor.

Belarus'taki seçimleri takiben başlayıp haftalardır süregiden protestolar sonunda Aleksandr Lukaşenka'yı Rusya'dan yardım istemek zorunda bıraktı. Putin komşu ülke için yedek bir birlik kurduklarını söylüyor. Rusya'nın Belarus'u işgal etmesinden endişelenen köşe yazarları AB'den Belarus muhalefetinin yanında ve Kremlin'in etkisine karşı kararlı bir tutum bekliyor.

AB devlet ve hükümet başkanları Belarus'taki protestolar nedeniyle çarşamba günü (bugün) olağanüstü bir zirvede buluşuyor. Video konferans başlamadan hemen önce Rusya Devlet Başkanı Putin, yurtdışından Belarus'a yapılacak müdahaleler konusunda uyarıda bulundu. AB ülkedeki havayı yumuşatmak için ne yapabilir?

Rusya'da siyaset ve kamuoyu, Belarus'taki gelişmelere nasıl tepki verileceği konusunda iki arada kalmış durumda. Bunun sebeplerinden biri, Lukaşenko'nun her zaman iki ülkenin yakınlığının garantörü olmuş olması. Birçok kişi halkla dayanışma halinde, diğerleri Ukrayna'da olduğu gibi yabancılaşmadan çekiniyor. Yorumcular Rusya'nın komşu ülkedeki çatışmaya aktif müdahalesinin yarar ve zararlarını tartışıyor.

Belarus devlet başkanlığı seçimlerinde hile yapıldığı iddiaları nedeniyle Avrupa Birliği, bu ülkeye yaptırım uygulamayı tartışıyor. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, seçimlerin ne özgür ne de adil yapıldığını açıkladı. Bunun ötesinde yetkililerin uyguladığı şiddeti ve gösterici ve gazetecilerin toplu olarak gözaltına alınmalarını eleştirdi. Brüksel hangi yolu tercih etmeli?

Belarus muhalefet lideri Svetlana Tikhanovskaya, çarşamba günü ülkesinden ayrılıp Litvanya'ya gitti. Ülkesinden ayrılmadan Minsk'teki seçim kurulu nezdinde resmi seçim sonuçlarına itiraz etmek isteyen Tikhanovskaya burada yedi saat boyunca alıkonulmuştu. Yorumcular bu gelişmenin muhalif hareket için ne anlama geldiğini inceliyor ve Avrupa'dan net tavır sergilemesini talep ediyor.

Belarus'ta Cumhurbaşkanı Lukaşenko'nun oyların yüzde 80,2'sini alarak seçimi kazandığı açıklandı. Ancak resmi olarak yüzde 9,9 oy alan muhalif aday Tikhanovskaya manipülasyon gerekçesiyle sonuçları kabul etmedi. Bunu takip eden gösterilere polis kısmen şiddet kullanarak karşılık verdi. Avrupa basını durumu analiz ediyor ve uluslararası toplumun nasıl tepki vermesi gerektiğini tartışıyor.

Belarus'ta 9 Ağustos günü devlet başkanlığı seçimi yapılacak ve 26 yıldır iktidardaki Aleksandr Lukaşenko'nun seçim galibiyeti daha önce olmadığı kadar sallantıda. Muhalefet, daha kısa süre önce hapse atılan kocasının yerine aday olan Svetlana Tikhanovskaya'nın etrafında toplandı. Ancak galip geleceğinden bütün yorumcuların emin olduğu söylenemez.

Belarus'ta cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 9 Ağustos'ta yapılması planlandı. Seçimlere, belli ki halk desteği gören çok sayıda muhalif aday katılacak. Dolayısıyla 26 yıldır ülkeyi yöneten otokrat Lukaşenko ilk kez rakipsiz sıyrılamayabilir. Bizi bir değişim mi bekliyor?