Karar çıktı: Le Pen elektronik kelepçesiz aday olmak istiyor
Fransa’da istinaf mahkemesi, sağ popülist siyasetçi Marine Le Pen’in AB fonlarını zimmetine geçirmekten aldığı mahkûmiyeti onadı. Kamu görevinden men cezası ise 2027 cumhurbaşkanlığı seçimine katılabilmesine olanak tanıyacak şekilde kısaltıldı. Üç yıllık hapis cezasının iki yılı tecil edilirken, siyasetçinin kalan bir yılda elektronik kelepçe takması gerekecek. Kararı temyize götüreceğini duyuran Le Pen, “elektronik kelepçesiz” aday olmak istediğini söyledi.
Seçmen hukukun üstünlüğü konusunda karar verecek
Libération, Le Pen’in kararın çıktığı akşam yayınlanan televizyon mülakatındaki sözleriyle hukukun üstünlüğünü sınadığını belirtiyor:
“Sorun elbette eski RN (Rassemblement National) liderinin davayı Yargıtay’a taşımak istemesi değil - buna her türlü hakkı var. Sorun, adaylık kararını gerekçelendirme biçimi: Sözleri, daha yeni yararlandığı hukukun üstünlüğünü sorgular nitelikteydi. Nihayetinde bu gün -Paris Adalet Sarayı’nda saat 14.00 ile televizyon ekranları karşısına çıktığı saat 20.00 arası- bir bakıma seçmenin 2027 ilkbaharında vermek durumunda kalabilecekleri kararın kusursuz bir metaforuydu: hukukun üstünlüğünden yana ya da hukukun üstünlüğüne karşı.”
Hüküm giymiş başkanlara alışmalı mıyız?
El País ABD Başkanı Trump’ın durumunu hatırlatıyor:
“Karar, suçluluğuna ilişkin hiçbir kuşkuya yer bırakmıyor. … Ancak aynı zamanda, seçimlere katılmasını mümkün kılan bir ceza da verildi. ... Böylece en önemli argümanlarından biri çürütülmüş oldu: Fransız yargısının demokratik sürece müdahale ettiği suçlaması ve Élysée Sarayı’na adaylığını sabote etmeye yönelik bir komplo kurulduğu iddiası. Verilen mesaj açık: Hâkimler, eylemlerin hukuka uygunluğuna karar verir; ancak ülkeyi kimin yöneteceğine son tahlilde yurttaşlar karar verir. … ABD’de hüküm giymiş bir başkana alışkınız. Fransa Cumhuriyeti’nde ve Avrupa’da ise bu asla bir norm haline gelmemelidir.”
Riskli bir manevra
Salzburger Nachrichten, adaylık ile hukuki mücadeleyi bir arada sürdürmenin Le Pen için risksiz olmadığını vurguluyor:
“Bir yandan, Rassemblement National’in liste başı adayının hüküm giymiş bir suçlu olmasını muhtemelen potansiyel seçmenlerin hepsi hoş karşılamayacaktır. Öte yandan, ... temyize gidilmesi halinde yeni bir yargı süreci yaşanması da mümkün. Bu süreç, Le Pen’e muhtemelen daha uzun süreli bir adaylık yasağı verilmesiyle de sonuçlanabilir. Bu durumda yasak kesinleşir ve RN, devam eden seçim yarışının ortasında yeni bir liste başı aday bulmak zorunda kalır.”
RN cazibesini artırdı
Neue Zürcher Zeitung’un yorumu şöyle:
“Hukuki ihtilaflar Rassemblement National’i şüphesiz güçlendirdi. ... Bardella, yedek aday olarak geçirdiği süreyi partiyi ekonomik açıdan daha liberal bir hale getirmek ve yeni seçmen kitlelerine hitap etmek için ustaca kullandı. Anketlerde Le Pen’den bile daha popüler gözüküyor. Le Pen, bu popülerliğin kendi işine de yaramasını bekleyebilir. ... RN kendi elinde olmayan bir gelişmeden de fayda sağlıyor. Siyasi yelpazenin uçlarında çok daha radikal partiler türedi. ... RN, özellikle de Bardella kanadı bir anda ılımlı bir alternatife dönüştü.”
Parti için turnusol testi
Karar RN’nin toplumsal kabulünün ne seviyede olduğunu gösterecek, diyor La Libre Belgique:
“Le Pen 15 yıldır aşırılıkçı bir partiyi, ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlenebileceğine güvenilen bir siyasi güce dönüştürmeye çalışıyor. ... RN’nin bölgelerde kök salmasını sağladı ve partiyi kamuoyunun bir kesiminin gözünde kabul edilebilir kıldı. Skandallara, çelişkilere, programatik tutarsızlıklara, geçmişten gelen hukuki yüklere ve şimdi de ağır bir mahkûmiyete rağmen RN güçlenmeye devam ediyor. … Marine Le Pen ne pahasına olursa olsun adaylığında ısrar ederek, RN’nin normalleşmesinin ve popülaritesinin artık seçmenlerinin onun kamu fonlarını zimmetine geçirmesini affedecek kadar ilerlemiş olduğuna bel bağlıyor - bundan daha azını beklemiyor.”