Macaristan: Sistem değişikliğinin getirdiği zorluklar
Pazar günkü parlamento seçimlerinde elde edilen ezici zaferin ardından Macaristan’ın müstakbel başbakanı Péter Magyar ve Tisza Partisi, Viktor Orbán sistemini baştan aşağı değiştirmek istiyor. Parlamentodaki üçte ikilik çoğunluk sayesinde Macaristan’da kuvvetler ayrılığının, hukukun üstünlüğünün ve basın özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi planlanıyor. Magyar bununla da kalmayıp, Orbán’ın seçtirdiği Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok’tan kendi isteğiyle istifa etmesini talep etti.
Orbán arkasında ekonomik bir mayın tarlası bıraktı
Yeni hükümet zor günlere hazır olsun, diye uyarıyor Népszava:
“Viktor Orbán dinleniyor, bekliyor ve hazırlanıyor. C planını devreye sokuyor. Péter Magyar ve çevresini, muz kabuklarının altına gizlenmiş ekonomik bir mayın tarlası bekliyor. Bunlardan ilki, akaryakıttaki fiyat freni. Petrol endüstrisi, tamamen siyasi olan ‘akaryakıt fiyatı tavan uygulamasının’ yüz milyarlarca forinti bulan maliyetini bir kez daha üstlenmeyeceğini belli ki peşinen açıkça belirttiğinden, Orbán tek bir hamleyle ülkenin ‘ucuza alınmış’ tüm benzin ve dizel acil durum rezervlerini piyasaya sürdü. ... Ne var ki bunlar birkaç güne tükenecek.”
Magyar'dan beklentiler gerçek dışı
Hvg, esprili bir dille Péter Magyar’dan çok fazla şey beklendiğini söylüyor:
“Madem onun için yalnızca makam değil [Macaristan’ın ilk başbakanı] Lajos Batthyány’nin mirası da önemli, o zaman [1848 tarihli] Nisan Yasaları’nı göz önünde bulundursun. Bunlarla feodalizm ortadan kaldırılmış, parlamentarizmin ve kuvvetler ayrılığının temelleri atılmış ve basının bağımsızlığı garanti altına alınmıştı. Ondan tek istediğimiz bu - bir de ekonomiyi yeniden büyüme rotasına sokması, avroya geçmesi, eğitim ve sağlık sisteminde reforma gitmesi, Avrupa’yla ve komşularla uzlaşma sağlaması, İran’la yaşanan açmazı çözmesi, Budapeşte’ye hem Yaz hem de Kış Olimpiyat Oyunları’nı getirmesi ve bir de Mars’ta Macar uzay üssü kurması. Neden olmasın ki?”
Ülkeden af dileyecekler mi?
Gazeteci András Stumpf, Válasz Online’da Orbán dönemine dair özellikle basında da dürüst bir hesaplaşmaya gidilmesini sitiyor:
“Viktor Orbán hükümetinin üyeleri, son yıllarda işlenen suçların istisnasız başlıca sorumlularıdır. Eğer şimdi çıkıp söz almak isterlerse, onlara bir başlangıç sorumuz var. Bunu gizlemiyoruz. O da şu: Akıl dışı yalanlar ve kurumsallaşmış hırsızlık yüzünden bu ülkeden af dileyecek misiniz? ... Eğer yanıtları evet olursa, konuşmaya başlayabiliriz. O zaman gerçekleri, arka planı, işlerin nasıl bu noktaya gelebildiğini ve bunu nasıl yapabildiklerini konuşabiliriz. Onlar hakkında bizi ilgilendiren asıl şey bu: dürüst bir hesaplaşma.”