AB Hindistan'la serbest ticaret anlaşması imzaladı

AB ve Hindistan, 20 yıla yakın süren müzakerelerin ardından bir serbest ticaret anlaşması üzerinde uzlaşıya vardı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Yeni Delhi’de her iki tarafın bu sayede “dünyanın en büyük demokrasileri arasındaki ortaklığı” pekiştirdiğini söyledi. Bu kapsamda, neredeyse iki milyar kişilik bir ortak pazar kurulacak. Yorumcular, anlaşmanın stratejik önemine ışık tutuyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Salzburger Nachrichten (AT) /

Jeopolitik önem artışı

Salzburger Nachrichten, AB’nin Hindistan ile yapılan anlaşmadan muazzam faydalar sağlayacağını vurguluyor:

“Faydası ve sembolik etkisi, uzun vadede MERCOSUR Anlaşması’nı gölgede bırakabilir. Hindistan pek çok nedenden ötürü cazip bir ortak: Salt ekonomisi küresel çapta en yüksek büyüme oranlarından birine sahip devasa bir pazar olduğu için değil, aynı zamanda dünyanın en kalabalık ülkesiyle işbirliği yapan herkes jeopolitik açıdan otomatikman ağırlık kazanacağı için de. Böyle bir pakt, AB’nin giderek zorlaşan bir ortamda kendi değerlerini savunmasına da yardımcı olabilir.”

Der Standard (AT) /

AB'nin sonu gelmedi

Der Standard, Hindistan ve Latin Amerika ile yapılan ticaret anlaşmalarını memnuniyetle karşılıyor:

“Avrupa’da sağ ve aşırı sağ partilerin yararlandığı ve Beyaz Saray’dan da destek gören bir anlatı var. Diyorlar ki: AB çöküşe doğru gidiyor. ... Hindistan ile AB arasındaki anlaşma ve nihayete erdirilen MERCOSUR Anlaşması sayesinde Avrupa kendine yeni müttefikler ve yeni pazarlar buluyor. Aynı zamanda Trump’ınkine alternatif bir anlatı sunuyoruz: İşbirliği iki kazanan çıkarabilir. Avrupa’nın hasımlarına daha kararlı bir şekilde karşı durmak, dostlara el uzatmak: Evet, bu yeni dünya düzeninde işler böyle yürüyebilir.”

Le Monde (FR) /

Yakında ruh eşi de olacaklar

Siyaset bilimci Christophe Jaffrelot, Le Monde’da AB’nin Hindistan’ın demokratik gerilemesini görmezden geldiği eleştirisinde bulunuyor:

“Hindistan giderek özgürlük karşıtı olmasına rağmen, Avrupalılar ülkeyi hâlâ ‘dünyanın en büyük demokrasisi’ olarak görmeyi sürdürüyor. ... Sadece dini azınlıkların ayrımcılık ve gündelik şiddetin hedefi olmaya devam etmesi ve sivil toplumun hükümet tarafından kontrol edilmesi değil, seçim hilelerine dair ikna edici kanıtların sunulmuş olması da söz konusu. … AB’nin bu konularda sessiz kalması, Trump’a direnmek için realpolitiğin muhtemelen bir norma dönüşmesinin yanı sıra Avrupa’nın ve Avrupa Parlamentosu’nun ideolojik ağırlık merkezinin kaymasından da kaynaklanıyor. ... Dolayısıyla, AB ile Hindistan arasındaki yakınlaşma, uzun vadede ideolojik ortak müştereklere de dayanabilir.”

Süddeutsche Zeitung (DE) /

Postkolonyal tevazuya ihtiyaç var

Süddeutsche Zeitung, tüm farklılıklara rağmen Avrupa’nın Hindistan’ı pas geçemeyeceğini vurguluyor:

“Avrupalı demokratlar bu konuda hayale kapılmasın. Başbakan Narendra Modi hükümeti, geleneksel Hindu değerleri temelinde ‘kültürel milliyetçilik’ olarak sattığı bir ‘Önce Hindistan’ politikası izliyor. ... Modi ve Vladimir Putin iyi anlaşıyor. Hindistan, Putin’in ucuz petrolünü alıyor. Eylül ayında da 65 Hint askeri Rusya’da bir askeri tatbikata katıldı. Bu Avrupalıların hoşuna gitmeyebilir, ama şu an çok fazla öfkelenmenin bir yararı yok. ... Ders vermelerle ve postkolonyal küstahlıkla bu iş yürümez. Hindistan, şu an güçlükle doğrulmaya çalışan bir dev. Artık kimsenin kendisini küçük düşürmesine izin vermeyecektir.”

Ziarul Financiar (RO) /

Romanya köprübaşı olabilir

Ziarul Financiar hayli umutlu:

“Yenilenebilir enerji, ilaç, bilgi teknolojileri ve elektronik alanlarında faaliyet gösteren Hintli firmalar zaten Ukrayna'da ve Moldova Cumhuriyeti’nde aktifler. Komşu ülke Romanya, Hintli ve Rumen firmaların bu iki ülkeyi birlikte kalkındıracakları bir köprübaşına dönüşebilir. Dolayısıyla, illa 100 Rumen şirketin Yeni Delhi’ye yerleşmesi gerekmiyor; 100 Hintli şirketin liman kenti Köstence’ye ya da A7 otoyolu üzerindeki şehirlere gelmesi yeterli. Romanya’nın ekonomi stratejisi net ve basit: Hindistan ile kurulacak ve 2030’a kadar Hindistan’ın Avrupa’daki kapısı ve köprübaşı olmamızı sağlayacak bir ortaklık. Bunu başarabiliriz!”