Hegseth saldırganı halka açık kurşuna dizdirmek istiyor
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 60 yılı aşkın bir aradan sonra ilk kez bir askeri idam etmeyi planladıklarını açıkladı. Mahkûm edilen saldırganın kurşuna dizilmesinin canlı yayınlanması da öngörülüyor. İnsan hakları savunucularının yanı sıra Demokrat ve Cumhuriyetçi siyasetçiler de plana sert tepki gösterdiler. Yorumcular da bu görüşlere katılıyor.
"Göz göz, diş diş" yanlış anlaşılmış
Aynıyla mukabele etmek tam bir çılgınlık, diye yakınıyor Avvenire:
“İnfaz -diye duyurdu Hegseth memnuniyetle- aynı katliamın yapıldığı şekilde, aynı saatte ve aynı yerde kurşuna dizilerek gerçekleştirilecek. Halka açık (Kuzey Kore’de, İran’da olduğu gibi ... ) ve canlı yayınlanacak bir kurşuna dizme. ... Dijital çağda bir tür ‘göze göz, dişe diş’. Ancak İncil’deki kısas ilkesi aslında zayıfların korunmasını pekiştiriyor ve güçlü olana yoksul birine, onun karısına ya da malına mülküne zarar verirse aynı şekilde cezalandırılacağını hatırlatıyordu. Ve orantısız intikamı sınırlandırıyordu.”
Acımasızlığın teşhiri
Tages-Anzeiger, ABD hükümetinin planını sert dille eleştiriyor:
“Bir insanı ölüm anında teşhir edenler tek bir şey ister: kendi acımasızlıklarını sergilemek. Bu IŞİD’de de farklı değildi. ... Canlı yayınlanacak infaz, ABD’nin Trump’ın ikinci görev süresinin başından beri çizdiği tabloya tam uyuyor. ABD, İran’a karşı uluslararası hukuka aykırı bir savaş yürütüyor, göçmenlik dairesi ICE’ın yüzü maskeli memurları sokaklarda insanları vuruyor, göçmenler tehlikeli ülkelere sınır dışı ediliyor, siyasi rakipler yargı yoluyla kovuşturuluyor. Canlı yayınlanacak infaz, faşist eğilimleri olan otoriter bir devlete gidilen yolda atılan bir başka adım.”
Orta Çağ’a dönüş
Gazeteci Cristian Tudor Popescu, republica.ro web sitesinde bunun daha ziyade yeni suikastları kışkırtacağını yazıyor:
“Böyle bir şey potansiyel katilleri caydırır mı? Aksine: Onlar suçlarını tarihe geçme umuduyla işler ve kurşuna dizilerek gerçekleştirilecek gösterişli halka açık infaz, bu bakımdan bir hapishane hücresinin gizliliğinde yapılan ölümcül enjeksiyondan çok daha kazançlı sayılır. Bu gezegendeki pek çok sıradan yurttaş sahneyi büyülenerek izleyecek. ... Asılanın, başı kesilenin ya da odun ateşinde yakılanın her titreyişinden keyif alan Orta Çağ’daki izleyici kalabalıklarına geri dönüyoruz.”
Kabil ve Pyongyang’la aynı kefede
Frankfurter Rundschau, uygulamanın teröristlerin yöntemlerini hatırlattığına dikkat çekiyor:
“‘IŞİD’ infazları filme alıyordu. Christchurch ve Halle saldırganları eylemlerini internette canlı yayınlamıştı. ... Ölümcül şiddetin medya aracılığıyla sahnelenmesi etkiyi artırmayı, korku yaymayı, toplumların normlarını ve temel ilkelerini yerle bir etmeyi amaçlıyor. Donald Trump yönetimiyle paralellik kurmak hiç zor değil. ... İnfazın askeri güçlerce yayınlanması ABD’yi otokrasinin ve çifte standardın daha da derinlerine sürüklüyor: İnfaz gösterisinin estetiği Batılı değerler topluluğunun bir özelliği değil, Tahran, Kabil veya Pyongyang’daki rejimlerin alametifarikası.”