ABD Yüksek Mahkemesi gümrük vergilerini durdurdu: Önemli bir sinyal mi?
ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın bir olağanüstü hal yasasına dayanarak yürürlüğe koyduğu gümrük vergilerini hukuka aykırı buldu. Bunun üzerine Trump, bu kez bir ticaret yasasına atıfla kararnameyle yüzde 10 oranında yeni gümrük vergileri getirdi ve bunun da yüzde 15’e çıkarılacağını duyurdu. 150 gün süreyle uygulanabilen bu vergiler ancak Kongre’nin onayıyla uzatılabiliyor.
Yargı ve demokrasi hâlâ hayatta
Neue Zürcher Zeitung ileriye bakıyor:
“Trump’ın şimdiye dek parlamenter yoldan kaçınmış olması tesadüf değil. ... [Gümrük vergileri] öncelikle devletin kasasına tahmin edilenden çok daha az para getirdi. Ayrıca, gümrük vergilerinin bedelini ödeyenler esasen ticaret ortakları değil, daha yüksek fiyatlar ödemek durumunda kalan yurtiçindeki tüketiciler oldu. ... Yüksek Mahkeme’nin şimdi hukuki gerekçelerle de Donald Trump’ı dizginlemesi, onu büyük bir zorlukla karşı karşıya bırakıyor. Buna rağmen küresel ticaretin önceki haline döneceğini umut etmek saflık olur. ... ABD’nin ticaret ortakları, gümrük vergilerinin o kadar çabuk ortadan kalkmayacağına kendilerini hazırlamalı. En azından artık şunu biliyorlar: ABD, Donald Trump yönetiminde dahi yaşayan bir demokrasi olmayı sürdürüyor.”
İdeoloji uğruna her yol mübah değildir
Blog yazarı ve finans analisti Serhij Fursa, Espreso tarafından alıntılanan bir Facebook paylaşımında gümrük kararının neden bu kadar önemli olduğunu şöyle açıklıyor:
“Anlaşılan o ki, kurumlar hâlâ işliyor. Hukukun üstünlüğünün Amerikan kültüründeki önemi göz önüne alındığında, bunu gösterenin Yüksek Mahkeme olması sembol niteliğinde. Ayrıca bu, Trump'ın istemesi hâlinde -örneğin üçüncü bir başkanlık dönemi konusunda- aynı Yüksek Mahkeme'nin anayasanın doğrudan ihlaline ya da kanunun düpedüz çiğnenmesine razı olmayacağı anlamına da geliyor. Trump artık şunu bilecek: Sadakatin sınırları vardır, ideoloji uğruna her yol mübah değildir.”
Trump sınır tanımayacaktır
Adevărul’un yorumu şöyle:
“Bizzat Trump’ın atadığı muhafazakâr Yüksek Mahkeme hâkimleri, Amerikan kamuoyuna apaçık şunu söyledi: Başkan, korumacılık adına dahi olsa her şeyi yapamaz. ... Başka bir deyişle: Amerika’da, bizzat ABD başkanı öyle istese de demokrasiden diktatörlüğe kaymayı engelleyecek kritik bir kitle var. Trump diktatörlük girişimlerine artık bir son verir mi? Pek olası değil. O her şeye hakkı olduğunu, dünyanın en iyisi ve en yeteneklisi olduğunu, herkesin kendi emirlerine itaat etmesi gerektiğini varsayıyor. Bunu yapmayan ve örneğin Avrupa gibi davrananlar ise eleştiriliyor ve her şekilde alaya alınıyor.”
Avrupa'ya bir tek kendisi yardım edebilir
Artık Avrupa şirketleri için durumun mutlaka daha iyiye gideceği söylenemez, diye uyarıyor Welt am Sonntag:
“İhracat firmaları, Amerika Birleşik Devletleri ile yapılacak gümrük düzenlemesinin sonunda neye benzeyeceğini hâlâ bilmiyor. Uzun sürecek bir belirsizlik ise yatırımlar, ticaret ve dolayısıyla konjonktür için zehir etkisi yaratıyor. ... Avrupa kendini kandırmasın: Hiçbir Amerikalı hâkim, kıtayı ABD’ye olan bağımlılığından kurtaramaz. Bunu yapacak olan bir tek Avrupa’nın kendisidir. Atılacak ilk adım, ‘Big Daddy’nin acaba ne planladığı korkusuyla bir sonraki Trump tweetini beklemeyi bırakmak olmalı. Avrupa bunun yerine, sanki Amerika sürekli öngörülemez kalacakmış gibi hareket etmeli.”
Çin'e karşı birleşik cephe
Financial Times, kararın yeni bir başlangıç fırsatı yaratabileceği görüşünde:
“Yeni bir başlangıcın ilk adımı, Amerika’nın incinmiş ve gücenmiş müttefiklerinin itiraf etmeye pek yanaşmadığı bir şey olmalı: Donald Trump, ABD’nin ulusal siyaset arenasına ilk çıktığında küresel ticaret sisteminin ABD’deki çalışan kesimin işine yaramadığını söylerken haklıydı. Üstelik bu sistem, zengin ve sanayileşmiş dünyanın büyük bir bölümündeki çalışanların da işine yaramıyordu. ... Çin’deki üretim fazlasına karşı birlikte hareket edilerek girişilecek yeni bir başlangıç, Beyaz Saray için siyasi bir başarı olur ve Atlantik’in her iki yakasındaki çalışanlara da fayda sağlar.”