Rusya: Yabloko Partili siyasetçiye 11 yıl hapis cezası
Pazartesi günü Pskov’da bir mahkeme, Ukrayna savaşında barış çağrısında bulunan muhalefet partisi Yabloko üyesi Lev Şlosberg’i on bir yıl bir ay hapis cezasına çarptırdı. Şlosberg’e “orduyu itibarsızlaştırmak” ve “yanlış bilgi yaymak” suçlamaları yöneltilmişti. Aynı gün Yüksek Mahkeme’nin temyiz dairesi de Yabloko’nun eylül ortasında yapılacak Devlet Duması seçimlerinden men edilmesi kararını onadı.
Korkunun doğurduğu devlet terörü
Eski Yabloko Partili siyasetçi Maxim Resnik, Facebook’ta Yabloko ve Şlosberg aleyhine verilen mahkeme kararlarının devlet iktidarının gerçek zayıflığının birer göstergesi olduğu değerlendirmesinde bulunuyor:
“Bugün hükümet, Yabloko Partisi’ne yönelik terörünü sürdürdü. Yüksek Mahkeme, partinin Duma seçimlerinden men edilmesini onayladı ve Lev Şlosberg on bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. ... Savaş hakkındaki görüşlerini dile getirdiği bir yeniden paylaşım ve tartışmalar nedeniyle. ... Kendine güvenen biri, hiç kimseyi bir yeniden paylaşım yüzünden on bir yıl hapse mahkûm etmez ve azınlık olarak göstermek istediği hiç kimseyi bir seçimden men etmez. Duruma hâkim olan değil, aksine korkan biri böyle davranır. ‘Hayır’ diyen, canlı bir insandan korkan biri.”
Safiyane bir pasifizm mi?
Film yönetmeni Alexander Rodnyansky, Echo tarafından alıntılanan bir Telegram gönderisinde, Şlosberg ve Yabloko’nun bugüne kadar sürgündeki birçok Rus muhalif tarafından neden eleştirildiğini şöyle açıklıyor:
“Şlosberg, bölgesel adaletin yeniden tesis edilmesinden ziyade derhal ateşkes sağlanmasını her zaman öncelikli gördü: Önce insanların ölmesine son verilmeli, ardından müzakerelere geçilmeli, diyordu. Onun adalet formülü radikal pasifizme dayanırken, Ukrayna’nınki saldırıya uğrayan tarafın silahlı meşru müdafaa hakkını esas alıyor. ... Şlosberg savaşı, ne pahasına olursa olsun sona erdirilmesi gereken bir insani felaket şeklinde görüyor; Ukrayna’da ise savaş, sona erdirilmesinin güvenlik garantileri ve [işgal altındaki] bölgelerin kurtarılması olmaksızın yalnızca bir sonraki savaşın önünü açacak bir saldırganlık olarak değerlendiriliyor.”