Slovakya, Beneš Kararnameleri'ni eleştirmeyi suç ilan etti
Slovakya Parlamentosu aralık ayında, Beneš Kararnameleri’ne yönelik eleştirileri suç sayan bir yasayı kabul etti. Kararnameler, savaş sonrası dönemde Çekoslovakya’daki Alman ve Macar azınlıkların vatandaşlıktan çıkarılmasına ve mülksüzleştirilmesine neden olmuştu. Macaristan’da yasaya karşı protestolar muhalefet kanadıyla sınırlı kalırken, Başbakan Viktor Orbán konuya ilişkin sessizliğini sürdürüyor.
Günümüz hukuk anlayışıyla bağdaşmıyor
Denník N, Beneš Kararnameleri’nin sorgulanmasının bundan böyle suç sayılacak olmasını üzüntüyle karşılıyor:
“Bu kararnameler, günümüzün insan hakları ve hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmayan ayrımcı yasalar oldukları için bugünün perspektifinden kabul edilemezdir. Slovakya’nın 2025 yılında hâlâ bu insanlık dışı yasal hükümlere gururla sahip çıkması anlaşılır değil. Kolektif suç ilkesini kınadığımızı iddia edip aynı zamanda Beneš Kararnameleri’nin dokunulmazlığını onaylayamayız. Beneš Kararnameleri’nin sorgulanması, bu düzenlemelerin yol açtığı tüm hukuki sonuçların illaki geri alınması gerektiği anlamına gelmez. Böyle bir adım pratikte uygulanabilir de değil.”
Orbán açısından siyasi çıkarlar daha önemli
Magyar Hang’a göre, Macaristan Başbakanı için Fico ile uyum içinde olmak ulusal ilke meselelerinden daha önemli:
“Orbán, [Slovakya’da yaşayan etnik] Macarlara yönelik bu skandal niteliğindeki ağır hukuk ihlaline karşı harekete geçmiyor, çünkü Robert Fico ile yaşanacak açık bir çatışma, ona siyasi açıdan yarardan çok zarar getirecektir. ... [2026’daki] parlamento seçimlerinden önce, pratikte kendini kanıtlamış bir ‘egemenlikçi ortağı’, ilkesel bir hukuk ihtilafı uğruna feda etmek asla aklına gelmez. Bizim hükümetimize yöneltilecek her türlü soru beyhude olacaktır: Hükümet her zaman yalnızca, sınır dışındaki Macarların korunmasının öncelikli bir mesele olduğunu tekrarlayıp duracaktır. Ancak hakikaten siyasi açıdan değdiğinde kararlı bir tutum sergileyecektir.”
Patlamaya hazır bomba
Český rozhlas, Slovak muhalefet lideri Michal Šimečka’yı kararnameleri siyasete konu edip yasağa yol açmaya itmiş olabilecek saikleri kasım ayında şöyle açıklamıştı:
“Ona göre bu, Slovakya’daki Macarlardan partisine destek kazanmaya yönelik bir girişim olabilir. ... Daha iddialı bir diğer teori ise, Šimečka’nın [Slovakya Başbakanı Robert] Fico ile Macaristan Başbakanı Viktor Orbán arasındaki ittifaka çomak sokmaya çalışıyor olabileceği. Geçmişte yaşanan ihtilaflar, Slovak-Macar ilişkilerinde her zaman patlamaya hazır bomba gibi olmuştu. Beneš Kararnameleri’nin iptalini talep edenler ve Slovakya’daki Macarların uğradığı gerçek veya iddia niteliğindeki ayrımcılığı eleştirenler ise çoğunlukla Orbán’ın Fidesz partisinin temsilcileriydi.”
Milliyetçilik Rusya'nın ekmeğine yağ sürüyor
Romanya’daki Macar azınlığın yayın organı Maszol, bölgedeki milliyetçi çıkar politikasının Avrupa’nın çıkarlarına aykırı olduğu uyarısında bulunuyor:
“Egemenlikçi politik çizgi adına anavatanımız [Macaristan], kendisine layık olmayan ve hatta Macarlar için tehlike arz eden kişilerle ittifak kuruyor. ... Egemenlikçi ‘hareketin’ sorunu, ‘AB İmparatorluğu’ üzerindeki etkisinin belirsiz, bölgedeki geleneksel milliyetçiliği uyandırmasının ise kesin olması. Rus emperyalizminin iyi bilinen çıkarlarına hizmet eden tam da bu işte; zira Orta Avrupa ülkelerinin nefret dolu milliyetçi gelenekler uyarınca yeniden birbirinin boğazına sarılması Rusların bayağı işine gelir. Dolayısıyla Rusya da bunun gerçekleşmesi için elinden gelen her şeyi yapıyor.”