Dublin’in AB Dönem Başkanlığı nasıl faydalar sağlayabilir?
AB Konseyi Dönem Başkanlığı görevini devralma sırası bu çarşamba itibarıyla İrlanda’da. Altı aylık bu süre zarfında yapay zekâya yaklaşım, 2028-2034 uzun vadeli AB bütçesi müzakereleri ve AB’nin genişlemesi gibi önemli başlıklar gündemde olacak. Yorumcular, İrlanda’nın AB’nin zirvesindeki potansiyelini hayli farklı değerlendiriyor.
Avrupa İrlanda meselesinde daha cesur olmalı
Bu küçük ülke Avrupa’nın zirvesindeki rolüne son derece uygun, diyor The Irish Times:
“İrlanda’nın açık uluslararası ticarete ve rekabetçi AB pazarlarına verdiği destek, Avrupa’nın ekonomi politikası için gerçek bir kazanım. Ülkenin adada barışı sağlama ve uluslararası misyonlardaki deneyimleri, İsrail-Filistin çatışmasında adil bir iki devletli çözüm için gösterdiği çaba ve sürdürdüğü kalkınma yardımı büyük önem taşıyor. Barışçıl bir kıta entegrasyonu hedefiyle AB’nin genişlemesine olan bağlılığı da aynı derecede önemli. Bu faktörler, askeri gücü siyasi mutabakatların üstünde tutmaya yönelik düşüncesiz girişimlere karşı koyuyor.”
Teknoloji devleriyle fazla yakın
The Guardian köşe yazarı Johnny Ryan, Dublin’in hassas dijital konularda tarafsız bir arabulucu olamayacağı uyarısında bulunuyor:
“Teknoloji ve yapay zekâya yönelik AB düzenlemeleri aynı dönemde yeniden müzakere edilecek. Ancak İrlanda devleti ve ekonomisi büyük teknoloji şirketlerinin etkisi altında. İrlanda o kadar ödün vermiş durumda ki, AB’nin zirvesindeki rolünde teknoloji ve dijital egemenliğe ilişkin tüm müzakerelerden uzak durmalı. ... Aksi takdirde Berlin, Paris, Varşova, Madrid ve Brüksel, tıpkı içlerinden bazılarının bankacılık krizinden sonra yaptığı gibi İrlanda’ya aynı şekilde baskı uygulamak zorunda kalır. O dönem haksızca görülen şey, bu kez tamamen meşru olur.”