Kremlin küçücük bir partiden mi korkuyor?
Rusya Yüksek Mahkemesi, Yabloko Partisi’ni eylüldeki parlamento seçimlerinden men etti. Karara, seçim yasalarının ihlal edildiği yönündeki iddialar gerekçe gösterildi. Yabloko, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşının derhal sona erdirilmesini savunuyor. Partinin 2003’ten bu yana Duma’da temsilcisi bulunmuyor. Son olarak çok sayıda muhalif, Yabloko’ya oy verme çağrısı yapmıştı.
Güçlü bir gösterge ortadan kaldırıldı
Litvanya’nın eski Rusya Büyükelçisi Eitvydas Bajarūnas, LRT’de men edişin nedenlerini analiz ediyor:
“Son derece kusurlu ve devlet kontrolündeki bir seçim sisteminde dahi, Yabloko’ya verilen oyların sayısı Rusya’da gerçekten ‘hayır, savaş bizim seçimimiz değil’ demeye hazır kaç insanın bulunduğuna dair nadir kamusal göstergelerden biri haline gelebilecekti. Bu sayı az da olsa kamusal alanda boy göstermeleri siyaseten anlamlıydı. Şayet Kremlin’in beklediğinden yüksek çıksaydı, savaş propagandasının en önemli efsanelerinden biri, yani Rus toplumunun savaşı neredeyse yekvücut desteklediği ve yalnızca önemsiz bir marjinal grubun savaşa karşı çıktığı efsanesi sarsılacaktı.”
Seçim sonuçları zaten uydurma
Ekonomist Konstantin Sonin, Facebook’ta Rusya’daki seçim sonuçlarının zaten bir anlamı olmadığını yazıyor:
“Birincisi, seçimler ancak bütün adaylara izin verilirse anlamlıdır; oysa Rusya’da 2003’ten bu yana durum artık öyle değil. 2026 yılında siyasi yelpazenin büyük bir kısmı artık temsil edilmiyor. İkincisi, 2008’den 2019’a kadar olan seçim deneyimleri sonuçlardaki çarpıtmaların öylesine büyük boyutlara ulaştığını gösterdi ki, gerçekten tercih yapma imkânına sahip olsalar dahi kaç kişinin devlet iktidarından yana veya ona karşı oy kullandığını tahmin etmek çok zor. Elektronik oy kullanma sistemi, [2024] Moskova Şehir Duması seçiminin gösterdiği gibi yalnızca oyların tahrif edilmesine değil, sonuçların da resmen uydurulmasına olanak sağladı.”
Şamaroğlanı Kremlin için tehlikeli olmaya başlamıştı
Gazeteci Viktor Şenderoviç, Facebook’ta Rusya’daki hükümdarı korku sardığını yazıyor:
“Kremlin, Yabloko için tipik bir şamaroğlanı kaderi planlamıştı: Oyların yüzde iki ila üçünü alacak ve böylece Rusya’da liberal düşüncenin marjinalliği bir kez daha teyit edilmiş olacaktı. Ancak ülkede giderek büyüyen savaş karşıtı atmosfer belli ki bu planı suya düşürdü. ... Elbette mesele resmi sonuçlardan duyulan korku değil (bunları zaten ihtiyaçlarına göre uydurabilirlerdi), seçim kampanyası sürecinin ta kendisiydi; rahatça bir ay boyunca -hem de tamamen yasal bir şekilde- televizyonda savaş karşıtı propaganda yapma imkânıydı.”