"Barış Kurulu" hazır: Peki katılmaya değer mi?

ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğünde başlatılan Barış Kurulu girişimi ete kemiğe büründü. Kuruluş belgesi, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu esnasında imzalandı. Tüzük, Kurul’un -Birleşmiş Milletler’e rakip olarak- çatışmalara çözüm bulmasını öngörüyor. AB ülkelerinden ise yalnızca Macaristan ve Bulgaristan bu tartışmalı oluşumda yer alıyor. Medya, doğru olup olmadığını tartışıyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Ewropeiska Prawda (UA) /

Sorun hallolana kadar zaman kazanmaya çalışıyorlar

Ewropeiska Prawda bazı Avrupa ülkelerinin taktiklerini analiz ediyor:

“Doğrudan 'evet' ya da 'hayır' diyemeyeceğiniz durumlarda, zaman kazanma stratejisi genelde en iyi yoldur. Mesela Litvanya bunu yapıyor, Kuzey ülkeleri eğer meseleyle ilgili bir görüş birliğine varırlarsa (yani hiçbir zaman) Barış Kurulu'na dahil olmaya hazır olduklarını söylüyorlar. Polonya da şu anda benzer bir yol tutturuyor ve ülkenin Barış Kurulu'na katılımının anayasal gerekliliklere uygunluğunu detaylı biçimde inceleme kararı aldı. İnceleme sürecinin, Donald Trump'ın bu girişime olan ilgisini yitireceği güne değin zaman kazandıracağı umuluyor. Ukrayna da benzer bir taktik izlemeye karar vermiş görünüyor.”

Club Z (BG) /

Bulgaristan'ın üyeliği kabul edilmemeliydi

Club Z, Barış Kurulu'na katılım belgesini imzalayan Bulgaristan'ın görevini bırakan başbakanı Rosen Jelyazkov'un buna hakkı olmadığını yazıyor:

“İstifa etmiş bir hükümetin, parlamentoda tartışılmadan ve AB politikasına aykırı bir şekilde bizi bu kurula dahil etme kararı, ülkemizi önemseyen herkes tarafından ciddiyetle tartışılmalı. İstifa etmiş hükümetler Bulgaristan'ın çıkarlarının yerine münferit siyasetçilerin şahsi çıkarlarını koyabiliyorsa, mevcut iktidar sahiplerinin çözmek istedikleri şahsi sorunlara bağlı olarak yarın kendimizi AB'den ayrılmış ya da komşularımızla savaşıyor bulabiliriz!”

Magyar Nemzet (HU) /

Küçük bir devlet olarak tarihe yön vermek

Hükümete yakın Magyar Nemzet'e göre Macaristan'ın katılımı, ülkenin ustaca dış politikasının bir kanıtı:

“Çözümleri sadece Avrupa bloku içinde aramayacağımız belli. Barış Kurulu sayesinde Macaristan'ın uluslararası hareket alanı ve ilk hızlı tepkiyi verme imkânı artıyor, tarihe yön verenler arasında yer alma şansı da büyüyor. Bu durum ille de salt büyük petrol rezervlerine ve sayısız nükleer savaş başlığına sahip olanlar için değil, tehlikelerle dolu bir dünyada ustaca yol alabilenler için de geçerli.”

Contributors (RO) /

BM'nin eli kolu bağlı

Hukukçu Alina Dobre, Contributors’ta Birleşmiş Milletler’in geçtiğimiz yıllarda nüfuzunu büyük oranda yitirdiği kanısında:

“BM’nin sorunu -ki Donald Trump burada haklı- artık tüm bileşenleriyle uluslararası bir örgüt olarak işlememesi. Bu da kısmen, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin veto hakkından kaynaklanıyor. Bu hak, dünya düzeninin yeniden tesisine yönelik girişimleri bloke ediyor ve böylece uluslararası ölçekte sözünü geçirmesini sağlama, yani çatışmaları yatıştırmak için barış gücü birlikleri gönderme imkânından mahrum bırakıyor. Kırım’ın işgalinden bu yana BM ve Güvenlik Konseyi hiçbir tedbir almadı. Her şey ha bire bloke edilen deklarasyonlar düzeyinde kaldı.”