Meta davası: Gençler için daha fazla koruma mümkün mü?

16,68 milyar dolar tutarında ödeme ve gençlerin korunmasına yönelik köklü değişiklikler: Meta şirketi, davacı ABD eyaletlerle bu çerçevede bir anlaşmaya vardı. Davacılar, şirketi Facebook ve Instagram platformlarını kasıtlı olarak genç kullanıcıları bağımlı hale getirecek biçimde tasarlamakla suçlamıştı. Oakland'da (Kaliforniya) imzalanan uzlaşma, Avrupa’da da yakından takip ediliyor ve tartışılıyor.

Tüm alıntıları göster/kapat
Handelsblatt (DE) /

Avrupa için emsal niteliğinde

Handelsblatt, anlaşmayı memnuniyet verici buluyor:

“İlk olarak, Avustralya’dan elde edilen sonuçlar, tam kapsamlı bir yasağın her şeyden önce tek bir sonuca yol açtığını gösteriyor: alternatif yollar aranmasına. ... İkinci olarak, Meta’nın şimdi hayata geçirdiği değişiklikler hayli kapsamlı. Kullanım süresine getirilen sınırlamalar, gece saatlerinde ve okul saatlerinde erişimin engellenmesi doğru yönde atılmış adımlar. Bunlar, sosyal medyanın gençler açısından taşıdığı riskleri kontrol altına almanın mümkün olduğunu gösteriyor. Aynı durum, önceki algoritmaların bağımlılık yaratan temel unsurları olan 'beğeni' ve 'tepkilerin' kaldırılması için de geçerli. Daha sıkı içerik denetimi ve ebeveynlere daha fazla söz hakkı tanınması da doğru. ... Avrupa Komisyonu, ABD’deki örnekleri kendine model almalı ve tüm platformlara çocukların ve gençlerin korunmasına yönelik katı ama ortak kurallar getirmeli.”

Neue Zürcher Zeitung (CH) /

ABD birdenbire öncü oldu

Neue Zürcher Zeitung da, reşit olmayanlara sosyal medya yasağı getiren ülkelerin tersine hareket eden ABD’yi övüyor:

“Bu uzlaşma güçlü bir mesaj niteliğinde. ABD, sosyal platformlarda çocukları koruma konusunda bir anda öncü duruma geldi. 16 yaşından küçükler için getirilen yasaktan daha incelikli ve daha iyi düşünülmüş önlemlerle; çünkü bu önlemler ağların olumlu taraflarını muhafaza ederken, zararlı etkilerini azaltıyor. Bu, özellikle ergenlik çağında olanlar için iyi haber.”

The Guardian (GB) /

Uluslararası etki yaratabilir

The Guardian, Meta'nın çocukları korumayı daha ciddiye alması yönündeki baskının başka ülkelerde de büyüyeceğini düşünüyor:

“Meta, belirli kısıtlamaların getirilmesinin mümkün olduğunu kabul etti. Büyük Britanya'da ve Avustralya’da internet ortamında çocukların güvenliği konusundaki çabalar göz önüne alındığında, bu ülkelerdeki politikacılar ABD’li gençlere bu kısıtlamalar uygulanırken, kendi ülkelerindekilere neden uygulanmadığını yakında muhtemelen soracaklardır. ... Anlaşmanın yarattığı en büyük sonuç tam da bu olabilir. Meta, bir dava sonucunda sorumlu tutulmaktan kurtulmak için milyarlar ödedi. Bu sayede şirket, bir dizi başka ülkede de değişikliklerin önünü açmış olabilir.”

Süddeutsche Zeitung (DE) /

Meta ucuza kapattı

Süddeutsche Zeitung, dava açılmamış olmasını üzüntüyle karşılıyor:

“Açılacak bir dava, Meta’yı birçok ticari sırrı kamuoyuna açıklamaya mecbur bırakacaktı. Hakkında yapılacak haberler sayesinde, sosyal medyanın yol açtığı bağımlılık etkileri ve uzun vadeli zararları gitgide daha açık biçimde ortaya çıkacaktı. Bu durumu düzeltmek için koşullar da kesinlikle daha sert ve kapsamlı hale getirilirdi. Uzlaşma sonucunda, para cezası piyasa değerinin yüzde 1,2’sinde kaldı. Bunun yatırımcılara ve borsa endeksine uzun vadede bir zararı olmaz. Karşılaştırma yapmak gerekirse: Yıllık ortalama [brüt] 54.000 avro kazanan bir Almanın maaşına göre bu, 660 avroluk bir trafik cezasına denk geliyor. Söz konusu tutar, hız sınırını 60 kilometre aşan bir sürücüye kesilen cezaya karşılık geliyor. Acı verir, ama katlanılmaz değildir.”

Der Standard (AT) /

Sorumluluk böyle bir şey değil

Der Standard esas mağdurların herhangi bir tazminat almamasını eleştiriyor:

“17 milyar – bu çok büyük bir meblağ. Fakat Meta’nın yalnızca geçtiğimiz yıl 60 milyar dolar kâr ettiğini ve davacıların 1,4 trilyon dolara varan bir ceza ödenmesini talep ettiğini düşünürsek, o kadar da büyük değil. Meta bu tutarı tek başına ödemek istemiyor ve rakipleri YouTube'la TikTok’tan da paylarını ödemelerini talep ediyor. Para, 48 ABD eyaletine aktarılacak. Çocukları halihazırda sosyal medya bağımlılığıyla mücadele eden ebeveynlerse bu paradan hiçbir pay almayacak. Sorumluluk böyle olmaz.”

Le Soir (BE) /

AB için hem teyit hem uyarı

Le Soir, bu anlaşmanın Avrupa’yı düşündürmesi gerektiği kanaatinde:

“ABD’de birkaç gün süren duruşmaların ardından, platformlarda doğrudan gözlemlenebilen değişiklikler hayata geçirildi. Oakland, Avrupa’nın yapısal bir zaafını gözler önüne serdi: Kurallar koymakla bunların somut sonuçlarını görmek arasında ciddi fark var. AB düzenleme yapmaktan kesinlikle vazgeçmemeli. Elbette kuralları sadeleştirmeli, ancak bu alanda geri adım atmamalı. Özellikle genç ve yetişkin kullanıcıların korunmasına yönelik düzenlemelerin daha hızlı, daha somut ve daha görünür sonuçlar doğurmasını sağlamayı öğrenmeli. Bu nedenle Oakland’daki anlaşma AB’yi bir yandan memnun etmeli, çünkü AB’nin yıllardır savunduğu ilkelerin çoğunu doğruluyor. Öte yandan endişelendirmeli de. Zira diğerlerinden önce haklı olmak, tek başına yeterli değil.”

La Vanguardia (ES) /

Şirketin itibarı sarsıldı

La Vanguardia, para cezası ödemek zorunda kalan diğer şirketlerle karşılaştırmalar yapıyor:

“Bu, ABD’de bir şirkete verilen en yüksek para cezası değil. BP, açık denizdeki bir petrol platformunun yol açtığı petrol sızıntısı nedeniyle 2015’te 20,8 milyar dolar; Bank of America ise 2008’deki mali krize katkıda bulunan yüksek riskli konut kredilerinin satışları nedeniyle 16,65 milyar dolar ödedi. Tütün şirketleri, 1998’de sigaraların kanserojen ve bağımlılık yapıcı bileşenlerini gizledikleri gerekçesiyle 206 milyar dolar; opioid üreticileri ise bağımlılık riski nedeniyle 2022’de 20,8 milyar dolar ödemişti. Meta, son derece riskli bir davadan kurtuldu, ancak şirketin itibarı da ciddi biçimde zarar gördü.”