İspanya göçmenlere yasal ikamet hakkı tanımak istiyor
İspanya hükümeti, geçerli ikamet belgeleri olmayan yüz binlerce kişiye güvenli ve yasal bir statü kazandırmayı planlıyor. Kararnameyle yürürlüğe konması beklenen düzenleme, 31 Aralık 2025’ten önce ülkeye giriş yapmış, en az beş aydır ülkede yaşayan ve sabıka kaydı bulunmayan göçmenleri kapsıyor.
Ekonomik açıdan mantıklı
Taz’ın Madrid muhabiri Rainer Wandler, Başbakan Sánchez’in uyguladığı politikanın bir iyilikseverlik politikası olmadığına dikkat çekiyor:
“Bu, İspanya’nın yararına bir politika. ... Ülkeye her yıl yaklaşık 600 bin göçmen geliyor. Buna rağmen işsizlik azalıyor, çünkü İspanya ekonomisinin iş gücüne ihtiyacı var. Göçmenler özellikle turizm sektöründe, tarımda, ama aynı zamanda inşaat sektöründe ve zanaat dallarında istihdam ediliyor. Ve çalışan sayısının artmasıyla iç talep de artıyor, bu da yine büyümeye katkı sağlıyor. Üstelik göçmenler artık eskisi gibi ucuz iş gücü değiller, çünkü Sánchez yönetiminde asgari ücret yüzde 60 arttı. ... Evet, böylesi zamanlarda bile sosyal politika mümkün.”
Etik kriterler yeniden hayat buldu
La Vanguardia girişimi pek çok nedenden ötürü doğru buluyor:
“Burada yaşayan ve ülkenin geçimine katkıda bulunan tüm insanlar benzer haklara sahip olmalı. … Etik ilkelere dayalı bir siyasetten beklenen budur, Trump hükümetinin yaptığı gibi göçmenleri salt kökenleri yüzünden kriminalize etmek değil. … Aşırılıkçı gruplar sıklıkla -büyük nüfus değişimi teorisinin ilk aşaması olarak- göçmenlerin İspanyolların işlerini ellerinden almak için geldiklerini öne sürüyor. Ancak ekonomik göstergeler, 2025 yılında yüzde 2,9’luk bir GSYH artışına işaret ediyor. … 2025 yılında İspanya’da rekor sayılabilecek sayıda insan -22,46 milyon- çalışır durumdaydı ve 605.400 de yeni istihdam yaratıldı. Bu da diğer Avrupa ülkelerinden fazlaydı.”
Her şey toplumsal koşullara bağlı
Libération, göçmen karşıtı sağın argümanlarını hedef alıyor:
“Elbette Almanya’da olduğu gibi Fransa veya İspanya’da da sürekli suç öcüsünü dile getiren ve bunu sistematik olarak göçle ilişkilendiren aşırı sağ için bulunmaz bir nimet bu. Mevzubahis naif bir iyimserlik değil, bazı münferit vakalar tabii ki sorunlu; ancak araştırmalar, göçün genel olarak ortalama suç oranlarına dair bir çıkarımda bulunmaya imkân tanımadığını gösteriyor. Her şey kabul koşullarına bağlı: Bunlar ne kadar kötüyse, suç riski de o kadar artıyor. Avrupa on yıllardır göç temelinde gelişti; bundan böyle de gücünü ondan almaya devam etmeli.”
Önemli bir tartışma imkânı maalesef kaçırılıyor
El País, kararname yerine mecliste tartışma yürütülmesini tercih ediyor:
“Hükümet, bu yasallaştırmayı kararname yoluyla hayata geçirme ve Temsilciler Meclisi’ni baypas etme niyetinde. Parlamentonun, halkın çoğunluğunun işveren birlikleri, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve Piskoposlar Konferansı tarafından desteklenen talebinin hakkını vermemiş olması hayal kırıklığı yaratıyor. Nisan 2024’te, parlamentonun tartışmayı gönülsüzce kabul edip sonra da rafa kaldırdığı, ezici desteğe sahip bir yasa teklifi sunulmuştu. … Ama toplum artık, çoğunluk kararının kazandıracağı istikrardan feragat etmek zorunda.”